Gözden Kaçırmayın

İYİ PARTİ’NİN ESKİ BOLVADİN İLÇE BAŞKANI SÜLEYMAN TOKER HASTANEYE KALDIRILDIİYİ PARTİ’NİN ESKİ BOLVADİN İLÇE BAŞKANI SÜLEYMAN TOKER HASTANEYE KALDIRILDI
Kronik agriyla yasamak, baskalarinin hayatlarinda hafife aldigi temel ihtiyaçlar ve basit görevler için günlük zorluklarla karsilasmaktir. Her gün o zorlugu yasamaktir. Astimli ya da KOAH (Kronik Obstrüktir Akciger Hastaligi) hastalarina zor nefes almanin ne demek oldugunu sorsaniz onlar ne cevap verirler acaba? Bütün dünya insanin olsa da saglikli olunmadiginda ya da kisinin sagligi bozuldugunda hiçbir seyin önemi kalmamaktadir. Insan sagliginin kiymetini ancak kaybettigi zaman anliyor. Kronik agri da bu sekildedir aslinda. Her gününü, her dakikani agrili geçirmek, her sabah agrili yataktan kalmak, yattiginiz yatakta bir taraftan bir tarafa agrisiz dönememek, sürekli bas agrisi çekmek, uzun mesafe yürüyememek ya da çarsiya pazara baskasinin yardimi olmadan gidememek gibi...  Bazen baskalarinin yardimi bile ise yaramamakta ve o agriyi vücudunuzda hissetmektesiniz. Hasta tarafindan kronik agriyi tarif etmek, anlatabilmek, hekim tarafindan da tibbi olarak açiklayabilmek öylesine zordur ki toplumun ve birçok hekimin yaptigi yanlislar genellikle kisinin agrisina inanmamak, iyiye gitmedigi ya da iyilesemedigi için farkli olarak damgalanmak dolayisiyla kronik agriyla mücadele edememek veya bas edememekle yargilanmak anlamina gelir. Sonuçta agrinin nedeni tespit edilemediginde hekim, hasta yakinlari ve hatta hasta da psikolojisinin bozuldugu damgasini yer . Tabiki agrinin psikolojik yönü vardir ancak agrinin nedeni her tespit edilemediginde bunu psikolojiyle iliskilendirmek bu isin en kolay yolu bence. Ya agrinin nedenini tibben açiklayamiyoruzdur ya da yanlis tani üzerine odaklaniyoruzdur. Bu durum hastada zamanla zayiflamis ruh sagligina sahip olmaya ve kaybolmus bir benlik saygisi ile yasamaya, okul veya isten devamsizliga, aile içi ve sosyal iliskilerin bozulmasina ve birçok sosyoekonomik dezavantaj anlamina gelir. Son yillarda kronik agri hakkinda ortaya çikan çalismalarda, vücuttaki organlarin ve dokularin yaralanmasini takiben aktivitenin azaltilmasini öneren yaygin kronik agri algisini çürütüyor. Bunun yerine, kronik agri siklikla anormal nöral sinyallesmenin bir ürünüdür yani normal bir sinir iletiminin bozulmasidir ve biyopsikososyal boyutlari olan kisinin psikolojik ve mental durumunun da gözetildigi ilaç ve girisimsel agri tedavilerinin birçok bransla beraber yürütüldügü karmasik bir tedavidir. Birçok hekim ve hasta tedavi seçenekleri konusunda bilgi sahibi degildir; dolayisiyla sadece tek ilaç tedavisine güvenerek kronik agriyi tedavi etmeye çalismaktadirlar. Sinirli kanita dayali tip bilgilerine ragmen, maliyetli nöromodülasyon (sinir sisteminin elektrikle uyarilmasi) tekniklerinin kullanimi da giderek artiyor. Ilaçlara veya cihazlara asiri bagimlilik olusmasi, agresif medikal endüstri pazarlamasi, fizyoterapi veya psikoloji gibi çok disiplinli hizmetlere erisim eksikligi ve zorlugu, daha kisa ve özensiz konsültasyonlar Kronik agriyi çözmede karsilasilan zorluklardir. Düsük gelirli ve orta gelirli ülkelerde, kirmizi reçeteli ilaçlara sinirli erisim, kirmizi reçeteli ilaçlari kullanim korkusu ve agriyla ilgili kültürel inançlar diger engellerdir. Opioid (kirmizi reçeteli ilaç) krizi, iki açidan önemlidir. Hasta açisindan bakildiginda hastalari öfkeli, terk edilmis ve daha baska yapacak bir seylerin olmadigi fikrine kapilmasi, bu ilaçlar fayda vermez ise agri ve aci ile hayatlarini nasil sürdürecegi düsünceleri nedeniyle daha fazla damgalanmis hissettirir. Icra makamlari açisindan ise tüm opioid reçetelemelerini engelleme ya da daha siki kontrol etmeye yönelik klinik ve düzenleyici girisimleri harekete geçirir. Dogru dengenin saglanmasi gerekiyor. Bazi insanlar için (örnegin kanser agrisi olanlar) çogunlukla opioid türevi ilaçlarin kullanimi gerekli olabilirken digerleri için opioid reçetesinin kaldirilmasi veya sinirlandirilmasi belki de uygun olabilir. Ancak her iki yolda, dogru ilaç güvenlik önlemleri ile desteklenmesi ve ihtiyaç oldugunda bagimlilik tedavisi ile çok kapsamli bir tedavi planina geçebilmelidir. Kronik agriyi yeniden degerlendirmek gerekiyor. Hekimler kronik agrili hastalara faydali olmak istiyorlarsa ona hiç süphemiz yok, agrinin tamamen giderilmesinden ziyade hastalarin agrilarini anlamak, hastalarin beklentilerini degistirmek, islev ve yasam kalitesine öncelik veren gerçekçi, kisisellestirilmis hedefler belirlemelerine yardimci olmak için ekip çalismasina yönelmeleri kritik öneme sahiptir. Ortak karar verme, tedavi seçenekleri ve risk-fayda orani hakkinda daha incelikli tartismalarla insanlarin agrilarini yönetmelerini saglayabilir. Hastalar kendilerine inanilacaklari, saygi duyulacaklari, desteklenecekleri ve bir tedavi ise yaramazsa suçlanmayacaklarina dair güvenceye ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle dil, etkilesim ve tesvik etmek için güçlü bir araçtir. Hastalarla etkili bir biçimde konusulmalidir. Kronik agri tedavisi düsük gelirli ve gelismekte olan ülkelerde agri kliniklerinin yoklugu nedeniyle zordur. Iyi egitimli, çok disiplinli saglik çalisanlarindan olusan genis bir ekip tarafindan saglanan tasarimla, toplum içinde temellendirilmelidir. Daha karmasik vakalari desteklemek için agri klinikleri ile irtibat saglanmalidir. Örnegin Temel Agri Yönetimi kursunun 60'tan fazla ülkede faydali oldugu kanitlanmistir.   Kronik agri hakkinda yapilacak bilimsel çalismalar tedavide kullanilacak yöntemlerin faydalari, zararlari ve maliyetlerini kapsayan klinik çalismalarin ayni zamanda hasta önceliklerini de içermesi gerekiyor. Epidemiyolojik ve nüfus çalismalari, bulasici olmayan hastaliklar, saglikli yaslanma ve rehabilitasyon ile bütünlestiren etkili ve uygulanabilir çözümler aramalidir. Saglik Politikalarini yapanlar ve düzenleyenler, bu konuda bir seyler yapmamanin yani eylemsizligin maliyetini görerek kronik agriya öncelik vermelidir. Daha genis halk kitlelerinde kronik agri konusunda farkindaligi artiracak ve yanlis anlamalari ortadan kaldiracak önlemlere ihtiyaç vardir. Kronik agri gerçektir.Daha ciddiye alinmayi hak ediyor. Afyon HABERI