AFTAT
Haber Girişi: 22.11.2021 - 18:12, Güncelleme: 22.11.2021 - 18:12

Hepinizin bildiği, gördüğü, yaşadığı gibi ülkemiz ekonomik anlamda yoğun günlerden geçiyor.

 

Hepinizin bildiği, gördüğü, yaşadığı gibi ülkemiz ekonomik anlamda yoğun günlerden geçiyor.

İktidar vatandaşın yaşadığı her olumsuzluğu dış güçlere bağlamaktadır
Hepinizin bildiği, gördüğü, yaşadığı gibi ülkemiz ekonomik anlamda yoğun günlerden geçiyor. Artık yandaş olarak adlandırılan televizyonlardaki yandaş demirbaş bazı basın mensupları bile ülkedeki gerçek enflasyonu, önü kesilemeyen temel tüketim maddelerine yapılan zamları, hacizlere uğrayan çiftçilerin feryatlarını duymazdan gelemiyorlar ve iktidarın bir an önce bu sorunlara acil çözüm bulmalarını, her geçen gün iktidarın oy kaybettiğini erime sürecine girdiğini  belirtmekten çekinemiyorlar.   Geçen yıl bugünlerde 1.25 TL’ye satılan ekmek 2 TL’ye, 37 liraya satılan ayçiçeği yağı minimum 80 TL’ye,  7.11 TL olan benzin 8:76 TL’ye, 6.72 olan motorin 8.85 TL’ye, 2 TL olan belediye otobüs yolcu taşıma ücreti 2.50 TL’ye , gübrede artış oranı yüzde 150’ye, margarin de yüzde 53.8’e, yumurtada yüzde 50’ye, mercimekte yüzde 41.8’e, zeytinyağında yüzde 39.4’e, süt ve yoğurtta yüzde 35’e, nohutta yüzde 32’ye yükselmiştir. Bu temel tüketim maddelerinin kaç lira olacağını kimse bilememektedir. İktidar vatandaşı rahatlatacak bilgiler vermektense ben gidersem haaa diyerek vatandaşına aba altından sopa göstermektedir.   İktidar vatandaşın yaşadığı her olumsuzluğu dış güçlere bağlamaktadır . Artık mızrak çuvala sığmamaktadır. Ülke bir kişinin iktidarda kalmasına kodlanmış gibi ekonomik felaketin eşiğine getirilmiştir. Vatandaşın geçim zorluklarına, ülkenin ekonomik çöküşüne çare olarak pazara akşama doğru gidin, porsiyonları küçültün az yiyin, az doğal gaz faturaları için kalorifer düğmelerini kısın gibi önerilerle çok yiyorsunuz az yiyin, çok ısınıyorsunuz hiç ısınmayın denilmektedir. Bu çilelerin ve vatandaşla dalga geçmelerin bitmesi için sadece iktidar değişikliği değil, iklim değişikliğine ihtiyacımız elzem hale gelmiştir.     2021 yılının Ak Parti yönetiminde kokain kullanmanın adı pudra şekeri kullanma olmuştur. Devletin  bakanları, yöneticilerinin evlatları uyuşturucu ticareti iddiaları ile anılmakta,  milliyetçilik kavramı milletin hassasiyetleri adeta alay edercesine beka söylemleri ile devlet-mafya-siyaset üçgeninin ortak paydası haline  getirilmekte,  toplumdaki mafya devlet rahatsızlığı görmezden gelinmekte, mecliste milletin hassasiyetleri doğrultusunda açılması meclis araştırma komisyonlarının kurulması bizzat cumhur ittifakı partileri tarafından  reddedilmektedir.   Değerli basın mensupları; Biz Demokrat Parti olarak “Memleketi soyanla, soyulmasına göz yumanla, kul hakkı yiyenle, pudra şekeri içenlerle ve onların hamileri ile, vatandaşımızın çektiği çileleri görmezden gelenlerle, ülkemizi uçurumun kenarına getirip beceriksizliği kendinde görmeyenlerle,  memleketi ‘illet, zillet, PKK’lı, FETÖ’cü’ diye bölenle , Türkiye'yi  yıllardır "sistematik çöküş" programıyla karşı karşıya getirip, insanların yoksulluğuna, çaresizliğine duyarsız kalanlarla; karanlığı aydınlık, yokuşu düzlük, yoksulluğu pişkin şekilde varsıllık gösterenlerle, milli şirketlerimizi ve varlıkları batırarak ucuzlatan sonrasında da yabancılara satılarak ülkeye para girişini sağladığını iddia ederek vatandaşın aklıyla alay edenlerle  asla aynı safta olmayacak, ittifak yapmayacağız.   Genel başkanımız Gültekin Uysal’ın ifade ettiği gibi “Yaşadığımız olağanüstü hal, farklı farklı siyasi partileri demokrasi ve adalet ortak paydasında bir araya gelmeye mecbur bıraktı. 16 Nisan referandumundan bu yana kademe kademe Türkiye’de bu ortak paydayı uzlaşı imkanını hepimizin önüne koydu. Bugün büyük bir sorumluluk duygusu içerisinde bunun gereğini hep beraber yapmaya, sorumluluklarımızı unutmadan, ihtiraslarımıza yenilmeden, Türk milletini başına gelmiş belki de en büyük bu felaketten kurtarmak için doğru bir strateji, akıl ve emekle beraber en ücra köşedeki vatandaşımıza bıkmadan, usanmadan, kutsal bir inatla hakikatleri benimsetmek için gayret göstereceğiz.   önümüzde zorlu bir süreç vardır. Bu süreçte de yeniden bu büyük ülkede en geniş ortak payda demokratik zemini inşa edebilmek, yarınlarından emin olduğu bir Türkiye’yi inşa etmek için aldığımız bayrağı 70 yılın sonunda bugün taşımaya gayret eden demokratlar olarak bu bilinçle hareket ediyoruz. Siyasetin altüst oluş yaşadığı böyle bir dönemde yeniden Türkiye’yi bu hayallere kavuşturabilmek için kendi fikrimizi, demokrasi ufkumuzu bir kalkınma programıyla beraber milletimizin sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkarabilmek için siyasi iktisadi toplumsal her sahada hazırlıklarımızı yapmaya, milletimizle buluşturmaya gayret ediyoruz.”    Önümüzdeki süreçte de Türkiye’nin bir yıkım mühendisliğiyle sistematik yıkıma muhatap olmuş, sistematik çöküş yaşadığımız tüm politika sahalarında milletimizin imkanlarını yine millete bahşederek, fırsata dönüştürerek huzurlu bir Türkiye’yi yapabilmek adına bir büyük uğraş veriyoruz ve vermeye de devam edeceğiz.   Siyasetin zor olduğu dönemde, siyasetin yerelde ve genelde pahalı bir faaliyet haline getirildiği böyle bir dönemde, inanan arkadaşlarımızla dava arkadaşlarımızla adanmışlık ruhu içinde çalışan tüm insanlarımızla beraber yeniden millet önünde ayağa kalkmak, yeniden uyuyan devi uyandırmak mecburiyetindeyiz.   Birtakım popstar figürlerin memlekette 20 yıldır olduğu gibi Türk demokrasisinin kurtarıcısı olarak ortaya sunulmasına geleneksiz, köksüz bir siyasetin karşılığında geçmişi de olan, geleceği de olan ortak değerlerini de özümsemiş bir hareket olarak kendimizi, fikir ve kadro derinliğimizi milletin önüne, milletin hizmetine sunmak mecburiyetinde olduğumuza inanıyoruz. İşte bu inançla çıktığımız bu yolda, doğru yolda olanların görünmez orduları vardır, diyerek yürüdüğümüz bu güzergahta bugün de milletimizin önündeyiz.        
İktidar vatandaşın yaşadığı her olumsuzluğu dış güçlere bağlamaktadır

Hepinizin bildiği, gördüğü, yaşadığı gibi ülkemiz ekonomik anlamda yoğun günlerden geçiyor.

Artık yandaş olarak adlandırılan televizyonlardaki yandaş demirbaş bazı basın mensupları bile ülkedeki gerçek enflasyonu, önü kesilemeyen temel tüketim maddelerine yapılan zamları, hacizlere uğrayan çiftçilerin feryatlarını duymazdan gelemiyorlar ve iktidarın bir an önce bu sorunlara acil çözüm bulmalarını, her geçen gün iktidarın oy kaybettiğini erime sürecine girdiğini  belirtmekten çekinemiyorlar.

 

Geçen yıl bugünlerde 1.25 TL’ye satılan ekmek 2 TL’ye, 37 liraya satılan ayçiçeği yağı minimum 80 TL’ye,  7.11 TL olan benzin 8:76 TL’ye, 6.72 olan motorin 8.85 TL’ye, 2 TL olan belediye otobüs yolcu taşıma ücreti 2.50 TL’ye , gübrede artış oranı yüzde 150’ye, margarin de yüzde 53.8’e, yumurtada yüzde 50’ye, mercimekte yüzde 41.8’e, zeytinyağında yüzde 39.4’e, süt ve yoğurtta yüzde 35’e, nohutta yüzde 32’ye yükselmiştir.

Bu temel tüketim maddelerinin kaç lira olacağını kimse bilememektedir. İktidar vatandaşı rahatlatacak bilgiler vermektense ben gidersem haaa diyerek vatandaşına aba altından sopa göstermektedir.

 

İktidar vatandaşın yaşadığı her olumsuzluğu dış güçlere bağlamaktadır .

Artık mızrak çuvala sığmamaktadır. Ülke bir kişinin iktidarda kalmasına kodlanmış gibi ekonomik felaketin eşiğine getirilmiştir. Vatandaşın geçim zorluklarına, ülkenin ekonomik çöküşüne çare olarak pazara akşama doğru gidin, porsiyonları küçültün az yiyin, az doğal gaz faturaları için kalorifer düğmelerini kısın gibi önerilerle çok yiyorsunuz az yiyin, çok ısınıyorsunuz hiç ısınmayın denilmektedir.

Bu çilelerin ve vatandaşla dalga geçmelerin bitmesi için sadece iktidar değişikliği değil, iklim değişikliğine ihtiyacımız elzem hale gelmiştir.

 

 

2021 yılının Ak Parti yönetiminde kokain kullanmanın adı pudra şekeri kullanma olmuştur.

Devletin  bakanları, yöneticilerinin evlatları uyuşturucu ticareti iddiaları ile anılmakta,  milliyetçilik kavramı milletin hassasiyetleri adeta alay edercesine beka söylemleri ile devlet-mafya-siyaset üçgeninin ortak paydası haline  getirilmekte,  toplumdaki mafya devlet rahatsızlığı görmezden gelinmekte, mecliste milletin hassasiyetleri doğrultusunda açılması meclis araştırma komisyonlarının kurulması bizzat cumhur ittifakı partileri tarafından  reddedilmektedir.

 

Değerli basın mensupları;

Biz Demokrat Parti olarak “Memleketi soyanla, soyulmasına göz yumanla, kul hakkı yiyenle, pudra şekeri içenlerle ve onların hamileri ile, vatandaşımızın çektiği çileleri görmezden gelenlerle, ülkemizi uçurumun kenarına getirip beceriksizliği kendinde görmeyenlerle,  memleketi ‘illet, zillet, PKK’lı, FETÖ’cü’ diye bölenle , Türkiye'yi  yıllardır "sistematik çöküş" programıyla karşı karşıya getirip, insanların yoksulluğuna, çaresizliğine duyarsız kalanlarla; karanlığı aydınlık, yokuşu düzlük, yoksulluğu pişkin şekilde varsıllık gösterenlerle, milli şirketlerimizi ve varlıkları batırarak ucuzlatan sonrasında da yabancılara satılarak ülkeye para girişini sağladığını iddia ederek vatandaşın aklıyla alay edenlerle  asla aynı safta olmayacak, ittifak yapmayacağız.

 

Genel başkanımız Gültekin Uysal’ın ifade ettiği gibi “Yaşadığımız olağanüstü hal, farklı farklı siyasi partileri demokrasi ve adalet ortak paydasında bir araya gelmeye mecbur bıraktı. 16 Nisan referandumundan bu yana kademe kademe Türkiye’de bu ortak paydayı uzlaşı imkanını hepimizin önüne koydu. Bugün büyük bir sorumluluk duygusu içerisinde bunun gereğini hep beraber yapmaya, sorumluluklarımızı unutmadan, ihtiraslarımıza yenilmeden, Türk milletini başına gelmiş belki de en büyük bu felaketten kurtarmak için doğru bir strateji, akıl ve emekle beraber en ücra köşedeki vatandaşımıza bıkmadan, usanmadan, kutsal bir inatla hakikatleri benimsetmek için gayret göstereceğiz.

 

önümüzde zorlu bir süreç vardır. Bu süreçte de yeniden bu büyük ülkede en geniş ortak payda demokratik zemini inşa edebilmek, yarınlarından emin olduğu bir Türkiye’yi inşa etmek için aldığımız bayrağı 70 yılın sonunda bugün taşımaya gayret eden demokratlar olarak bu bilinçle hareket ediyoruz. Siyasetin altüst oluş yaşadığı böyle bir dönemde yeniden Türkiye’yi bu hayallere kavuşturabilmek için kendi fikrimizi, demokrasi ufkumuzu bir kalkınma programıyla beraber milletimizin sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkarabilmek için siyasi iktisadi toplumsal her sahada hazırlıklarımızı yapmaya, milletimizle buluşturmaya gayret ediyoruz.” 

 

Önümüzdeki süreçte de Türkiye’nin bir yıkım mühendisliğiyle sistematik yıkıma muhatap olmuş, sistematik çöküş yaşadığımız tüm politika sahalarında milletimizin imkanlarını yine millete bahşederek, fırsata dönüştürerek huzurlu bir Türkiye’yi yapabilmek adına bir büyük uğraş veriyoruz ve vermeye de devam edeceğiz.

 

Siyasetin zor olduğu dönemde, siyasetin yerelde ve genelde pahalı bir faaliyet haline getirildiği böyle bir dönemde, inanan arkadaşlarımızla dava arkadaşlarımızla adanmışlık ruhu içinde çalışan tüm insanlarımızla beraber yeniden millet önünde ayağa kalkmak, yeniden uyuyan devi uyandırmak mecburiyetindeyiz.

 

Birtakım popstar figürlerin memlekette 20 yıldır olduğu gibi Türk demokrasisinin kurtarıcısı olarak ortaya sunulmasına geleneksiz, köksüz bir siyasetin karşılığında geçmişi de olan, geleceği de olan ortak değerlerini de özümsemiş bir hareket olarak kendimizi, fikir ve kadro derinliğimizi milletin önüne, milletin hizmetine sunmak mecburiyetinde olduğumuza inanıyoruz. İşte bu inançla çıktığımız bu yolda, doğru yolda olanların görünmez orduları vardır, diyerek yürüdüğümüz bu güzergahta bugün de milletimizin önündeyiz.

 

 

 

 

Afyon HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve afyonhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.