Yazı Detayı
01 Haziran 2020 - Pazartesi 19:34 Bu yazı 234 kez okundu
 
Oyuncak Dünya
JALE ADEMOĞLU
 
 



Alışılmış, sorgulanmamış düzene çocukların oryantasyon eğitimi: Oyuncaklar

Bir oyuncak mağazasına girdiğimizde, cinsiyetin mavi ve pembe olarak kimlikleştirilmesi ile aradığımız türde oyuncakları bulmak için reyonlara farkında olmadan yöneliriz.

Dünyamızda renkler bile istemsizce kabul ettiğimiz ve yadırgamadığımız bir haldedir. Düşünmeden ayaklarımız bizi götürmüştür.

Pembe renkli ürünler temizlik kovası, süpürge, ütü masası, bebek bakımı ile ilgiliyken, mavi renkli temizlik setleri, ütü masası vs. hiç görmezsiniz. Ev işi küçük kadın çocuklarımız için çoktan idealize edilmiştir.

Hem bir çocuk bundan başka ne isteyebilirdi ki? (!)

Erkek çocuklarımız ise daha kendi hayal güçlerini besleyecek türde oyuncaklara rahatlıkla yönelebilmektedir. Aile faktörünü saymazsak…

Düşünsenize pembe bir oyuncak temizlik setine erkek bir çocuğun ilgisinin olması birtakım aileler için ne büyük bir problem. (!) “Oğlum temizlik mi yapıyorsun? Bununla kız çocukları oynar.”

Yabancı gelmez bu tip cümleler. Erkek çocukları için süper kahraman, dinozorlar, arabalar gibi oyuncakların yanı sıra, plastik silahlar, kılıçlar ve bıçaklar ile de oynamalarının hiçbir problemi görülmemektedir.

Küçük bir çocuğun tüfek, silah vb. oyuncaklarla oynaması ne kadar doğrudur?

Çocukluk çağı, çocuğun büyüyüp kök salacağı dünyaya adaptasyon süreci midir?

Bu Dünyada silahlar patlamakta, ülkeler arası savaşlar olmaktadır, gasp vardır, hırsızlık vardır.

Bu ciddi suçlar yukarıdaki herhangi bir zarar verici aletlerden biri ile gerçekleşmektedir. Bu durumda çocuk diğer arkadaşının suratına plastik tabanca mı doğrultmalıdır?

Sunay Akın’ın bir konuşmasından örnek vermek istiyorum. Almanya’da 2. Dünya Savaşı öncesi, Hitler’in izlediği propaganda ile üretilen oyuncak olan “Nazi Askeri Oyun Seti” o dönemde en çok satan oyuncak olmuş.

O oyuncaklarla oynayan çocukların büyüdüklerinde savaşa katılması, yüceltilen bir asker olmanın gururunu yaşaması kadar normal ne olabilir?

Keza, sanırım 1920’li veya 30’lu yıllarda (tarihi hatırlayamıyorum Oyuncak Müzesinde detaylı anlatımları mevcut.) uzay ile ilgili oyuncaklar üreten ülke Amerika’ydı. Çocuklar bu hayal ile büyüdü ve yetişkin olduklarında bu hayaller gerçek oldu.

Geçmişteki çocuklar yaşadıkları ülkelerde hangi oyuncaklar ile oynuyorlardı merak ediyorsanız,

Sunay Akın’ın kurucusu olduğu Oyuncak Müzesini, eğer yolunuz İstanbul’a düşerse mutlaka ziyaret edin... Geçmiş ve gelecek arasındaki köprü oyuncaklardan da geçiyor…

Yine kız çocuklarımızın oynadığı insan anatomisinin dışında olan bebekler güzellik algımızla oynuyor.

Güzellik sektörü uzun yıllardır kadınların tepesinde. Tabii ki belimiz ince, tırnaklarımız bakımlı, burunlarımız küçük, kirpiklerimiz büyük falan olmalıyız.

Eğer bir toplum içine çıkıyorsak kadınlar olarak topluma güzellik borçluyuz. (!)

Gerçek Dünyada Barbie bebek standartlarında bir insan görseydik epey şaşırırdık. Tuhaf bulurduk.

Tabii ki şimdilik...

Görünen o ki ilerleyen yıllarda kadınlar oyun hamuru gibi sürekli şekillendirilen bir bedenin içine hapsolacak.

Sevgiyle kalın.

 
Etiketler: Oyuncak, Dünya,
Yorumlar
Haber Yazılımı