Gözden Kaçırmayın
14 Mayıs 1950 Seçimleri'nin yıl dönümü, biz Demokratlar için "Demokrasi Bayramı" kutlu olsun.Bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde; sosyal devletin tasfiyesine ve kamu emekçisinin geleceğinin çalınmasına karşı sesimizi yükseltiyoruz. Yaşadığımız kriz tesadüf değildir; "devletin küçülmesi" safsatasıyla kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin ve uluslararası sermayeye verilen taahhütlerin bir sonucudur. Kamu Yönetimi Temel Reformu ile başlayan bu süreçte hizmetler paralı hale gelmiş, yurttaşlar düşük emekli aylıklarına mahkûm edilmiş, kamu emekçileri hem güvencesizleştirme hem de geleceksizleşme politikalarına mahkum edilmiştir.
2006 yılında "reform" ve "devrim" sloganlarıyla kurulan SGK, gelinen noktada bir şirket gibi yönetilerek toplumun sırtından kâr etmeye odaklanmıştır. Kurum bütçesi özel sağlık sektörüne ve ilaç tekellerine kaynak aktarmanın aracı haline getirilirken; vatandaşın ilaca ve tedaviye erişimi zorlaşmış, hizmet kalitesi düşmüştür.
Ülkede artan kayıt dışı istihdam ve SGK bütçesinin sermayeye peşkeş çekilmesinin sonucu olarak sosyal güvenlik kapsamının giderek daraldığını rakamlarla göstermektedir:
- Aktif-Pasif Dengesi: 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 26,3 milyon aktif sigortalıya karşılık, 17 milyon emekli ve hak sahibi bulunmaktadır.
- Bakmakla Yükümlü Olunanlar: Sistemde 33,8 milyon kişi "bakmakla yükümlü" statüsündedir.
- Aktif/Pasif Oranı: 2024 başında 1,63 olan bu oran, 2026 itibarıyla 1,62’ye gerileyerek kritik eşiğin altına düşmüştür.
- Güvence Yoksunluğu: Sigortalıların toplam nüfusa oranı %89,7 görünse de çalışanların nüfusa oranı sadece 0,48'dir; yani toplumun yarısı gerçek bir güvenceden yoksundur.
Emekli Aylıklarında Erime:
İktidarın politikaları, emekli aylıklarını asgari yaşam standartlarının altına itmiştir. Emekli aylıkları; 2003 yılında asgari ücretin %36 üzerinde iken, bugün asgari ücretin %22 altına düşmüştür.
Sosyal Güvenlik Yerine; "Her Koyun Kendi Bacağından Asılır" Düzeni
Zorunlu BES ve Cumhurbaşkanlığı Stratejik Planı’nda yer alan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) gibi uygulamalarla, anayasal bir hak olan kamusal emeklilik adım adım tasfiye edilmek istenmektedir.
Seyyanen dâhil ek ödemeler emekliliğe sayılmazken, maaşlardan yapılmak istenen %3'lük kesintiler ve devlet teşvikleri aracılığıyla emekçinin sırtından özel fonlara kaynak aktarılması, "her koyun kendi bacağından asılır" mantığının bir dışavurumudur. Oysa devlet, kendi eliyle yarattığı bu "yasal kayıt dışılığa" son verip tüm ek ödemeleri emekli keseneğine dâhil etse, memurlar önceden olduğu gibi ücretine oranla hak ettiği emekli aylığını alabilecektir. Oysaki kamu emekçileri bugün yasal kayıt dışılık nedeniyle emekli olamamaktadır.
2008’de yürürlüğe giren 5510 sayılı yasa ile 01.10.2008 tarihinden sonra atanan yaklaşık 2,5 milyon kamu emekçisi, birçok hak kaybının yanı sıra emeklilikte de açlığa mahkûm edilmiştir:
- ABO Kaybı: 2008 öncesi 25 yıl çalışan bir emekçi için Aylık Bağlama Oranı (ABO) %75 iken, yeni yasada bu oran %50’ye çekilmiştir.
- Güncelleme Katsayısı: Eskiden primler güncellenirken ülke büyüme hızının %100’ü hesaba katılırken, bu oran %30’a düşürülerek emekli aylıkları enflasyona mahkûm edilmiştir.
- Meslek ve Kariyer Etkisinin Kaybolması: 5434 sayılı yasada mesleki unvanlar (VHKİ, Müdür, İMD, Gelir Uzmanı, Katip, Hakim, Doktor, Öğretmen vb.) emekli aylığını doğrudan etkilerken, 5510 sayılı yasada unvanın önemi kalmamış; aylık sadece "ortalama prime esas kazanca" indirgenmiştir.
- Alt Sınır: Emekli aylığı alt sınırı, ortalama aylık kazancın %35’ine düşürülerek fiilen kaldırılmıştır.
- Emeklilik Yaşı: 2008 sonrası sisteme girenler için emeklilik yaşı kademeli olarak 65’e yükseltilmiştir. Bu durum, daha uzun süre çalışma zorunluluğuna rağmen daha düşük aylık alınması sonucunu doğurmaktadır.
SGK ve İŞKUR Emekçilerine Yönelik Hak Gaspları ve Tutulmayan Sözler
EYT sürecinin tüm iş yükü omuzlarına yüklenen SGK emekçilerine verilen sözler tutulmadığı gibi, 666 sayılı KHK ile gasp edilen hakları, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına rağmen iade edilmemektedir. 2011 yılından bu yana SGK ve İŞKUR bünyesinde görev yapan emekçilerin; ikramiyeleri, ek ödemeleri ve havuz paraları hukuksuz bir şekilde ellerinden alınmıştır.
Bununla da yetinilmemiş; personelin en temel kazanımları olan servis ve yemek haklarına dahi göz dikilmiş; uzmanlık hakkı verilmemiş ve 3600 ek gösterge sözü tutulmamıştır. Yoğun iş yükü altında ezilen, hakları tırpanlanan ve talepleri görmezden gelinen SGK ve İŞKUR emekçileri artık "yeter" demektedir.
Kamuda Kayıt Dışı Ücrete Son: "Tam Sigorta" Kampanyamız
Memur maaşının yarısından fazlasını oluşturan kalemler (ek ödeme, seyyanen zam vb.) prime esas kazanca (PEK) dâhil edilmeyerek "yasal kayıt dışılık" sürdürülmektedir. Bu durumun sonuçları şöyledir:
- SGK Zararı: Bu durum SGK'yı yılda yaklaşık 450 Milyar TL gelirden mahrum bırakmaktadır.
- Seyyanen ödemelerin emekliliğe yansıtılmaması nedeniyle, bir emekçinin birikmiş aylık ve ikramiye kaybı 900.000 TL bandına ulaşmıştır.
Kamu emekçilerinin maaşının yarısından fazlasının kayıt dışı bırakılmasına karşı; 657 sayılı DMK ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nda yapılması gereken düzenlemelerle ilgili yasa teklifimizi TBMM’de muhalefet partilerine sunduk. Buradan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na ve hükümete sesleniyoruz: Bu kayıt dışılığın nedeni sizin kök ücret modelinizdir. Bu durum kamu emekçileri en düşük emekli aylığına mahkûm etmekte hem de birçok hak kaybına neden olmaktadır. Hazırladığımız yasa taslağına destek verin.
Hükümet bu yasal düzenlemelere engel olur ise aşağıdaki taleplerle tüm kamu emekçilerini iş yerlerinde örgütlenmeye ve ortak mücadeleye çağırıyoruz.
TALEPLERİMİZ:
- Tam Sigorta: Seyyanen zam dâhil tüm ek ödemeler Prime Esas Kazanca dâhil edilerek emekliliğe yansıtılmalıdır.
- 666 Sayılı KHK Mağduriyeti: SGK ve İŞKUR emekçilerinin gasp edilen ikramiye ve ek ödemeleri derhal iade edilmelidir.
- ABO ve Refah Payı: Aylık Bağlama Oranı (ABO) yeniden %75’e çıkarılmalı; büyüme hızının %100'ü güncelleme katsayısına dâhil edilmelidir.
- Taban Aylık: En düşük emekli aylığı, çalışan en düşük memur maaşından az olmamalıdır.
- 3600 Ek Gösterge: Verilen sözler tutulmalı, 3600 ek gösterge ayrım yapılmaksızın tüm kamu emekçilerine uygulanmalıdır.
Çalışırken yoksullaşmaya, emeklilikte sefalete hayır!
Kamuda kayıt dışı ücrete son, Tam Sigorta istiyoruz!
BÜRO EMEKÇİLERİ SENDİKASI (BES)
Ali İhsan Orhan - Büro Emekçileri Sendikası (BES) Afyonkarahisar İl Temsilcisi






Yorumlar
Yorum Yap