AFTAT
MEHMETALİ BİRSEN
Köşe Yazarı
MEHMETALİ BİRSEN
 

TELSİZ İSTASYONU

Yıl 1999 Ülkemiz daha 17 Ağustos Gölcük depreminin etkilerini üzerinden atamamışken 12 Kasım ‘ da Düzce’ de 7.2 şiddetinde büyük bir deprem daha oldu. O zaman Milli Eğitim Bakanlığı’ na bağlı AKİB’ de (Arama Kurtarma İzci Birliği) görev yapıyordum. Depremin hemen sonra kendi imkânlarımızla bir araç ayarlayıp içerisine delici, kırıcı, jeneratör ve bol miktarda içme suyu alarak ertesi gün deprem bölgesindeydik.  Düzce o zaman daha il değildi. Kaymakamlık binasının karşısındaki meteoroloji istasyonunun bahçesine çadırımızı kurup bizden önce gelen izci liderleriyle buluşup çadır kurma, yardım dağıtma, güvenlik gibi görevler almaya başladık. Pakistan’ dan gelen çift katlı, içerisine soba bile kurulabilen kışlık çadırları kurma görevi bize verildi. Her gün değişik bir araziye gidiyor çadır kuruyorduk. Üçüncü gün sabah bize stadyumdaki futbol sahasına çadır kurmamız gerektiği söylendi. Yaklaşık 30 kişilik bir grupla birlikte belirtilen yere gittik. Saatlerce bekledik. Ama ne çadırlar vardı ortada ne de bir yetkili. Kriz merkezine ulaşamıyorduk çünkü cep telefonları da dâhil olmak üzere tüm iletişim yolları kapalıydı. Sonra hep birlikte kriz masasının bulunduğu kaymakamlığa döndük. Meğer bize söylenen stadyum Düzce Endüstri Meslek Lisesi’ nin arkasındaki futbol sahalarıymış. Tabii git gel derken biz ancak öğleden sonra sahada olabildik. Geç saatlere kadar çalıştık ama çadırları kurmayı yetiştiremedik. Onlarca aile bu koordinasyonsuzluk ve iletişim eksikliği yüzünden bir gece daha dışarda geceyi geçirmek zorunda kaldı. Akşam değerlendirme toplantısında telsizlerimiz olsaydı haberleşebilirdik dedim. Şube müdürü arkadaş telsizlerin bakanlık aracının bagajında durduğunu kullanmasını bilen olmadığından çıkarmadığını söyledi. Hayatımda daha önce hiç duymadığım kadar bir sevinçle “ben biliyorum” dedim. Hemen telsizleri getirdik. Ekip liderleriyle birlikte bir telsiz istasyonu kurup gece geç saatlere kadar basitçe telsiz operatörlüğü konusunu anlattım. Ertesi gün kriz merkezinde şube müdürünü bırakıp telsizleri ekip liderlerine vererek sahaya gittik. Artık öyle güzel haberleşiyor, lokasyonları belirliyor ve  çadırları hızlıca kurabiliyorduk ki !..Çok daha kısa sürede birçok çadır kurduk. Oradaki işimizi bitirip yeni noktalara kanalize olabildik.  İşte o günlerde telsiz haberleşmesinin ne kadar önemli olduğunu anladım. O günden bu yana her platformda birçok telsiz eğitim faaliyetinin içinde yer aldım. Şimdi de eski Kasımpaşa İlkokulunda açılan Kendin Yap Atölyesinde Aselsan Milli Teknoloji ve Telsiz İstasyonu’n da dersler veriyorum. Telsiz sitemleri şu anda her şart altında lokal veya genel haberleşmeyi uzun süre devam ettirebilen doğal afet veya olağanüstü hallerden etkilenmeyen tek sistemdir. Afet durumlarında malum ilk 24 saat çok önemlidir. Bu sürede etkin kurtarma yapılabilirse kazazedenin canlı olarak kurtulma şansı yükselmektedir. Cep telefonları ve kablolu telefonlar olası bir afet durumunda kısa süreli de olsa maalesef iletişime kesilmektedir. İşte bu durumlarda tek seçeneğimiz telsiz olmaktadır.   Bu konuyla ilgili Amatör Telsizcilik denilen ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda bir birim de vardır. Senenin belirli zamanlarında Kanun, Teknik ve İşletme konularında sınava girilerek başarılı olanlara lisans verilir. Lisans sahibi Amatör Telsizciler kanunun müsaade etiği frekanslarda görüşme yapabilirler.  Şimdi hem kişisel gelişim hem de kesintisiz iletişim için tüm çocuk ve gençlerimizi Kendin Yap atölyemizin Aselsan Milli Teknoloji ve Telsiz İstasyonu’na bekliyoruz. Sağlıcakla kalın…
Ekleme Tarihi: 17 Mayıs 2021 - Pazartesi

TELSİZ İSTASYONU

Yıl 1999 Ülkemiz daha 17 Ağustos Gölcük depreminin etkilerini üzerinden atamamışken 12 Kasım ‘ da Düzce’ de 7.2 şiddetinde büyük bir deprem daha oldu. O zaman Milli Eğitim Bakanlığı’ na bağlı AKİB’ de (Arama Kurtarma İzci Birliği) görev yapıyordum. Depremin hemen sonra kendi imkânlarımızla bir araç ayarlayıp içerisine delici, kırıcı, jeneratör ve bol miktarda içme suyu alarak ertesi gün deprem bölgesindeydik.  Düzce o zaman daha il değildi. Kaymakamlık binasının karşısındaki meteoroloji istasyonunun bahçesine çadırımızı kurup bizden önce gelen izci liderleriyle buluşup çadır kurma, yardım dağıtma, güvenlik gibi görevler almaya başladık. Pakistan’ dan gelen çift katlı, içerisine soba bile kurulabilen kışlık çadırları kurma görevi bize verildi. Her gün değişik bir araziye gidiyor çadır kuruyorduk. Üçüncü gün sabah bize stadyumdaki futbol sahasına çadır kurmamız gerektiği söylendi. Yaklaşık 30 kişilik bir grupla birlikte belirtilen yere gittik. Saatlerce bekledik. Ama ne çadırlar vardı ortada ne de bir yetkili. Kriz merkezine ulaşamıyorduk çünkü cep telefonları da dâhil olmak üzere tüm iletişim yolları kapalıydı. Sonra hep birlikte kriz masasının bulunduğu kaymakamlığa döndük. Meğer bize söylenen stadyum Düzce Endüstri Meslek Lisesi’ nin arkasındaki futbol sahalarıymış. Tabii git gel derken biz ancak öğleden sonra sahada olabildik. Geç saatlere kadar çalıştık ama çadırları kurmayı yetiştiremedik. Onlarca aile bu koordinasyonsuzluk ve iletişim eksikliği yüzünden bir gece daha dışarda geceyi geçirmek zorunda kaldı. Akşam değerlendirme toplantısında telsizlerimiz olsaydı haberleşebilirdik dedim. Şube müdürü arkadaş telsizlerin bakanlık aracının bagajında durduğunu kullanmasını bilen olmadığından çıkarmadığını söyledi. Hayatımda daha önce hiç duymadığım kadar bir sevinçle “ben biliyorum” dedim. Hemen telsizleri getirdik. Ekip liderleriyle birlikte bir telsiz istasyonu kurup gece geç saatlere kadar basitçe telsiz operatörlüğü konusunu anlattım. Ertesi gün kriz merkezinde şube müdürünü bırakıp telsizleri ekip liderlerine vererek sahaya gittik. Artık öyle güzel haberleşiyor, lokasyonları belirliyor ve  çadırları hızlıca kurabiliyorduk ki !..Çok daha kısa sürede birçok çadır kurduk. Oradaki işimizi bitirip yeni noktalara kanalize olabildik.  İşte o günlerde telsiz haberleşmesinin ne kadar önemli olduğunu anladım. O günden bu yana her platformda birçok telsiz eğitim faaliyetinin içinde yer aldım. Şimdi de eski Kasımpaşa İlkokulunda açılan Kendin Yap Atölyesinde Aselsan Milli Teknoloji ve Telsiz İstasyonu’n da dersler veriyorum. Telsiz sitemleri şu anda her şart altında lokal veya genel haberleşmeyi uzun süre devam ettirebilen doğal afet veya olağanüstü hallerden etkilenmeyen tek sistemdir. Afet durumlarında malum ilk 24 saat çok önemlidir. Bu sürede etkin kurtarma yapılabilirse kazazedenin canlı olarak kurtulma şansı yükselmektedir. Cep telefonları ve kablolu telefonlar olası bir afet durumunda kısa süreli de olsa maalesef iletişime kesilmektedir. İşte bu durumlarda tek seçeneğimiz telsiz olmaktadır.   Bu konuyla ilgili Amatör Telsizcilik denilen ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda bir birim de vardır. Senenin belirli zamanlarında Kanun, Teknik ve İşletme konularında sınava girilerek başarılı olanlara lisans verilir. Lisans sahibi Amatör Telsizciler kanunun müsaade etiği frekanslarda görüşme yapabilirler.  Şimdi hem kişisel gelişim hem de kesintisiz iletişim için tüm çocuk ve gençlerimizi Kendin Yap atölyemizin Aselsan Milli Teknoloji ve Telsiz İstasyonu’na bekliyoruz. Sağlıcakla kalın…
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve afyonhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.