Gözden Kaçırmayın
MÜHİMMAT PATLAMASI ŞEHİTLERİ 14 YIL SONRA DUALARLA ANILDI1917 Balfour Deklerasyonu’yla Yahudi göçlerine açılan ve ardından İsrail’in işgal vesaldırılarına maruz kalan Filistin, 7 Ekim’den bu yana tarihin gördüğü en ağır soykırımıyaşamaktadır. Yüzde 70’ten fazlasını kadın ve çocukların oluşturduğu, 50 bine yakın kişininşehit olduğu, 100 bine yakın kişinin yaralandığı, 70 binden fazla binanın yerle bir edildiği, 2milyon insanın yerlerinden edildiği Gazze, insanlık âleminin utanç tablosudur. Başta İslamülkeleri olmak üzere, kınamanın ötesine geçilmemesinden cesaret bulan işgalciler her geçengün daha da çirkinleşmektedir.
BM’nin temel kuruluş felsefesi sayılan ve dünya ülkeleri tarafından değer olarak kabuledilen Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi, Soykırım Sözleşmesi, Roma Sözleşmesi’ne atıflaİnsanlığa Karşı Suçlar, Cenevre Sözleşmeleri, Çocuk Hakları Sözleşmesi gibi metinler, sadecekâğıt üzerinde kalmış ve defalarca yok sayılmıştır.Bugün itibariyle, Gazze’ye karşı başlatılan soykırımın birinci yılı doldu. Sonuç;bölgenin tamamı yerle bir edilmiş durumda ve bölge halkının en az yüzde 2’si artık hayattadeğil... Psikolojik desteğe ihtiyaç duymayan çocuk neredeyse yok.
Çocuk HaklarıSözleşmesi’yle çocuklara vaat edilen hakların tamamı, işgalcilerin postalları altında ezilmekte.Hatta henüz anne karnındaki çocuklara karşı bile soykırım uygulamaları yapılmakta.Her çocuk fiziksel ve duygusal sömürüden azat olmalıdır. Yaşına göre eğitim alabilmeli,sağlık olanaklarından ve sosyal imkânlardan faydalanabilmeli, kimliğini ve vatandaşlıkhaklarını alabilmelidir. Anne babasıyla ve yakınlarıyla yaşayabilmeli, her türlü tehlikeye karşıgüven içinde olmalı, akranlarıyla koşup oynayabilmeli, özgüven duyabilmeli ve ailesinin maddîmanevî bütün imkânlarından istifade edebilmelidir.
Çocuk Hakları Bildirgesi’ne göre bütünbunlar, bir çocuğun en doğal hakkıdır.
Ne var ki Filistinli çocuklar bu tabi haklarından tamamenmahrum durumdalar ve onlar adına temenni ettiğimiz güzel hayattan nasiplenemiyorlar.Filistin, küçücük yaşta tutuklanarak askerî mahkemelerde yargılanan, bitmek bilmeyenbombalamalardan ve saldırılardan dolayı sürekli ölüm ve yaralanma tehlikesiyle baş başa kalançocukların ülkesidir.Filistin, tahminlere göre 30 bini aşkın çocuğun yetim, 20 bine yakın çocuğun darefakatçisiz kaldığı bir ülkedir. Gidecekleri bir hastaneleri kalmayan ve ilaç bulamayançocukların ülkesidir Filistin. Hâlbuki hastaneler ve sağlık merkezleri, savaş ortamlarında biledokunulmazlığı olan en önemli mekânlardır. Fakat İsrail, bu dokunulmazlığı da çiğnemiş vebütün hastaneleri ve ambulansları vurmuştur.Bugün 2 milyarlık İslam âleminin ve 8 milyarlık dünya nüfusunun cevap vermesigereken tek soru şudur: 17 yıldır havadan, karadan ve denizden İsrail ablukası altında bulunanGazzeli çocuklara, nefes alacakları bir koridor açabilir miyiz?Bu saldırılara ve hak ihlallerine karşı asla susmayacağız. Çünkü zulme rıza zulümdür.Peygamber Efendimiz (sav) “Kim bir kötülük görürse eliyle değiştirsin.
Şayet eliyledeğiştirmeye gücü yetmezse diliyle değiştirsin.
Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyledüzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.”1 buyurmaktadır.1 Müslim, Îmân 78; Tirmizî, Fiten 11; Nesâî, Îmân 17.Ekranlarda gösterilen kolsuz bacaksız çocukları, kucağında henüz şehit olmuş evladınıtaşıyan anneleri, çaresiz yaşlı insanları izleyip durmak yerine artık zalim İsrail ve yandaşlarınakarşı daha tesirli bir boykot uygulaması yapmak zorundayız.Bugün burada Filistinli çocukların, annelerin ve zulüm altındaki bütün kardeşlerimizinseslerini duyurmak ve onların haklarının teslim edilmesi ve bu zalimce saldırıların ve işgalinsonlandırılması için “Filistinli Çocuklar İçin Çiz” etkinliğinde bir araya geldik.Çocuklarımızın ve gençlerimizin dualarını, güzel temennilerini ve zalimlere karşıduruşlarını tuvallerimize resmettik.
Rabbimizden niyazımız, bu zulüm ve işgalin tez vakitte sonbulmasıdır. Sadece Filistin’deki çocukların değil; Doğu Türkistan, Afganistan, Keşmir, Arakan,Ukrayna, Sudan ve Yemen’deki bütün çocukların özgürce oyun oynayacakları, kendilerinigüven içerisinde hissedecekleri güzel günlere kavuşmasıdır.Bu anlamlı etkinliğe katılan bütün STK’lara, gönüllülere ve kardeşlerimize teşekkürederiz.




Yorumlar
Yorum Yap