Gözden Kaçırmayın

EYLÜL AYI BELEDİYE MECLİS TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİBELEDİYE MECLİSİ TOPLANDIEYLÜL AYI BELEDİYE MECLİS TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİBELEDİYE MECLİSİ TOPLANDI
Çok yakin bir zamanda 95. kurulus yildönümünü kutlayacagimiz Cumhuriyetimiz ve milli devlet yapimiz büyük saldirilarla karsi karsiyadir.   Agir bedeller ödeyerek kurdugumuz ve bugünlere tasidigimiz Devletimizin bu cografyadaki varligi, millet olma özelligimiz ve etrafinda kenetlendigimiz degerlerimizin korunmasiyla mümkündür. Nitekim daha birkaç yil önce, adina “Çözüm Süreci” denilen, gerçekte ise çözülüm süreci olan birtakim uygulamalarla milli kimligimiz yok edilmek istenmis, bu topraklardan Türk adi silinmeye çalisilmistir.     O dönemde milli degerlerimizin içinin bosaltilmasinin, milli kimligimizin yok edilmesinin, bizleri tek bir millet olarak bir arada tutan degerlerin yagmalanmasinin karsisinda durmus, sürecin ülkemizi bir felakete sürüklemekte oldugu gerçegini haykirmistik. Bu rezaletler zincirinin bir halkasi da 1933 yilindan beri okullarimizda okutulmakta olan Andimizin kaldirilmasi olmustu. Nitekim, yasadigimiz aci tecrübeler sonunda, yanlis yoldan dönüldü ama bu yanlislar, hendek operasyonlarinda 793, Firat Kalkani Harekati’nda 71 ve Zeytin Dali Harekati’nda 53 vatan evladinin sehadetine mal olurken içimizde de onulmaz ve unutulmaz yaralar açti. Hatirlanacagi üzere o tarihlerde gerek bireysel gerekse Türk Egitim-Sen olarak açtigimiz davalarla, sözde Çözüm Sürecinin bir parçasi olan Andimizin kaldirilmasini, Danistay nezdinde yargiya tasimistik.   Nitekim Danistay 8. Dairesi de 24.04.2018 tarihli karariyla Ögrenci Andini kaldiran islemi hukuka aykiri bularak, 1933 yilindan 2013 yilina dek 80 yil boyunca okullarimizda okutulan Andimizin yeniden okutulmasinin önünü açti.   Ama ne hikmetse bir anda ülkemizde kiyamet koptu; ne kadar açilimci ne kadar çözülümcü varsa meydanlara firlayip, Andimiz üzerinden yeniden Türk milli kimligine karsi saldiriya geçti.     Bu kesim, içinde yasattigi Devletin kurucu degerleriyle hesaplasma arzusunu, Ögrenci Andinin irkçi söylemler içerdigi safsatasi ile gizleme çabasi içine girdi.   Halbuki, Danistay kararinda aynen su ifadelere yer vermistir: “Metinde yer alan kavram ve ilkeler, Anayasamizda anlamini bulan kavram ve ilkeler oldugu gibi milli egitim sistemimizin Kanun ve Yönetmelikte belirlenen temel amaçlarini da ortaya koymaktadir.”   Yani yargi karari dedi ki; Ögrenci Andi ayristirici degil bilakis Türk milli kimligi olusturulmasi açisindan birlestirici bir unsurudur.   Kaldi ki bu karar, Danistay’in Ögrenci Andi konusunda verdigi ilk ve tek karar degildir. 2002 yilindan beri Andimizin kaldirilmasi için açilan pek çok davada Danistay, Ögrenci Andi’nin kaldirilmamasi yönünde görüs bildirmistir.   Bu süreçte özellikle 2009 yilinda Millî Egitim Bakanligi’nin Ögrenci Andi ile ilgili yaptigi savunma, hepimizin görüslerine tercüman olmaktadir.   Millî Egitim Bakanligi’nin, 2009 yilindaki Andimizla ilgili bu savunmasini hiçe sayarak Danistay’in kararina itiraz etmesi bizleri ayrica üzmüstür.    Devlette devamliligin bir geregi olarak Millî Egitim Bakanligi’nin 2009’daki görüslerine uygun davranmasini, itirazindan vazgeçerek okullarda Ögrenci Andi’nin yeniden okutulmasi için gerekli düzenlemeyi yapmasini beklemekte ve istemekteyiz.      Degerli arkadaslar,   Danistay’in Ögrenci Andi kararina ilk tepki gösterenler arasinda bir de adi memur sendikasi olan ama yaptiklari sendikacilikla bagdasmayan bir kurulus var.   Bunlar iki yilda bir ortaya çikar, memuru toplu sözlesmede pazarlar, sonra iki yil boyunca ortalarda görünmezler.   4+3,5 zamma imza atip 24,5 enflasyona karsi gikini çikarmazlar.   Memurlar ek gösterge beklerken tek kelime edecek takati göstermezler.     Dolar 7 TL’ye ulastiginda, alim gücünün korunmasina karsi bir tedbir önermezler.   Mülakat denen kiyim sistemiyle hak yenirken sus pus olurlar.   Aileleri parçalanmis sözlesmeli personel için tek kelime etmezler.   Memurun, sözlesmelinin, emeklinin magduriyetlerini sorun etmezler.   Ek zam istemeye hiç cesaret edemezler.   Kisacasi memur sorunlarina karsi kafalarini kuma gömer ama is, Türk düsmanligi oldu mu, girdikleri delikten bir anda firlar, 81 ilde basin açiklamasi yaparlar.   Bunlar Andimizi, Türkiye Cumhuriyeti ve Devletimizin kurucu kadrosuyla hesaplasmanin araci yaparlar.   Kiymetli kamu görevlileri sözüm sizedir,   Artik gerçegi görmenin zamani gelmedi mi?   Daha ne kadar Devletimizle, Devletimizin kuruculariyla, Türklükle, milli kimlik ve birligimizle sorunu olan bu zihniyete destek vermeye devam edeceksiniz?   Konu memur oldugunda rahat koltuklarindan kalkamayanlar, is milli degerlerimize ve kavramlarimiza savas açmaya geldiginde, ihanet bayragini kapip en önde meydanlara kosuyorlar.   Çözüm sürecinin akilleri, bölünme sürecinin yol basçilari, FETÖ’cülerin hamileri bunlar degil miydi?   Milli ve manevi degerlerine önem veren tüm kamu görevlilerini artik maskesi düsmüs, desifre olmus, tescilli memur düsmani bu sendikalardan istifa etmeye ve Konfederasyonumuz çatisi altinda birlik olmaya davet ediyorum.   Bunlar diyorlar ki, “Türk’üm demekle Türk olunmaz.”   Dogrudur Türk’üm demekle Türk olunmaz, ancak bilmiyorlar ki, Türk’üm demeyi engelleyerek de Türk milleti yok olmaz.   Demokrasi adina, bu topraklardan Türk kimligini kazimaya çalisanlarin, bir milliyeti olmayan ABD’de, 1892 yilindan beri okullarda okutulan baglilik yemininden haberleri yok mudur?   O yeminde, bölünmez vatana, tek millete, bayraga ve devlete baglilik yer almaktadir.     Türk milletini öz yurdunda garip birakma, öz vataninda parya yapma gafletine düsen ve Türk milli kimligini yok edebilecegini sanan, 81 ilde Andimiza karsi eylem yapan bu sendika ve bu anlayis, çok kisa zamanda bu milletin Ergenekon’dan çikarcasina Türklüge kostuguna, Türk kimligine sarildigina da sahit olacaktir.   Anayasamizin 66. maddesi, “Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaslik bagi ile bagli olan herkes Türk’tür.” der.    Öyle ise Türklük, bu ülkede yasayanlarin üst kimligi, birliginin adi ve anahtaridir.   Almanya’da yasayana Alman, Fransa’da yasayana Fransiz, Italya’da yasayana Italyan deniyorsa, herkes bilsin ve kabul etsin ki, bu topraklarda yasayana da Türk denir. Türk denecektir!   Son yillarda herkesin diline pelesenk olmus; “Tek vatan, tek devlet, tek bayrak, tek millet” diyorlar.   Biz de soruyoruz, o tek milletin adi yok mu? Neden adini koymuyorsunuz? Kimden çekiniyor, neden gocunuyorsunuz?   Abdurrahim Karakoç’un dedigi gibi;   “Bindirmisler bir gemiye Rotasindan yok Korkuyor Türk’üm demeye Atasindan yok!” Ne yazik ki, Türklügün etnik bir unsur oldugunu iddia edenler, Ögrenci Andi ile Milli Marsimizi karsi karsiya getirerek tehlikeli bir ayrimciliga girismektedir.   Bilinsin ki Mete Han da bizim, Oguz Kagan da bizim; Alparslan da bizim, Kilinçarslan da bizim; Abdülhamit de bizim, Atatürk de bizim; Hira Dagi da bizim, Tanri Dagi da bizim; Milli Mars da bizim, Andimiz da bizimdir.   Bizi bizle sinamaya, bizi bizle çatistirmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.     Sairin dedigi gibi;    “Her sey akar; su, tarih, yildiz, insan ve fikir Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir”   Oluklardan kirli fikirlerini akitan sözde sendikalara sesleniyoruz:   Bilinsin ki biz, milliyetinden gocunmayan, Türk olmaktan gurur duyan, Türkoglu Türkleriz.    Gerekirse her sabah önce sehadet getirir, sonra çocuklarimiza Andimizi biz okuturuz.   Siz ise çocuklarimiz Türk’üm, dogruyum, çaliskanim demesin diye eylem yapan sendika olarak tarihe geçeceksiniz.   Bir milletin gelecegi, o milletin kökleri ile sekillenir.   Mazisinden, milli ve manevi degerlerinden koparilmis milletler yok olmaya mahkûmdur.   Bugün milletimizi köklerinden kopararak tarihini, atasini unutmus, dostunu düsmanini bilmeyen, gelecegi göremeyen bir toplum yaratma arzusu, bir anda yeniden hortlamistir.     Ne olursa olsun bu girisimler Türk milletinin; Tek Vatan, Tek Devlet, Tek Millet, Tek Dil, Tek Bayrak ülküsü karsisinda yok olmaya mahkûmdur.   Inaniyorum ki Türk memuru, içinden çikan ve kendisine cephe alan bu mankurtlasmis sendikalari da bertaraf edecektir.   Ruhunu Islâm’dan, mücadele gücünü damarlarindaki asil kandan alarak, milli ve manevi degerlerimizden bir an olsun kopmadan, Türklük suurundan en ufak bir sapma göstermeyen Türk milletinin hafizasindan, andimizi söküp çikaramayacaksiniz.        Türk kimligini yok etme gayreti içinde, her türlü fitneye basvuranlara inat, biz iste burada bir kez daha haykiriyoruz:   Türk’üm, dogruyum, çaliskanim. Varligim, Türk varligina armagan olsun! Ne mutlu Türk’üm diyene!   Kamuoyuna saygiyla duyurulur.                                                                                      Nizamettin SENOL                                                                                Türk Egitim -Sen Sube Baskani