AFTAT
Anasayfa Faruk Kılınç Yazı Detayı Bu yazı 1902 kez okundu.
Faruk Kılınç
Köşe Yazarı
Faruk Kılınç
 

EŞ VE AİLE HUZURU NASIL SAĞLANIR

  Huzurlu bir aile yuvası oluşturmak için, eşlerin aslında yapmaları gereken çok şey yoktur. Aile huzurunun dayanağı çok basittir. Huzurun harcı ve dayanağı, eşlerin birbirleri hakkındaki düşüncelerinde gizlidir, faaliyetlerinde, yorulmalarında, fedakarlıklarında değil. Herhangi bir kimsenin; Bir başkası hakkındaki kanısı, yargısı, düşüncesi; o kişiye karşı tutumunu, davranışını ve tavrını belirlemektedir. İşte bu durum eşler için çok daha belirleyici öneme sahiptir. Eşler; Gerek dış dünya cazibesinin… Gerek şatafatlı ekonomik şartlarının, Gerek sosyal hayatın renklerinin… Gerekse başka insanların etkisi altında kalarak; birbirlerinin “gıyabında” şöyle düşünmemelidir: “Benim eşim neden “filanca” gibi değil… Eşimde niçin “filancanın” özellikleri yok… Keşke eşimde “filanca” gibi çok para kazanabilse… Eşimin de “filanca” gibi akademik kariyeri olsaydı… Biz neden “filancalar” gibi olamıyoruz ki…” vs. Bilakis eşler birbirleri hakkında şuna benzer düşünceler içinde bulunmalıdır: “Oh be… Çok şükür eşim “filanca” gibi değil… Ya eşim de “filanca” gibi olsaydı ne yapardım ben… Ay Allah korusun… İyi ki eşimin çenesi düşük biri değil… Ne güzel ki eşim “filancaya” benzemiyor…” vs. Dikkat edilirse; Her iki düşünce türüne göre eşler, birbirleri hakkında farklı tavırlar ve davranışlar geliştirirler. Birbirlerinden beklentileri çoğalır ve huzursuzlukları artar; ya da buldukları ile yetinirler ve huzurlu olurlar. Huzurlu bir aile ortamı tesis etmek için; Ağzınızla kuş tutmanıza gerek yok… Hatta hiçbir şey yapmanıza da gerek yoktur. Yalnızca birbiriniz hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi elekten geçirmelisiniz. Psk. Dr. Yaşar Kuru
Ekleme Tarihi: 10 Haziran 2021 - Perşembe

EŞ VE AİLE HUZURU NASIL SAĞLANIR

 

Huzurlu bir aile yuvası oluşturmak için, eşlerin aslında yapmaları gereken çok şey yoktur. Aile huzurunun dayanağı çok basittir.

Huzurun harcı ve dayanağı, eşlerin birbirleri hakkındaki düşüncelerinde gizlidir, faaliyetlerinde, yorulmalarında, fedakarlıklarında değil.

Herhangi bir kimsenin;

Bir başkası hakkındaki kanısı, yargısı, düşüncesi; o kişiye karşı tutumunu, davranışını ve tavrını belirlemektedir. İşte bu durum eşler için çok daha belirleyici öneme sahiptir.

Eşler;

Gerek dış dünya cazibesinin… Gerek şatafatlı ekonomik şartlarının,

Gerek sosyal hayatın renklerinin… Gerekse başka insanların etkisi altında kalarak; birbirlerinin “gıyabında” şöyle düşünmemelidir:

“Benim eşim neden “filanca” gibi değil…

Eşimde niçin “filancanın” özellikleri yok…

Keşke eşimde “filanca” gibi çok para kazanabilse…

Eşimin de “filanca” gibi akademik kariyeri olsaydı…

Biz neden “filancalar” gibi olamıyoruz ki…” vs.

Bilakis eşler birbirleri hakkında şuna benzer düşünceler içinde bulunmalıdır:

“Oh be… Çok şükür eşim “filanca” gibi değil…

Ya eşim de “filanca” gibi olsaydı ne yapardım ben…

Ay Allah korusun… İyi ki eşimin çenesi düşük biri değil…

Ne güzel ki eşim “filancaya” benzemiyor…” vs.

Dikkat edilirse;

Her iki düşünce türüne göre eşler, birbirleri hakkında farklı tavırlar ve davranışlar geliştirirler.

Birbirlerinden beklentileri çoğalır ve huzursuzlukları artar; ya da buldukları ile yetinirler ve huzurlu olurlar.

Huzurlu bir aile ortamı tesis etmek için;

Ağzınızla kuş tutmanıza gerek yok… Hatta hiçbir şey yapmanıza da gerek yoktur.

Yalnızca birbiriniz hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi elekten geçirmelisiniz.

Psk. Dr. Yaşar Kuru

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve afyonhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.