15-21 Mart Dünya Beyin Farkindaligi Haftasi sebebiyle Acibadem Üniversitesi Tip Fakültesi Nöroloji Anabilim Dali, Acibadem Taksim Hastanesi Nöroloji Uzmani Dr. Ögretim Üyesi Mustafa Seçkin beynimizde hasar olusturan 6 problemi anlatti; önemli öneriler ve uyarilarda bulundu!
Beyniniz yaslanmaya hazir mi? TUIK verilerine göre; ülkemizde 65 yas üzeri birey sayisi 10 milyon civarinda ve 2040 yilinda bu rakamin 16 milyonun üzerine çikmasi bekleniyor. Tip alanindaki gelismeler de yasam sürelerinin uzamasini sagliyor.
Toplumdaki yasli bireylerin orani her geçen gün artarken, bilimsel çalismalarla yeni sorularin yanitlari aranmaya baslandi: Ileri yaslara ulasmayi basaran bir bireyin beyni diger organlari kadar saglikli kalabilecek mi?
Bir bireyin böbrekleri, akcigerleri, karacigeri ve kalbi saglikli kalirken, beyni bu organlara oranla daha hizli yaslanabilir mi?
Bu sorunun yaniti ne yazik ki “evet”. Bunlarla iliskili olarak son yillarda üzerinde durulan “Bilissel Rezerv Teorisi”; beynimizin bir kumbara gibi dogustan itibaren beslenme biçimimiz, aldigimiz egitim, yasam tarzimiz ve geçirdigimiz hastaliklar sonucunda zenginlestigi ya da fakirlestigi, bir baska ifadeyle ‘erken yoruldugu’ esasina dayaniyor. Peki beynimizi hizla yaslandiran faktörler neler?
COVID-19 ENFEKSIYONU
Imperial College London’da yapilan bir arastirmada; Covid-19’un bilissel (kognitif) etkileri incelendi. Arastirmada; bu hastalarin bir bölümünde Covid-19 enfeksiyon bulgulari düzeldikten aylar sonra dahi devam edebilen dikkat, bellek ve odaklanma bozuklugu tarzinda bir çesit ‘zihin bulanikligi’ tanimlandi. Yapilan IQ testlerinde ise hastalarin Covid-19 enfeksiyonu öncesine oranla yüzde 10’a varan kayip yasadigi gösterildi. Nöroloji Uzmani Dr. Ögretim Üyesi Mustafa Seçkin, “Bu tablo da Covid-19 geçiren hastalarin bazilarinin beyinlerinin en az 10 yil yaslandigi anlamina geliyor ve pandemi önlemlerine siki siki bagli kalmanin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.” diyor.
BEYIN DAMAR HASTALIKLARI
Kolesterol yüksekligi, kalp ritim ve kapak bozukluklari, yüksek kan basinci (hipertansiyon) ve diyabetin neden oldugu beyin-damar hastaliklari, beyni yoran önemli hastaliklar arasinda yer aliyor. Iyi kontrol edilemeyen seker ve kan basinci düzeyleri, kalp ritmini etkileyen durumlar ve damar sertligine (ateroskleroz) neden olabilen kolesterol yükseklikleri, beynin kanlanmasini bozarak yavas veya ani gelisen beyin hasarina yol açabiliyor.
“Ani gelisen olaylar genellikle semptomatiktir, yani belirti verir. Ancak tani konularak tedavi edilebilse de çogu hastada beyin dokusunda ciddi kalici hasar olusuyor.” uyarisinda bulunan Dr. Ögretim Üyesi Mustafa Seçkin, söyle devam ediyor. “Özellikle kontrol altinda olmayan diyabet ve hipertansiyon gibi durumlarin neden oldugu küçük damar hastaliklari ise eger beynin kritik alanlarini, örnegin bellekle ilgili alanlari etkilemediyse çogunlukla sessiz ve sinsi seyrediyor. Küçük damarlarin etkilenmesi sonucunda görülen milimetrik hasarlar yillar içerisinde birleserek genis bir alanin etkilenmesine neden olabiliyor ve bir çesit bunama veya parkinsonizm bulgulari ortaya çikarabiliyor.”
UYKU BOZUKLUKLARI
Uyku, beynin dinlendigi, çöplerini bosalttigi ve gücünü tazeledigi bir süreç. Dr. Ögretim Üyesi Mustafa Seçkin uyku sirasinda salgilanan hormonlarin beyin ve ruh sagligi için büyük önem tasidigina dikkat çekerek, “Ayrica gün içerisinde beyinde üretilen anormal yapidaki proteinler uyku sirasinda beyinden temizleniyor. Uyku düzensizligi bu anormal proteinlerin birikerek Alzheimer hastaligina yol açan patolojik sürece katkida bulunmasina yol açiyor.
Bu nedenle uyku bozukluklari sadece beyni yoran degil ayni zamanda dogrudan Alzheimer hastaligiyla iliskili olabilen ciddi klinik durumlardir.” diyor.
BESLENME BOZUKLUKLARI
Çogunlukla beslenme eksikligi ile iliskili olan, ancak mide ve bagirsak hastaliklari sonucunda emilimin bozulmasi nedeniyle de görülebilen B1, B6, B12 ve D vitamini, folik asit gibi vitaminlerin veya demir gibi önemli yapilarin eksikligi sinir hücrelerinin fonksiyonunu bozuyor ve bu eksiklik uzun sürerse, beyinde kalici hasara yol açabiliyor.
Dr. Ögretim Üyesi Mustafa Seçkin çok basit tarama testleriyle tani konulabilen bu durumlarin en hizli ve kolay sekilde düzeltilebilen sorunlar arasinda yer aldigini vurgulayarak, “Ayrica son yillarda özellikle genetigi degistirilmis bugday ve benzeri tahillarda normalden çok daha yüksek miktarda bulunan bir protein olan gluten agirlikli beslenmenin beyinde kronik bir yangi, yani enflamasyon yaratarak bas agrisi, depresyon, motivasyon bozukluklari, hatta Alzheimer ve Parkinson hastaliklari gibi nörodejeneratif süreçleri tetikleyebilecegi gösterilmistir.” diyor.
BÖBREK HASTALIKLARI
Sinir hücrelerinde her saniye yüzlerce kimyasal reaksiyon gerçeklesiyor.
Bu kimyasal reaksiyonlarin en önemli yapitaslari arasinda; sodyum, potasyum, klor ve magnezyum gibi elektrolitler yer aliyor. Beslenme yoluyla bu elektrolitlerin eksik veya fazla alinmalari, yetersiz su içmek veya kronik böbrek hastaliklari vücutta elektrolit bozukluklarina yol açabiliyor.
Elektrolit dengesizligi; unutkanlik, yorgunluk ve uyuklama halinden, anlamsiz konusma hatta komaya varabilen bilinç bozukluklarina, felç benzeri kas gücü kaybina ve epileptik nöbet benzeri ataklara neden olabiliyor.
Ayrica böbrek yetmezliginde idrarla atilamayan toksik maddeler dolasim yoluyla beyne ulasarak dogrudan hasar verebiliyor. Bu hasar diger metabolik bozukluklarda oldugu gibi beyin fonksiyonlarinin direkt olarak etkilenmesi seklinde olabiliyor. Böbreklerin filtreleme görevini yapamamasi sonucunda böbrekten atilmasi gereken ilaçlarin kan düzeyinin çok yükselmesi asiri dozda ilaç almisçasina beyinde yan etkilere neden olabiliyor.
Örnegin kan sulandirici bir ilacin böbrekten atilamamasi ve kanda asiri doza ulasmasi beyin ve diger organlarda kanamaya yol açabiliyor. Yaslilikta görülen böbrek bozukluklarinin önemli bir bölümü yetersiz su içmeye bagli olarak görülüyor.
HAREKETSIZLIK VE STRES
Beyni erken yaslandiran bir baska önemli etken ise; pandemide sosyal izolasyon nedeniyle çogumuzun dert yandigi; ‘hareketsizlik’. Covid-19 pandemisindeki önlemlere uyarak hiç evden çikmayan, hareketsiz kalan ve yogun stres yasayan yasli bireylerin Covid-19 geçirmedikleri halde bilissel yetilerinin beklenenden çok daha hizli bozuldugu belirtiliyor.
Bu da hareketsizligin ve stresin beynin yaslanmasi üzerindeki olumsuz etkilerini gösteriyor.
Ayrica gençlik yillarindan itibaren kronik depresyon yasayan bireylerin stres hormonlarinin etkisi ile beyinlerinde bellek fonksiyonlarindan sorumlu hipokampal alanlarda küçülme olabiliyor. Bu da yaslilikta demans riskini arttirabiliyor.
Beynin yoruldugunu gösteren 6 önemli isaret!
Dr. Ögretim Üyesi Mustafa Seçkin, “Beynin yoruldugunu, bir baska deyisle hasar gördügünü gösteren en önemli isaret, islevselligimizin azalmis olmasidir.” diyerek yorgun bir beynin ilk sinyallerini söyle anlatiyor:
Daha önce kisa sürede yaptiginiz bir isi daha uzun sürede yapmaya baslamissaniz, hatta tamamlamakta zorlaniyorsaniz,
Ayni anda birden fazla isi yürütmekte güçlük çekiyorsaniz,
Randevulari, faturalari takip etmekte zorlaniyorsaniz,
Gün içi yorgunluk, uyuklama hali baslamissa,
Hobilerinize karsi ilgi ve motivasyonunuz azaldiysa,
Basit bir alisveris listesini yazili olmadan hatirlamakta zorlaniyorsaniz islevselliginiz etkilenmeye baslamis demektir.
Afyon HABERI
Yorumlar
Yorum Yap