Yazı Detayı
22 Ağustos 2019 - Perşembe 16:37 Bu yazı 338 kez okundu
 
Çocuğumuzun yanında Peygamberimizden ne kadar çok bahsedersek ona olan sevgi ve saygısı o kadar artacaktır.
RAHİME KILINC
afyonhaberturk
 
 

Çocuklarımıza Peygamber sevgisini aşılamak, manevi eğitimleri için çok önemlidir. Çocuğumuzun yanında Peygamberimizden ne kadar çok bahsedersek ona olan sevgi ve saygısı o kadar artacaktır. 

Elbette küçük yaştaki çocuklar Peygamberlik müessesesini tüm yüceliğiyle kavrayamazlar. Çocuklara yaşlarına uygun bilgiler vermek, sıkılmadan dinlemelerini ve daha fazla ilgi göstermelerini sağlar. Mesela Peygamberlerin mucizevi yönleri, hem çocukların ilgisini çeker, hem onların sıradan bir insan olmadıklarını anlatır. Bu konudan daha önce erkek çocuklarımıza peygamberimizi nasıl tanıtabiliriz konulu yazımızda bahsetmiştik. 

Kızlar Mistik Konulara İlgi duyar

Günümüz çocukları için Peygamberimizi anlamanın bazı zorlukları vardır. Her şeyden önce o bir Peygamberdir. Peygamberlik, Allah’ ın meleğinden vahiy almak demektir ki bu herkesin yaşadığı bir olay değil, çok özel bir tecrübedir. Ancak bununla birlikte kız çocukları için böyle bir tecrübenin doğru olduğuna inanmak zor değildir. 

Kızlar ve kadınlar genellikle mistik konulara ilgi duyarlar. Kadınların çoğu rüyaların gerçeğe işaret edebileceğine inanır. Bir şeyi olmadan önce sezmek, bir kişinin kalbinden geçeni hissetmek, telepati gibi mantık ötesi olaylara inanan çok sayıda hanım vardır. Bu sebeple hanımlar vahiy hakikatine de kolayca inanırlar. 

Zaten Peygamberimizin hayatına baktığımız zaman ona ilk iman edenler arasında kadınların önemli bir yer tuttuğunu görüyoruz. Hanımı Hz. Hatice’nin bir an bile tereddüt etmeden, “Ben sana inanırım,” demiş olmasının yanında, kızlarından hiçbirinin inkar etmemesi, amcaları uzun bir tereddüt dönemi geçirirken halaları ve yengesinin iman etmesi hep kadınların imana elverişli olmasının tezahürleridir. 

Kadınlar maneviyata inançlıdırlar. Asıl önemli sorun, kadınların hurafelere de kolay inanabilmeleri, sadık haberle sapık haberleri birbirinden ayırt etmekte güçlük çekmeleridir. 

Kızlarımız fallara, medyumlara, şifacılara vb. kişilere de kolayca inanabilirler. Bu sebeple onlara, hak inançla batıl inançları birbirinden ayırt edebilme özelliğini kazandırmamız gerekir. Bunun için de yine onlara Peygamberimizin özelliklerini anlatmalıyız. Onun hayatının bir kahinin, bir medyumun hayatına hiç benzemediğini, insanlara gaipten haber vererek menfaat elde etmeye çalışmadığını, aksine bütün malını mülkünü, insanlara doğru yolu gösterme davasına harcadığını anlatmalıyız. Böylece Peygamberimizin örnek şahsiyetinde maneviyatla ilişkinin nasıl olması gerektiğini de öğretmiş oluruz. Böylece onlar da manevi konuların oyuncak olmadığını, insanların arzu ve hevesleri için kullanılamayacağını anlamış olurlar. 

Kızların Duygusal Zekası Yüksektir 

Kızlarımız duygusal bir yapıdadır ve duygusal zekaları da daha yüksektir. Bu onlara Peygamberimizin sabrını, fedakarlığını ve yüce ahlakını daha iyi anlama yeteneği kazanacaklardır. 

Zaten kızlar insanî durumları ve duygusal konuları dinlemeyi severler. Kitaplardan en duygusal olanları okur, filmlerden ve dizilerden en fazla duygularına hitap edenleri seyretmeyi tercih ederler. İşte bu özellikleri Peygamberimizin hayatındaki acıklı sahneleri, çekilen çileleri ve nihayet ulaşılan mutlu sonu ilgiyle dinlemelerini sağlar. 

Bilindiği gibi Peygamberimiz hayata bir yetim olarak gözlerini açmıştır. Mekke’deki aşırı sıcak ve veba korkusu sebebiyle annesinden uzakta, süt anne yanında büyümüştür. Daha sonra annesini de onu koruyan dedesini de kaybetmiştir. Amcasının yanında büyüdüğü yıllar boyunca ondan başka kimsesi yoktur. İleride “Kimsesizlerin kimsesi” olduğu zaman onların halinden en iyi anlayan o olacaktır. 

Yine Peygamberimizin hayatında, evlat acısı görmesi, çok büyük destek gördüğü hanımını ve amcasını kaybetmesi, gurbet ellere gitmek zorunda kalması, hanımına iftira atılması, akrabalarından bazılarını ve evlatlığını şehit vermesi gibi bir sürü acıklı sahne vardır. Bunları öne çıkararak anlatan kitaplar ve sohbetler kızları çok etkileyecektir. 

Çünkü kızlar acı çekenlere merhamet duyarlar. Merhamet hisleri onlara; acılara karşı sabırla mukavemet eden Peygamberimizi anlama yeteneği kazandırır. Ayrıca duygusal zekaları sayesinde onun acılarla olgunlaşıp yüce bir ahlak kazanmasını da takdir ederler. 

Kızlar Peygamberimizin zayıflara karşı merhametini, yardım severliğini, onları yanında olmasını, kötülüklerle en güzel şekilde mücadele etmesini, doğruyu söylerken bile kimseyi incitmemeye çalışmasını anlamakta güçlük çekmezler. 

Elbette onların bu özellikleri anlayabilmeleri için öncelikle Peygamberimizi tanımaları gerekir. Çocuklarımız Peygamberimizi tanıdıkça sevecek, sevdikçe onun gösterdiği yolda yürüme isteği duyacaktır. 

Peygamberimizin hayatını kız ve erkek çocukların karakterine uygun bir dille anlatan kitaplar hazırlansa çok güzel sonuçlar almak mümkün olabilir. 

Baba Kız İlişkisinden Faydalanmalı 

Kız olsun, erkek olsun çocuklarımız 3 yaşlarından itibaren kendisine taklit edeceği bir rol model aramaya başlar. Artık çocuğumuz annesinin yavrusu olmaktan öte bir “benliği” olduğunu fark etmiştir. 

Kız çocuğun gözünde babanın sevgisini kazanmak büyük bir başarıdır. Kız çocukları küçükken babanın ilgisini kolayca çeker. Bir bardak su getirerek, kumandayı uzatarak kolayca aferin alır. Ancak büyüdükçe babanın kız çocuğuna ilgisi azalır. Çoğu babalar oğluyla futbol seyreder, bilgisayar oyunu oynar; kız çocuğuyla ilişki kurmayı anneye havale eder. Artık kızların içinde baba sevgisi bir hasrete dönüşmeye başlar. İşte bu sırada dini eğitim ve faaliyetler, kızlarla babaları arasında bir köprü olabilir. 

Mesela akşamları çocuklarını etrafına toplayıp dini bir kitap okuyan veya dini bilgi yarışması yapan bir baba, oğluyla kızı arasında ayrım yapmadan birlikte zaman geçirmiş olur. Bu sırada Peygamberimizden bahseder, ona karşı hissettiği sevgiyi ve hürmeti çocuklarına yansıtırsa kızlar bir şeyi fark eder: “babasının gönlüne taht kurmuş bir sevgili insan var.” 

Peygamberimiz, kızlarımızın hasretini çektiği babadır. Çünkü Peygamberimiz de erkektir, ama şefkat, merhamet ve affedicilik gibi özellikleri olan, duygulu bir erkektir. Duygularını ifade eden, ağlayan, Rabbine tevazu ile boyun eğen bir erkek… 

Kız çocuklarını diri diri toprağa gömen bir toplumda yetiştiği halde, kızı Hz. Fatıma geldiğinde yerinden kalkıp kucaklayan, yanı başına oturtan bir baba… 

Eğer babalar da Peygamberimizin ahlakını benimserse kızlar babasının kendisine gösterdiği ilgi ve şefkatin arkasında Peygamberin tavsiyeleri olduğunu öğrendikçe, hiç kuşkusuz böyle bir Peygambere karşı büyük bir minnet duyacaktır. Unutmayalım ki dinimizde çocukların terbiyesi ve dini eğitimiyle ilgilenmek öncelikle babanın mesuliyetidir. Kız olsun, erkek olsun çocuklar babanın takdirini daha çok önemser. 

 
Etiketler: Çocuğumuzun, yanında, Peygamberimizden, ne, kadar, çok, bahsedersek, ona, olan, sevgi, ve, saygısı, o, kadar, artacaktır.,
Yorumlar
Haber Yazılımı