Yazı Detayı
25 Ocak 2020 - Cumartesi 12:15 Bu yazı 332 kez okundu
 
KİBRİT ÇÖPÜ GİBİ KIRILAN
MUSTAFA TÜRK -Yeditepeden
Mail frigvadisi@yandex.com
 
 

 

"Adı, MARİ Gerekmezyan'dı..
Türkiye'nin ilk kadın heykeltraş larından biriydi..
Ermeni asıllıydı..
Güzel Sanatlar Akademisi'nde misafir öğrenciydi..
Çok başarılıydı..
Okulda bir asistana aşık oldu..
Asistan ünlü bir ressam ve şair di..
Üstelik de evliydi..
Delice sevdiler birbirlerini..
Dillere düştüler..
Sevdiği adamın büstünü yaptı..
Ünlü ressam da onun portre lerini çizdi..
Günlerce aylarca büyük bir aşk yaşadılar..
Birbirlerine seranat yaptılar.
Mari'nin kaşı kara, gözü kara, bahtı da karaydı..
Ailesi ve Ermeni toplumu onu terketti..
İtinayla yalnızlaştırıldı..
Dönemin basını, Ermeni olduğu için Ankara’daki Resim Heykel sergilerinde üst üste aldığı ödüllerde adını bile geçirmedi.
Buna ragmen sevgilisini hiç terketmedi..
Ta ki hastalanana kadar..
1947 yılında tüberküloza yakalandı..
İstanbul Alman Hastanesi’ne yatırıldı..
Durumu ağırdı..
Antibiotik gerekiyordu..
Ama dünya savaşı yeni bitmişti..
Ülkede ilaç yoktu..
Ünlü ressam sevgilisini kurtarmak için tablolarını sattı..
İlaç için her yolu denedi..
Şiirler karaladı..
Ama olmadı..
Mari Gerekmezyan 1947 yılının 12 Ekiminde 37 yaşında hayata gözlerini yumdu..
Aradan iki yıl geçmişti..
1949 yılının bir ilkbahar günüydü..
İstanbul Büyük Kulüp'te bir toplantı yapılır, 
O gece büyük kulüp'tekiler özel konuk olan Bedri Rahmi Eyüboğlu'ndan bir şiir okumasını istediler..
Bedri Rahmi ayağa kalkar ve şiiri 
okumaya başlar. 
Ama gözyaşlarını tutamaz, 
Bir yandan mısraları söylüyor, bir yandan sular seller ağlıyordu.
Gözyaşlarına mendil yetmiyordu..işte ağzından dökülen ünlü şiiri.

"Karadutum, çatal karam, çingenem..
Nar tanem, nur tanem, bir tanem..
Ağaç isem dalımsın salkım saçak..
Petek isem balımsın ağulum..
Günahımsın, vebalimsin.
Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan..
Yoluna bir can koyduğum..
Gökte ararken yerde bulduğum..
Karadutum, çatal karam, çingenem..
Daha nem olacaktın bir tanem..
Gülen ayvam, ağlayan narımsın..
Kadınım, kısrağım, karımsın.
Sigara paketlerine resmini çizdiğim,
Körpe fidanlara adını yazdığım,
Karam, karam
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam.
Sıla kokar, arzu tüter,
Ilgıt ılgıt buram buram.
Ben beyzade, kişizade,
Her türlü dertten top yekun azade..
Hani şu ekmeği elden suyu gölden.
Durup dururken yorulan
Kibrit çöpü gibi kırılan
Yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan
Artık otlar göstermelik atlar gibi bedava yaşayan
Sen benim mihnet içinde yanmış kavrulmuşum
Netmiş, neylemiş, nolmuşum
Cömert ırmaklar gibi gürül gürül
Bahtın karışmış bahtıma çok şükür.
Yunmuş, yıkanmış adam olmuşum
Karam, karam
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam..
Sensiz bana canım dünya haram olsun."

Bedri Rahmi'nin hemen yanında eşi Eren Eyüboğlu oturuyordu..
Ama hiç tepki vermiyordu..
O da herkes gibi bu şiiri ona yazmadığını biliyordu..
Bedri Rahmi'nin "Karadutum, çatal karam, çingenem" diye seslendiği kadın, 2 yıl önce ölen Mari Gerekmezyan'dı..
Mari öldükten sonra Bedri Rahmi'ye dünya haram olmuştu..
Öyle ki..
Yıkılmışlığını dizelere dökmüştü..
"Türküler bitti,
Halaylar durdu,
Horonlar durdu..
Hüzün geldi başköşeye kuruldu,
Yoruldu yüreğim, yoruldu."
Bedri Rahmi Eyüpoğlu 1975 yılında vefat etti. Bu güzelliği bir yerde okumuştum paylaşmak istedim çünkü, 
Bir insanın bu kadar değerli  olmasının altında güzel yüreği kadar hayatı sevmesi, aşık olması çok büyük önem taşımasıdır. İnsanları, doğayı sevmek çok kolay değildir çünkü içinde sevinçleri kadar acıları ve hüzünleri içinde bulundurur.
Hayatınızın sevgi ve mutluluk içinde geçmesini dilerim. 
Sevgimle

 
Etiketler: KİBRİT, ÇÖPÜ, GİBİ, KIRILAN,
Yorumlar
Haber Yazılımı