Gözden Kaçırmayın

“SIKMADIK EL, DOKUNMADIK GÖNÜL BIRAKMAYACAĞIZ”“SIKMADIK EL, DOKUNMADIK GÖNÜL BIRAKMAYACAĞIZ”
Cumhuriyet Halk Partisi Afyonkarahisar Milletvekili Av. Burcu Köksal, Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonu Kanunu teklifi ile spora da siyaset karisacagini söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar Milletvekili Av. Burcu Köksal, TBMM Milli Egitim Kültür Gençlik ve Spor Komisyonunda Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonlari Kanunu teklifi hakkinda yaptigi konusmada, spora siyaset bulastirilmamasi gerektigini söyledi . SPOR SIYASETTEN ARINMALI Milletvekili Köksal, “Spor kulüplerini, dernek statüsünden çikarip sirket statüsüne getirmeye kalkilan bir yasayi konusuyoruz ancak buraya baktigimda dernek statüsünden çikarilmak istenmis fakat sikisilan her yerde Dernekler Kanunu'na bir atif yapilmis, Dernekler Kanunu'ndan yararlanilmak istenmis. Mesela 7'nci maddede Dernekler Kanunu'ndan yararlanilmis yani kendi kanununa güvenmeyip sanki Dernekler Kanunu'na gidilmis gibi bende bir izlenim olustu. Mesela dernekler masasina basvuru usulü terk edilmis ama bununla beraber kulübün Bakanliga tescilinden itibaren bir ay içerisinde Içisleri Bakanligina bildirim zorunlulugu getirilmis, bu derneklerde var ama siz "Dernek statüsünden çikariyoruz." deyip bu sefer derneklerle ayni statüde bir islem getirmissiniz buraya, bunu da anlayabilmis degilim. Böyle bir karmasa var, bence kendi mevzuati olan bir spor kulübü tüzel kisisi olusturulabilirdi ama böyle bir sey yapmak varken dernekler mevzuatina tabi bir yapi, adi degistirilerek önümüze getirilmis. Ayri kanunu olan futbol federasyonu da dâhil olmak üzere tüm federasyonlarin idari ve sportif faaliyetlerinde dogrudan Bakanligin yetkili oldugunu görüyoruz yani bunlar hep Bakanlik yetkisine birakilmis. Federasyonlarda üst kurul olusturulmak istenmis ama bu üst kurul, federasyonlari görüs olarak parçalayabilir, federasyonlarda çatismaya neden olabilir, siyasi görüsler ortaya çikabilir buralarda. Biz sporun siyasetten arinmis olmasini istiyoruz çünkü siyaset üstüdür spor, siyaset bulasmamali, böyle bakiyoruz.” dedi. IRTIFAK HAKKI IÇIN TANINAN SÜRE 49 YIL, NEDEN BU KADAR UZUN BIR SÜRE TANINMIS? Spor kulüplerinin kurulus tüzügünün de tanim olarak kanun teklifine eklenmesi gerektigini kaydeden Köksal, “Yine, kanun teklifinde spor kulübünün tanimina baktigimizda, "Bakanlik ve spor federasyonlarinin faaliyetlerinde bulunmak amaciyla Bakanliga tescil yaptiran özel hukuk tüzel kisisi" deniliyor. Simdi, Bakanlik ve spor federasyonlarinin faaliyetinde bulunmak için. .. Yani sadece bu degil ki spor kulüpleri, spor faaliyetinde bulunmak için kurulur spor kulübü. Bugün taninmayan irili ufakli bir sürü kulüp var yani illa bunlara "Bakanlik veya federasyon faaliyetlerinde bulunacaksin." diye kisitlama getirmek de bana göre yanlis. Ayrica, her yerde tüzük kelimesi geçiyor ama tüzük tanimlanmamis. Spor kulüplerinin kurulus tüzügünün de bence kanun teklifine eklenmesi gerekiyor tanim olarak. Yine, spor kulüplerinin sona ermesinin de yargi kontrolüyle yani mahkeme karariyla yapilmasi gerekiyor. 9'uncu madde de belirtilen o sona erme sebeplerinin hemen üstüne "mahkeme karariyla, iste, su su su sebepler tespit edilirse.. ." denilmesi gerekiyor çünkü yargi karari olmadan sadece onlara dayanarak sona erdirmek hukuk devletiyle de çok çelisecek bir durum. Yine, 10'uncu maddede, Bakanlik tasinmazlarinin kira ve irtifak hakki düzenlenmis ancak burada kiralamayla ilgili pazarlik usulünden bahsedilmis yani "pazarlik usulü" deniliyor. Hâlbuki Kamu Ihale Kanunu'nda birçok ihale usulü var yani buna neden pazarlik usulü denilmis, açikçasi gerekçesini merak ediyorum. Yine, irtifak hakki için kirk dokuz yillik bir süre taninmis, kirk dokuz yil çok uzun yani bir insan ömrü için gerçekten uzun bir süre. Niye kirk dokuz yil denilmis? Yani bunun sebebi, gerekçesi ne? Neden kirk yil degil, otuz yil degil, kirk dokuz yil; bunu merak ediyorum . Bence kisi, yükümlülüklerini yerine getirdikçe irtifak hakki devam edebilir, buna bir kontrol mekanizmasi konulur, buna göre gidebilir diye düsünüyorum.” ifadelerini kullandi. SPORCUNUN ALACAGI ISÇININ ALACAGI NEDEN GERIDE BIRAKILIYOR..! Burcu Köksal, “Yine, 24'üncü maddede, Bakanligin alacaklarina öncelik taninmis. Simdi, aramizda hukukçular vardir; isçi alacaklari rüçhanli alacaklardir, iflasta bile birinci derecedeki imtiyazli alacaklardir. Sporcularin alacaklari var; bütün bunlar Bakanliktan daha mi geride olacak yani bu neden? Bakanligin bu kadar mi ihtiyaci var? Yani isçinin alacagi, sporcunun alacagi daha mi geride kalmali? Yani bence burada da bir yanlislik var, bunun da düzeltilmesi gerekiyor. Bir kere kanunen rüçhanli alacak olarak isçi alacaklarinindir öncelik; buna dikkat edilmesi lazim. Bütün federasyonlarin merkezinin baskent Ankara'da olmasi gerekiyor çünkü yarin federasyon baskani degisir, adam kendi memleketine federasyon merkezini tasimaya kalkar. Bu durumda, ayni zamanda federasyon çalisanlari da magdur olur yani bu iste federasyonlarin çalisanlari da var, onlari da düsünmemiz gerekiyor. Ayrica, bürokrasi Ankara'da, Meclis burada, Bakanliklar burada, her sey burada. Neden Ankara degil, bunu merak ediyoruz. Yine, kanun teklifinde olimpik, paralimpik spor dallarinda ilgili olimpiyat oyunlari belirtilmis. Sadece bahsettiginiz 2'nci maddede deaflimpikten bahsediyor ama mesela 28'inci maddenin (4)'üncü firkasinda genel kurullarla ilgili bir hüküm var, orada deaflimpik yok, özel olimpiyatlar yok. "Special Olympics" diye geçer, özel olimpiyatlarin ayri müsabakalari falan da oluyor ama bunlar geçmemis; bunun da mutlaka buraya eklenmesi gerektigini düsünüyoruz.” dedi. SPOR FEDERASYONLARININ MALLARI, HACZEDILEMEZ “ Spor federasyonlarinin mallari, gelirleri devlet mali statüsündedir.” diyen Köksal, “Bunlar haczedilemez. Bu konuda kararlar da var elimizde ama 40'inci maddeyle bunlara haciz olanagi getirilmis. Simdi burada sporcularimiz var, millî sporcular; federasyonlar, uluslararasi arenada Türkiye Cumhuriyetini, bu ülkeyi temsil ederler, böyle bir misyonlari da vardir. Simdi, düsünün, uluslararasi müsabakalardasiniz, yapilacak bir haciz ülkemizin itibarini zedeler yani bu açidan da bakmak gerekiyor, bu is sadece Türkiye için degil yani bir nevi Disisleri Bakanligi gibi çalisir federasyonlar. Bu noktada da bu haczedilemezlik kuralinin korunmasi gerekiyor yani bu haciz noktasini kaldirin lütfen. Dedigim gibi, bir uluslararasi müsabakada olabilecek haciz hepimizin itibarini zedeleyebilir. Yine, 47'nci maddede, Türk Ceza Kanunu'nun yetki alanina giren konulara girilmis; bence yanlis çünkü aslolan Türk Ceza Kanunu'dur, o kanunda düzenlenmis olan kovusturma ve yaptirimlar varken onun yerine bu kanun teklifinde bu derece cezai yaptirimlara yer verilmesi bana göre yanlis. Bu nedenle bu maddenin teklif metninden çikarilmasi gerektigini düsünüyorum. Yine, 48'inci maddede, "Deliller ve bu konuyla ilgili ciddi bir emare bulunursa Spor Toto Teskilati cumhuriyet bassavciligina basvuruda bulunabilir." diyor. "Bulunabilir." olmaz; eger siz bir suç olustugu kanaatindeyseniz, buna iliskin bir deliliniz varsa bulunacaksiniz zaten. Onun "Bulunur." seklinde degistirilmesi gerekiyor çünkü bir suç tespit edip de buna iliskin bir delil, emare gördügünüz takdirde sanki bir seçimlik yetki tanimak yani "ister bulun, ister bulunma." demek olmaz; kanunen zaten suç olarak gördügünüz bir fiille ilgili, bir eylemle ilgili zaten cumhuriyet bassavciligina suç duyurusunda bulunmak zorundasiniz, bu genel hukuk kurallariyla da çelisir. Onun için, oraya "Bulunabilir." hükmünün yerine "Bulunur." yazilmasi gerekiyor bana göre.” diye konustu. ÇISLERI BAKANINA DOGRUDAN KULÜBÜ KAPATABILME YETKISI VERILIYOR! Köksal sözlerine söyle devam etti: “Yine, 16'nci maddede bir ekleme talebimiz var, onu da hemen belirtmeden geçemeyecegim. Orada birinci derecedeki kisimlarla ilgili. .. Burada bakin, 16'nci maddede "esler ile birinci derecede kan ve sihri hisimlar"in da o son (4)'üncü fikraya dâhil olmasi gerekiyor. Burada "Spor kulübü ve spor anonim sirketi yönetiminde yer alanlar, ayni spor dalinda ve ayni ligde faaliyet gösteren baska bir spor kulübü veya spor anonim sirketinin yönetiminde ayni anda görev alamazlar." diyor. Tamam ama buna bir de esler ile birinci derece kan ve sihri hisimlari da tabi etmek gerekiyor. Yine, son olarak, 13'üncü maddenin (2)'nci fikrasi, Içisleri Bakanina dogrudan kulübü kapatabilme yetkisi.. . Simdi, düsünün, Fenerbahçe Spor Kulübünün ‘ben Fenerbahçe örnegini vereyim’ bir yöneticisi bir kovusturma geçiriyor, bütün kulübü cezalandiramazsiniz yani suç ve cezalarin sahsiligi ilkesi vardir hukukta. Bir kisi bir suç isliyorsa, bununla ilgili ceza almissa onun ailesini bile cezalandiramazsiniz. Dolayisiyla, kaldi ki burada bütün kulüp cezalandirilmak isteniyor . Bu da bana göre... Yani sadece o yöneticinin uzaklastirilmasi, o yöneticiye yaptirim uygulanmasi gerekiyor. Bütün kulüp, bütün yönetim, yöneticinin yaptigi bir suçun veya bir hatanin bedelini ödememeli diye düsünüyorum. Umuyorum görüslerimiz dikkate alinir; gerekli iyilestirmeler, düzeltmeler yapilir, eksiklikler tamamlanir.” Afyon HABERI