Bugun...

UYKULARIM KAÇTI.

 Tarih: 18-10-2020 16:36:00  -   Güncelleme: 18-10-2020 16:39:00

Dün gece tam uyumak üzereyken Azerbaycan'da Gence ve Mingeçevir kentlerinin vurulduğu haberleriyle uykum kaçtı. 
Sabaha kadar olan biteni haberlerden ve sosyal medyadan takip ettim.
Hayatını kaybeden bebeğin yüzü hala aklımdan çıkmıyor. İnsanlar tırnaklarıyla enkaz kazarak uykusunda vurulan canları enkazın altından çıkarmaya çalışıyordu.
Bu savaş değil. 
Bu terörizm. Bu, Ermeni devletinin gerçekleştirdiği bir terör eylemidir.
Ermenistan, 30 sene önce oldu bittiye getirerek Azerbaycan topraklarını işgal ediyor, orada yaşayan Türkleri anne karnındaki bebeğe kadar katlediyor.
 Yetmiyor, işgali genişletiyor, Dağlık Karabağ'ın etrafındaki köyleri kasabaları da işgal ediyor.

Türklere her türlü zulüm yapılıyor. Azerbaycan 30 yıl boyunca diplomatik çözüm arıyor. Bu arada Ermeni tacizleri de durmuyor.
 Sonunda Azerbaycan 30 sene sonra topraklarını işgalden kurtarmaya çalışıyor.
 Bunu yaparken tamamen savaş hukukuna ve etiğine uygun bir şekilde savaşıyor.

Ermenistan yine aynı terörist tavrıyla cephede yapamadığını sivillere yapmaya devam ediyor. 
Savaşla alakası olmayan şehirleri, orada yaşayan sivilleri uykusunda vuruyor.
Azerbaycan bunun çok daha fazlasını yapabilir elbette.
 Yapabilecek her türlü kapasitesi olmasına rağmen savaşı Karabağ bölgesi dışına taşımıyor. 
Ne Ermenistan topraklarındaki ne de işgalden kurtardığı Karabağ'daki sivillere dokunmuyor, onlardan tamamen uzak duruyor. 
Cephede avantajlı konumda olmasına rağmen diplomasiye yine evet diyor ve masaya oturuyor. 
Ermenistan halkı elbette hükümet ne derse o yönde davranacak. 
Çünkü terörist devlet kendi halkını da sürekli kendi yalanlarıyla kandırıyor.
Yetmiyor kendi halkına bile zulüm yapmaktan kaçınmıyor. 
Askerlerini siperlere, araçların direksiyonlarına zincirliyor.
 Yoldan geçen genci zorla ailesinden alıkoyup üniforma giydiriyor. 
18 yaşındaki çocuk, üniformayı giydirdiler, iç çamaşırı vermediler, üşüyorum diyor.

Ermenistan devleti kendi halkına bile zulmeden terörist bir devlet.
Yıllarca Karabağ ve diğer bölgelerde Türklere yapılan eziyetlere şahit olduk.
Evet üzüldük.
Ama hep bir Arap seviciliği, ümmetçilik sevdasına düştük.
O kadar ileri taşıdık ki, ölen Arabistan kralına kendi ülkesinde yas ilan edilmezken biz milli yas ilan ettik. 
Türk bayrağını Arap kralı için direğin yarısına indirdik.
 Bugün ne oluyor peki. Yıllarca ecdadımızın siper olduğu coğrafyada barış, huzur ve güven içinde yaşayan ama daha yüz yıl önce İtilaf devletleri ile birlik olup Türklere her türlü ihaneti yapan Arabistan şimdi de Türkiye'ye ambargo uyguluyor. 
Türkiye'den 1 dolarlık bile mal alınmayacak diyor. Türk mallarını boykot ediyor.
Türk firmaları, esnaflar teşhir ediliyor. Türkiye bölgeden elini çeksin diyor.
Hadsiz Arabistan!
Türklerin Kafkasya'da bir sorunu vardır.
 Bu sorun Azerbaycan'ın veya Azerbaycan Türklerinin değildir. 
Türklerin sorunudur.
 Orada yaşayan Türkler geçmişte birlikte yaşadığımız ama savaşla ve siyasetle hem toprak olarak bizden koparılan, bu da yetmemiş gibi hem de milli kimlik olarak koparılmaya çalışılan kardeşlerimizdir. 
Bu sorun her ne şart altında olursa olsun BİR MİLLET mantığıyla çözülmelidir.
Azerbaycan haklı davasında hakkını elde edecektir. 
Bu gelişmelerden sonra her türlü elde etmelidir.
Etmek zorundadır.
Bu yalnızca Karabağ meselesi değildir. 
Türklerin bu coğrafyada varlık meselesidir. Gelecek meselesidir. 
Çocuklarımıza daha güçlü bir gelecek bırakmaktır.
Azerbaycan'da yaşayan dostlarıma ve kardeşlerimize dünkü saldırıdan dolayı duyduğum büyük üzüntüyü bildiriyor, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve metanet diliyorum.
Seyhun Sertan - 17/10/2020

  Bu yazı 2725 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  • SON YORUMLANAN HABERLER
  • SON YORUMLANAN VİDEOLAR
YUKARI