Gözden Kaçırmayın

KGK Yerel Medya Meclisi İstiklal Merkezi’ni ziyaret ettiKGK Yerel Medya Meclisi İstiklal Merkezi’ni ziyaret etti

Boşanma aşamasındaki çiftleri ve hukuk dünyasını yakından ilgilendiren emsal nitelikte bir yargı kararı alındı. Yargıtay, boşandığı eski eşiyle benzer gelir seviyesine sahip olan ve düzenli kazancı bulunan kadına yoksulluk nafakası ödenmesini hukuka aykırı buldu.

İstanbul'da yaşayan bir çift, karşılıklı boşanma talebiyle yargıya başvurdu. Dava sürecini yürüten Bakırköy 13. Aile Mahkesi, eşler arasındaki evlilik birliğinin temelden sarsıldığı kanaatine vararak tarafların boşanmasına karar verdi. Yerel mahkeme, boşanma hükmüyle birlikte kadına yoksulluk nafakası bağlanması yönünde karar açıkladı.

Ancak dava dosyasının temyiz incelemesini gerçekleştiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin verdiği bu kararı mercek altına alarak bozdu. Yüksek mahkeme, tarafların mali durumlarının incelenmesi sonucunda nafaka kararına dair kritik hukuki değerlendirmelerde bulundu.

TMK MADDE 175 VURGUSU VE YOKSULLUK ŞARTLARI

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından yapılan değerlendirmede, boşanan tarafların gelir düzeylerinin birbirine yakın ya da denk olması hususuna dikkat çekildi. Kadının düzenli bir gelirinin bulunması ve eski eşiyle benzer bir kazanç seviyesinde olması durumunda, yoksulluk nafakası şartlarının oluşmadığı belirtildi.

Kararın gerekçesinde Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 175. maddesine atıfta bulunuldu. Kanun maddesinde düzenlenen yoksulluk koşullarının, geliri eşiyle eşit seviyede olan ve düzenli bir kazancı bulunan taraf için geçerli sayılamayacağı vurgulandı. Yüksek mahkeme, mevcut koşullar altında kadına yoksulluk nafakası verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğine hükmederek yerel mahkemenin kararını bozdu.

EMSAL KARAR BOŞANMA DAVALARINI NASIL ETKİLEYECEK?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin imza attığı bu karar, benzer durumdaki tüm boşanma davaları açısından emsal teşkil ediyor. Alınan karar doğrultusunda, boşanma sürecinde tarafların mali imkanlarının ve gelir dengelerinin titizlikle analiz edilmesi gerekliliği bir kez daha ön plana çıktı.

Gerek yerel mahkemelerin bundan sonraki yargılama süreçlerinde gerekse devam eden boşanma davalarında, eşlerin gelir eşitliği ve düzenli kazanç durumları yoksulluk nafakası taleplerinde belirleyici bir kıstas olarak değerlendirilecek.

Anadolu Ajansı kaynaklı habere göre, yüksek yargının bu hamlesi aile hukuku uygulamasında tarafların ekonomik dengelerinin göz önünde bulundurulması esasını güçlendirmiş oldu.