Yazı Detayı
17 Mart 2020 - Salı 17:26 Bu yazı 85 kez okundu
 
E-Çöplük
JALE ADEMOĞLU
 
 

Çağımızda, evlerimizde, herhangi bir çekmeceyi açtığımızda, birbirine dolanmış halde çokça kabloya rastlarız. Bilirsiniz ki bu oldukça sıradandır. Beş yıl önce kullandığımız telefona uyan şarj aleti ile iki yıl önce kullandığımız telefona uyan şarj aleti ve şimdi kullanmakta olduğumuz telefona ait şarj aleti arasında görüntü açısından oldukça fark var. Asla biriyle bir diğerini şarj edemeyiz. Peki hala şarj etmenin elektrik dışında başka bir yolunu kullanmıyorsak, neden bu kadar fazla kablo ve farklı tipte kablo ucu var? Sebebi elektronik çöp tasarımlar...


Öyle bir tasarım yapalım ki, tasarımımız telefonumuzu korumak için kullandığımız silikon kılıftan daha kısa ömürlü ve gelip geçici olsun. Çünkü telefonumuzu azami özen göstererek kullansak dahi göreceğimiz tek şey, telefonumuzun dışının yepyeni kaldığı, içinin ise çöktüğü olacak... Maalesef elektronik cihazlarımızın da tıpkı gıdalar gibi raf ömürleri var. Telefonumuza çok iyi baksak da, eğer elimizde birkaç yıl geçirdiyse, işlevsiz hale gelecek, yavaşlayacak ve bizler yeni bir cihaz almamız gerektiğine hemen ikna olacağız. Buna çoktan adapte olduk da sanırım. Evimizde olan bu miadı dolmuş elektronik ürünler, bize bir çok şey gösteriyor: 

"Son modelini al!" 
"Tüket!"

"Kullan ve at!"

Sonuç: elektronik çöplük, insanoğlunun doyumsuzluğu, bencilliği ve ellerimizle yıktığımız güzel evimiz: Dünyamız... 
Dünya bu yüzden büyük bir çöp kutusuna dönüşüyor ve e-çöplük günbegün artıyor. 

Şimdi, zaman zaman her şeyi oldukça masumlaştıran kelimemiz ile yazımıza devam edelim. Yani geri dönüşüm... Bilgisayarlar, cep telefonları, televizyonlar, tüm elektronik cihazları vakitleri dolunca atıyoruz.

Tüplü televizyonları hatırlarsınız. LCD ekran televizyon çıktığında tüplü televizyonlarımızın artık iyi olmadığına ve daha iyilerini hak ettiğimize karar kılmıştık. Hızla tüplü televizyonlarımızdan kurtulmak için onları ya attık, ya da ikinci el ürün satan yerlere sattık. Tüplü televizyonların içinde yaklaşık iki kilogram zehirli bir element olan kurşun bulunmaktadı.

Bu televizyonun yanlışlıkla kırılması ile o an orada bulunan tek içme suyu deponuza bu kurşunun karıştığını düşünün... Merak etmeyin böyle şeyler bizim semtlerimizde olmaz, lütfen rahat olun.

Hem tüplü televizyon kalmadı ki... Neyse örneğe geri dönüyorum, diyelim ki elden çıkardığımız herhangi bir elektronik aygıtın yolculuğu geri dönüşümle sonuçlanmış olsun. Yine de durum pek iç açıcı olmayacak. Genelde zengin ülkelerden, fakir ülkelere elektronik atıklar gönderilir.

Ya da insan sağlığının önemsenmediği ülkelere gemi ile elektronik atığımızın yolculuğu başlar.

Geri dönüşüm tesisi dediğimiz şey bir köyde herhangi birininin çöplerle dolu atölyesidir. İşçiler, elektronik çöplerin içindeki değerli materyalleri bulmak için, koruyucu giysileri olmadan, para etmeyen parçaları yakarak bertaraf etmek üzere elektronik eşyaları elleriyle kırarlar.

Elektronik cihazlar yakıldığında veya toprağa gömüldüğünde zehirli kimyasallar havaya ve toprağa karışır.

Geri dönüşüm tesislerine yakın oturan aileler bu zehirli havayı solurlar.

Her yıl milyonlarca ton elektronik çöplük üreten biz insanlar, aynı zamanda kötü şartlarda yaşayan insanların soluduğu havayı da zehirlemeye katkıda bulunuruz.

Ama içimiz rahattır. Çünkü geri dönüşüme verdik. Geri dönüşüm kelimesi sadece bulunduğu paragrafı çevreci gibi gösteren bir saçmalıktan ileriye gidemiyor ne yazık ki.


Günümüzde hala şirketler, tesislerini güvenli hale getirmek için ödemesi gereken bedeli ödemiyor ve çalışanlar bunun bedelini sağlığıyla ödüyor. Pvc, civa gibi zehirli kimyasallar kullanılarak hem üretim esnasında, hem de geri dönüşüm aşamasında bir çok zehirli atık ile dünya başbaşa bırakılıyor. Örneğin, geçmiş yıllarda IBM verilerine göre bilgisayar çipi üretiminde çalışan işçilerin yüzde kırktan daha fazla düşük yaptığı, fark edilir oranda daha fazla kan, beyin ve böbrek kanserinden dolayı öldüğü ortaya konulmuştur. 

Elektronik cihazların üretimi, dünya üzerinden izlerini silmekten, çok çok daha kolay maalesef... İster istemez bu kötü düzenin parçası olduğumuzu bir an önce farketmemiz gerekiyor. Dünyadaki bir çok insanın dünyaya bırakabildiği tek miras çöplük... Üretebildiğimiz tek şey koca bir çöplük...

 
Etiketler: E-Çöplük,
Yorumlar
Haber Yazılımı