TEMA Vakfi, TBMM Baskanligina sunulan ‘Elektrik Piyasasi Kanunu ile Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun Teklifi’nde 6. maddeye dikkat çekiyor.
Kabul edilmesi halinde maden sirketlerinin ruhsat alani disina tesis kurmasinin önünü açacak olan 6. madde degisikligi ile Türkiye’nin ormanlari, tarim alanlari, meralari, içme suyu havzalari ve kiyilari da madencilik tesisi içinde yer alabilecek.
‘Elektrik Piyasasi Kanunu ile Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun Teklifi’ 5 Ekim 2020 tarihinde TBMM Baskanligina sunulmustu.
Ilerleyen günlerde Meclis Genel Kurulu’na gelmesi beklenen kanun teklifi, enerji piyasalari ile birlikte madencilige yönelik degisiklikler de içeriyor.
TEMA Vakfi’nin ilk günden itibaren takip ettigi Maden Kanuna yönelik degisiklikler içinde özellikle 6. Madde degisikligi öne çikiyor.
Tasarinin 6. maddesi önerilen hali ile kabul edilirse bugüne kadar maden ruhsat alani sinirlari içinde yürütülen madencilik faaliyetlerinden bir kismi artik isletmelerin ruhsat alani disinda da yürütülebilecek.
Konuyla ilgili açiklamalarda bulunan TEMA Vakfi Yönetim Kurulu Baskani Deniz Ataç; “Söz konusu olan 47 maddelik yeni kanun teklifinde daha önce 3. ve 5. maddelere dikkat çekmistik. Bu maddelere yönelik olumlu adimlar atilmis ve maddelerde degisiklige gidilmisti. Atilan bu olumlu adimlari büyük mutluluk ve tesekkür ile karsiladigimizi belirtmek isterim. Ancak, tam da tasariya iliskin olumlu adimlar atilmisken ayni toplantida, tasariya yine Maden Kanunu’nda degisiklik yapilmasini öngören 6. maddenin eklendigini ögrendik. Ne yazik ki eklenen bu degisiklikle maden sirketlerinin ruhsat alani disina tesis kurmalarinin önü açiliyor. Mevcut uygulamada madenlerin çikarilmasi ve isletilmesine dair faaliyetler ruhsat sinirlari içinde yürütülüyor.
Ruhsat alanlari çogu zaman doga ve yasam alanlari ile su varliklarina kabul edilemez biçimde zarar verecek sekilde belirlenmis olsa da; madenlerin ruhsat sinirlari içinde kalmasi madencilik nedeni ile olusan çevresel riskleri, doga tahribatini, halk sagligini bütüncül bir sekilde ele alabilmek ve kontrol altinda tutabilmenin önemli bir araci.
Yeni düzenleme ile madencilige iliskin tesisler ruhsat alanlarinin disina tasip hiçbir sinir ve planlama olmaksizin doga alanlarina, tarim ve mera alanlarina, su havzalarina yayilabilecek.
Düzenleme yasalasirsa; dogal varliklar, doga alanlari, tarim ve mera alanlari tesislerle bölünecek; madencilik faaliyetlerine iliskin kirlilik çok daha genis alanlara yayilacak ve madencilik faaliyetleri o alanda var olan mevcut faaliyetlerden ve mülkiyet haklarindan üstün tutulacak” diyerek tüm milletvekillerini 6. Maddeye hayir demeleri konusunda harekete geçmeye davet etti.
Madencilikte ruhsat sinirlarini ortadan kaldirarak dogayi, tarim üretimini ve insan sagligini tehdit eden 6. madde metninde yer alan ‘geçici tesis’ tanimina da deginen Ataç; “Madde metninde ‘geçici tesis’ vurgusu yapilsa da Maden Kanunu’ndaki bu tanim, üzerinde bulundugu alana kalici zararlar veriyor.
‘Geçici tesis’ adi verilen bu tesisler, gerek halk sagligi gerekse doga sagligi açisindan oldukça yüksek kirlilik yaratan ve risk barindiran liçleme tesislerinden atik barajlarina, dev atik tepelerini olusturan pasa
alanlarindan siyanür havuzlarina, patlayici madde depolarina kadar maden faaliyetleri için kullanilacak her türlü yapiyi ifade ediyor” dedi.
Umut Yesertiyoruz!
Yorumlar
Yorum Yap