Gözden Kaçırmayın

Kariyerlerinde Yeni Sayfa Açıldı! Afyon’da 3 Önemli İsim Vali Aktaş’ın MakamındaKariyerlerinde Yeni Sayfa Açıldı! Afyon’da 3 Önemli İsim Vali Aktaş’ın Makamında
AKÜ DEVLET KONSERVATUVARI MÜDÜRÜ PROF. DR. UGUR TÜRKMEN “           Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvari Müdürü Prof. Dr. Ugur Türkmen, Beldemiz Dergisi’nin konugu oldu. Afyon Kocatepe Üniversitesi, ülkemizde müzik egitim kurumlarimizin birbirinden ayri olan islevlerini, alanlarini tek bir çati altinda toplamanin ilk tohumlarini atti. Müzik türlerimizin akademik anlamda iletisime geçmelerini saglayarak bir basari yakaladi. Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvari Müdürü Prof. Dr. Ugur Türkmen ile Konservatuvarimiz, isleyisi, kültür ve sanat hayatimiza olan etkileri hakkinda güzel bir söylesi yaptik.  Öncelikle sizi yakindan tanimak istiyoruz. Ugur Türkmen kimdir? Kütahyaliyim. Ilk-orta ve lise tahsilimi Kütahya’da yaptim. Bursa Uludag Üniversitesi Müzik Ögretmenligi Bölümü’nden 1993 yilinda mezun oldum. Nigde Üniversitesi’nde okutman olarak göreve basladim. Iki arkadasimiza yapilan haksizliga tepki olarak alti arkadasimla birlikte üniversite hocaligi ve memurluktan istifa ettim. Istifa sonrasi Milli Egitimde “Kütahya Güzel Sanatlar Lisesinde” bes yil çalistim. Doktora egitimim sonrasi ise tekrar üniversiteye geçmeye ailecek karar verdik. Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuari’nda 11 yildir çalisiyorum. Müzik egitimi ve müzikoloji alanlarinda bilimsel ve sanatsal çalismalarim var. Ama kendimi her zaman “Müzik Egitimcisi” olarak tanitirim. AKÜ Devlet Konservatuari’nin bölümleri ile akademik kadrosu hakkinda bize bilgi verir misiniz? 1999 kurulan ve 2001-2002 egitim-ögretim yilinda ögrenci almaya baslayan Devlet Konservatuvari’mizin egitim ve ögretim süresi; Türk Sanat Müzigi Bölümü (Ses Egitimi ASD ve Temel Bilimler ASD) ve Türk Halk Müzigi Bölümü (Çalgi Egitimi ASD ve Ses Egitimi ASD) hazirlik sinifiyla birlikte besyil, Sahne Sanatlari Bölümü (Opera / Koro ASD) ve Müzik Bölümü ise (Piyano ASD, Yayli Çalgilar ASD, Nefesli Çalgilar ve Vurmali Çalgilar ASD) dört yildir. 2017-2018 egitim-ögretim yilinda; 302 ögrencisi, 14 yari zamanli, 42 tam zamanli toplam 56 egitimcisi vardir. Egitimci ve sanatçilarimiz arasinda; Azerbaycan (2), Macaristan (1), Ukrayna (1), Rusya (1), Polonya (1) uyruklular da görev yapmaktadir.Konservatuvarimiz Müzik Bölümü’nce kurumsal yöneticiligi yapilan Sosyal Bilimler Enstitüsü Müzik Anasanat Dali’na her yil yüksek lisans ve sanatta yeterlik programlarina üç müzik türünden mezun olmus ögrenciler kabul edilmektedir. Bu haliyle lisans, yüksek lisans, sanatta yeterlik/doktora egitimi veren nadir kurumlardan biriyiz.Konservatuvarimiz egitimci ve sanatçilari bilgi ve becerilerini öncelikle ögrencileri ile paylasir, kendi alaninda veya ilgi alanlarinda var olan tüm konu ve konulara ilgi gösterir. Alanlarinda yetkin ve ülke genelinde “sanatçi” kimlikleri ile taninirlar. Konservatuvarda hangi enstrümanlarin egitimi veriliyor? Konservatuvarda; keman (Türk-Bati), viyola, çello (Türk-Bati), kontrbas, piyano, klarnet, trompet, tanbur, ney, klasik kemençe, ud, kanun, ritim sazlar (kudüm-daire-bendir-tef), baglama, kabak kemane, tar, zurna, kaval, mey enstrümanlari egitim ve ögretimi verilmektedir.   Türk Müzigi, Bati Müzigi ve Halk Müzigi dallarini bünyesinde tek bir çati altinda toplayan ilk konservatuvarsiniz. Bunun sizi diger konservatuvarlardan ayiran bir özellik oldugunu düsünüyor musunuz? Esasinda 1975 yilinda Istanbul Teknik Üniversitesi Türk Müzigi Konservatuvari kuruldu. Içerisinde Bati Müzigi egitimi de verildi ama kurumsal anlamda yönetimsel anlamda ilkiz. Olmasi gerekende buydu zaten. Müzik türleri arasinda ayrim yapmadan, barisçil sevgi ve dostluk ortaminda hatta ve hatta artik biliyorsunuz dünyada interdisiplinler degil multi disiplinler çalismalar var yani bir tipçiyla müzik bilimci, bir kimyager ile fizik bilimci birlikte çalisiyorlar. Kaldi ki bu müzik türleri de birbirleriyle entegre olmus müzik dallari dolayisiyla birbirleriyle çok rahat çalisiyoruz. Elbette önemli bir özelligimiz. Ülkemizde Türk-Bati Müzigi tartismalari ve kavgalari yillar öncesinde çokça yasandi. Hatta THM-TSM egitimci ve sanatçilari kendi aralarinda bile tartisirlardi. Artik bu yok. Bunun en güzel ispati ise okulumuz. Demek ki akademik adap ve sevgi ortaminda çalisma olabiliyormus. Ayrica; Konservatuvarimizin tüm bilimsel ve sanatsal etkinliklerinde tüm egitimcilerimiz bölüm ayrimi olmaksizin birlikte çalismaktadirlar. Konservatuvarlarin kurulus amacinin sanatçi yetistirmek oldugunu biliyoruz. Okulunuzdan mezun olan ögrencilerin istihdam alanlarinin sanatçi ya da ögretmen oldugunu düsünürsek istatistiki olarak bize nasil bir rakam verebilirsiniz?Bu kanayan bir yara. YÖK mevzuatina göre konservatuvarlar “müzik ve sahne sanatlarinda sanatçi yetistirir” diye tanimlanir. Ama malumunuz TRT, Kültür ve Turizm Bakanligi, ve üniversitelerdeki sanat egitimi veren kurumlar artik yeterince kadro açmiyorlar. Devletin sanat politikasi degisecek ve “sanatin hemen her unsurunun” yerel yönetimlere devredilmesi düsünülüyor. Bu durum belki de bu yüzden olabilir. Dolayisi ile mezunlarimizin tamami “sanatçi” yeterliligine sahip iken formasyon egitimi alarak “ögretmenligi” tercih ediyorlar. Akademisyen olarak görev yapan ögrencilerimizde mutlaka oluyor. Bir ara TRT, Kültür ve Turizm Bakanligi gibi kurumlara en çok sanatçi veren okulduk. En son açilan sinavlarda kurumumuz en yüksek dereceyle ve en yüksek sayiyla giren konservatuvar mezunu bizim ögrencilerimizdi. Bu da basarimizin bir ölçüsüydü. Bugün yine açildigi takdirde çok basarili olan ögrencilerimiz oluyor. Bunun yaninda; devletimizin çesitli kademlerinde akademisyen, arastirmaci olarak çalisan; özel sektörde kendisine yer bulan ve çok basarili olan mezunlarimiz var. Belediyemizle ortak yürütülen Tanbûrî Cemil Bey eserlerinin tek bir albümde toplandigi bir CD çalismasi gerçeklestirildi ve bu su ana kadar yapilmamis bir projeydi. Bunun Konservatuvariniza kazanimlarini ayni zamanda projenin amacina ulastigini düsünüyor musunuz? Biliyorsunuz 2016 yili Tanbûrî Cemil Bey’in vefatinin 100. yiliydi. Her yönüyle amacina ve amaçlarina ulasti. Baskanimiz Sayin Burhanettin Çoban’a projeyi anlattigimizda iki seyden çok emindim. Birincisi; alaninda yetkin sanatçi arkadaslarimiz projeyi gerçeklestirecekti. Ikincisi Baskanimiz bize güvenecek ve destek olacakti. Çünkü birkaç proje de beraber çalismis ve çok memnun kalmisti. Ikisi de gerçeklesti.Proje ülkemizde bir ilk oldu. Tanbûrî Cemil Bey üzerine vefatinin 100. yilinda ülke genelinde birçok çalisma yapildi. Çok degerli bir insandi. CD kayitlari yapildi, kitaplar basildi, belgeseller çekildi. Hepsi çok degerli çalismalar ama bütünü temsil etmiyordu. Bizim çalismamiz; özgün, yenilikçi, bütünü temsil eden haliyle ülke genelinde çok ama çok büyük bir ses getirdi. Hala konusuluyoruz.  Nabi Avci ve Veysel Eroglu Bakanlarimizin gelmesini çok arzu ediyorduk. Baskanimizin destegi ile Sayin Bakanlarimizin Üniversitemize ve Konservatuvarimiza gelmesi ise mutlulugumuza mutluluk katti. Ulusal ve uluslararasi basinda genis yanki buldu. Tüm sanat egitimi veren kurumlara yollandi ve hala çok yogun bir talep var. Afyonkarahisar Belediyesi ile Üniversitemizin yaptigi bir protokolle Afyonkarahisar folkloru, müzigi ve sahip oldugu degerlere iliskin alti ciltlik dev eser hazirlanacak. Bunla ilgili çalismalar hangi düzeyde acaba. Sizden biraz bilgi alabilir miyiz? Afyonkarahisar Belediyesi ile oldukça faydali, kültürel degisim ve gelisime katki saglayici birlikteligimiz var. Emirdagli Halk Asigi Yoksul Dervis CD’si, Türk Halk Müzigi yerel sanatçimiz Ömer Yarsi’nin kitabi, az kullanilan makamlardan eserlerin yer aldigi Sakli Musiki CD’si, Çocuk Sarkilari CD çalismasi, Tanbûrî Cemil Bey Külliyati, Korolar Senligi’ndeki maddi ve manevi destekleri Belediye ile yapilan ortak projeler. “Sanat devletsiz, devlet sanatsiz olmaz.” derim. Devletimizin sanata ve müzige destegi önemlidir. Siz ne kadar yetkin olursaniz olun maddi güçle ve destekle ancak bir seyler üretebiliyoruz, sergileyebiliyorsunuz. Baskanimiza ve çalisma arkadaslarina bir kez daha tesekkür ederiz.Su an üç proje ayni anda yürütülüyor. Emirdagli Halk Asigi Faki Edeer’in CD/kitap çalismasi, Afyonkarahisarli Sair Rüstü Okyar’in siirlerinin bestelerinin yer aldigi “CD çalismasi ve Alti Ciltlik Sanat ve Müzik Ansiklopedisi projeleri alaninda uzman ve kilavuz kisiler, akademisyen ve sanatçilar tarafindan yürütülüyor. Içerisinde edebiyat, Türk Halk Müzigi, Türk Sanat Müzigi, heykel vb. sanat dallarini anlatan bir eser için12 kisilik bir ekip çalisiyor. Kendi içlerinde yaklasik 20-25 kisilik bir alt komisyonlari var. Ümit ederim sadece Afyon için degil ülke kültürü içinde önemli kaynak olacak. Ayni zamanda bu ansiklopedilerin arkasinda CD’leri de olacak. Biz bunun egitimde de kullanilmasini istiyoruz. Örnegin Afyonkarahisar’da ilk, orta ve lisede okuyan bir ögrenci Afyon’un sanatina ve müzigine dair ne merak ediyorsa bu ansiklopedide bulacaktir. Konservatuvarinizda birde Müzik Müzesi yer aliyor. Müzede Türk ve Dünya Müzigi’nden farkli kültürlere ait birçok müzik aleti sergileniyor. Müzenin kurulus sürecini bize anlatir misiniz? Müzenin kurulus süreci çok uzun ama kisaca anlatayim. Isadami Ibrahim Alimoglu Konservatuvarimizin maddi manevi destekçilerinden. Kendisinin ismini yasatmak ve bu yolla tesekkür etmek istedik. Kendi adini tasiyan bir “Çalgi Müzesi”ni Konservatuvarimiz bünyesinde kurma talebimizi Rektörümüz Sayin Prof. Dr. Mustafa Solak’a ilettik, memnun oldu ve destek verdi. Ibrahim Bey’le de görüstük ve kendisi de çok memnun olacagini belirtti. Süreç böylece basladi. Yurdun dört bir yanindan çalgilar toplandi. Almanya’da Sayin W. Ott’un elinde 250 enstrüman oldugunu ögrendik ve bir heyet kendisini ziyaret etti. Olaganüstü bir gelisme yasandi ve Sayin Ott tüm koleksiyonunu bagisladi. Ibrahim Alimoglu Agabey’imizin maddi ve manevi destekleri; Valimiz Irfan Balkanlioglu, Baskanimiz Burhanettin Çoban, Rektörümüz Mustafa Solak ile Sayin Wolfgang Ott’un birlikteligi ile güzel bir eser kazanmis olduk.Halk Sanatçisi Hisarli Ahmet’in, Ömer Yarsi’nin, Abdullah Uluçelik’in vb. çok degerli özel çalgilari ve esyalari basta olmak üzere dünyanin dört bir yanindan 450’ye yakin çalgi müzede sergileniyor. Müzenin atölyesi kuruldu. Bir proje sunduk ve Üniversite yönetimimizin destegiyle “Sesli Rehber” yapilacak. Kulaklikla tüm enstrümanlarin seslerini dinleyebileceksiniz. Ansiklopedisi yapilacak. Müzeyi her yil yaklasik 20.000 kisi ziyaret ediyor. Her yil farkli üniversitelerden “Müzikoloji ve Çalgi Yapim Bölümü” ögrencileri gelerek “Çalgi Bilimi Çalistayi” yapiliyor. Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nin ilk ikisinde gösteriliyoruz. Hedefimiz ise dünyanin en büyük “Müzik Müzesi” olmak. Emegi geçen herkese cani gönülden tesekkür ederim. Müzemiz; sekreterlige basvurarak gün içerisinde ziyaret edilebilmektedir. Konservatuvarimizin faaliyetlerine iliskin biraz kamuoyuna bilgilendirelim dersek neler söylersiniz? 2017-2018 egitim ögretim yilinda 115 konser etkinligi olacak. Hepsinin planlamasi yapildi. Konserlerimize aileleri bekliyoruz. Ayrica; Uluslararasi Marsyas Kültür Sanat ve Müzik Festivali Uluslararasi Hisarli Ahmet Sempozyumu Uluslararasi Sultan Divânî ve Mevlevîlik Sempozyumu Ulusal 23 Nisan Korolar Senligi Ulusal Amatör Çalgicilar Konserleri Nurten Anne Çocuk Sarkilari Yarismasi Afyonkarahisar Müzik Egitimcileri Çalistaylari Hz. Mevlânâ’yi Anma ve Vuslat Törenleri Dünya Ses Günü Etkinlikleri Dünya Koro Günü Etkinliklerini Her yil düzenli olarak gerçeklestiriyoruz. Her yil düzenli olarak ilimizdeki müzik ögretmenlerini topluyoruz. Onlarin akademik ve mesleki gelisimini saglayan tek kurumuz. Baska bir Konservatuvar ve Müzik Egitim Bölümü bunu yapmiyor. 27 Ekim’de tekrar toplandigimizda; Sorunlariniz nedir? Bize düsen nedir? Diye kendileriyle tartisacagiz. Bu kadar bilimsel ve sanatsal etkinligi “sürdürülebilir ve nitelikli” olarak gerçeklestiren baska bir konservatuvar yok. Bu konuda emegi geçen tüm arkadaslarimizi tebrik ediyorum. Faaliyetlerinizin yogun olmasiyla ilgili takdir aldiginiz söyleniyor, dogru mu? Konservatuvarda 4 bölümün olmasi dogal olarak yillik konser sayisini 40-50’ye çikariyor. Bunun disinda gerek ögrencilerimiz gerekse nitelikli ögretim elemani kadromuz gerçekten çalisiyorlar. Geçen seneki konser sayisi yurtiçi ve yurt disinda 112. Bu bir Konservatuvar için önemli. Kurumun merkezinde icra var ve bu ögrenciler sahneye çikarsa kendilerini güvende hissediyorlar. Geçenlerde müdür yardimcim bir rapor verdi. Simdiden 90 konserin planlanmasi bitmis durumda, hepsinin salonlari ayarlanmis, bu da bizi mutlu ediyor. Özetle eger gerçekten öyleyse memnuniyet duyariz. “Insanlara yasarken tesekkür edilmeli.” Derim. “Seni seviyorum.”, “Çalismalarini begeniyorum.”, “Basarilarinin devamini diliyorum.” sözlerini duymak hassas ve duyarli sanatçi kesimini mutlu eder, daha çok motive olur. Bir büyügüm “Aciyi herkes paylasir, önemli olan mutlulugu paylasmaktir.” demisti. Çünkü hasetlik, kiskançlik araya giriyor. Basarilarimiz ve mutluluklarimizi paylasmak çok ama çok güzel bir duygu. Bu duygulari yasayan ve yasatanlara tesekkür ederiz. Afyonkarahisar halkina yönelik olarak etkinlikleriniz var mi? Tüm etkinliklerimiz halkimiza yönelik. Tüm konserlerimiz halka açik ve ücretsiz. 10 yildir çocuk korolarimiz düzenli olarak egitim veriyor. 300’e yakin çocugumuz basvurmus. Çocuk korolarina 300’e yakin basvuru olmasi bir mucize. Yaklasik 250 çocugumuz korolarda söylüyor. Ulusal ve uluslararasi yarisma ve senliklerde basarilar elde ediyor ödül aliyorlar. TSM korosu kuruldu 40’a yakin üyemiz var. AKSAM basta olmak üzere birçok dernekle protokolümüz var ve buralarda egitimci ve ögrencilerimiz görev yapiyorlar.CAKA (Cem Taskin ve Küçük Arkadaslari) projesi kapsaminda 35 çocugumuz keman egitimi aliyor. Türkiye’de bu kadar düzenli ve planli müzik egitimi alan baska bir kurum yok. Yil içerisindeki tüm etkinliklerimize Afyonkarahisarli hemserilerimizi bekliyoruz. Etkinliklerle ilgili bilgilere ise web sitemizden ulasabilirler.