Ülke siyasetinde bir butlan tartışması sürüyor.
Yazıya başlarken, ‘butlan’ kelimesinin anlamı nedir, ona bakalım ....
Butlan, “Geçersiz, hükümsüzlük” anlamlarına gelir ve kökeni Arapça’ ya dayanır. Hukukta ise hukuki işlemin temelinde bulunan bir eksiklik veya bozukluk hasebiyle geçersiz kılınması...
CHP Kurultayları hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle uzun zamandır bir kargaşa ülke siyasetinde yerini alıyor.
Olayı hatırlayalım…
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan dava, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 23 Şubat’ta görüldü ve Mahkeme tanıkların dinlenmesi gerekçesiyle 6 Mayıs’a ertelendi.
Bu tarih önemli.
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin de günü 6 Mayıs.
Davanın iddianamesine baktığımızda şunu görüyoruz:
İstanbul Büyükşehir seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile birlikte toplam 12 kişinin Siyasi Partiler Kanunu'nun 112'nci maddesinde yer alan ‘oylamaya hile karıştırma’ suçlamasıyla 1 yıldan 3'er yıla kadar hapis cezası istenir.
Bu davada önceki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise mağdur olarak yer alıyor.
HESAPLAR TUTARSA
Şimdi gelişmeleri dikkatli okumak lazım.
Yapılan hesap şu:
6 Mayıs veya sonraki bir tarihte CHP Kurultayı hükümsüz sayılacak.
Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin başına yeniden gelecek.
Yeni delegeler ile yeni kongreler ve yeni kurultay üç ay içinde yapılacak.
Kılıçdaroğlu isterse bir yıl kongreleri erteleyebilir.
Sonuçta Cumhuriyet Halk Partisi bölünecek.
Ve bu keşmekeşlik sürerken seçim kararı çıkacak.
Butlan sayesinde buhran yaşanması için de düğmeye basıldı hafta sonu.
BUTLAN BUHRANA MI
YOL AÇIYOR
Bu sorunun cevabı net aslında.
Yasananlar ne ?
CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen Buket Müftüoğlu, Andımız’ın kaldırıldığı döneme ilişkin dikkat çeken (8 Ekim 2023 ) bir anısını paylaştı.
O dönem “Andımız'ın kaldırılması” yönünde çıkan haberleri gördüğünü belirten Müftüoğlu, yanında bulunan Kılıçdaroğlu’na bu gelişmeyi sorduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “Kemal Ağabey adam Andımız’ı kaldırıyor” dedim.
Kılıçdaroğlu, “Erdoğan 40 yılda iyi bir iş yapmış” dedi.
“Nasıl yani” dedim. Kılıçdaroğlu şu yanıtı verdi: “Sen Karadeniz’de büyüdün, bizim gibi eksi 20 derecede zorla ‘Türküm, doğruyum, çalışkanım’ diye seni bağırtmadılar ki.
Bu paylaşım çok ses getirdi ve bombanın fitili oldu.
Bu haberi alıntılayan Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat sosyal medyadan ‘Kripto kılıçartığı’ diyerek Önceki Genel Başkana hakaret etti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile “Yıllardır şahsıma yaptığı her türlü hakaretine sabırla sustuğum bir sözde yazar, bu kez Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na hadsizse saldırmış. Önceki Genel Başkanımızın hukuku en başta, bana emanettir. Tek kelime ile kınıyorum”
Tepkiler üzerine Kırıkkanat özür diledi.
13 yıl partinin genel başkanlığını yapmış, akçeli işlerle anılmayan, dürüstlüğüne kimsenin bir şey diyemediği Kılıçdaroğlu'na yapılan bu hakareti de doğru değil. Hangi unvan veya meslekte olursa olsun kimse hakaret edemez.
Kendinde bu hakkı bulanlar kimlerin değirmenine su taşımakta olduğunu da iyi bilmesi lazım.
Siyasi olarak yanlışları eleştirilir. Ama hakaret olmadan, belli bir üslupta.
Cumhuriyet Halk Partisi koltuğunda oturan Özgür Özel’in açıklaması da değerli ve önemlidir.
Bu yaşananlar partide ayrışmayı da su yüzüne çıkardığını gördük.
Yerelde Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın “Haddinizi bilin artık! Ve ‘Mutlak Butlancı Sırtlanlarla birlikte olmayız” paylaşımları ve bu açıklamalara gelen onlarca yorum…
Böylesi durumlarda CHP’lilerin kendi duruşu ve tutumu haklı olsan dahi sağduyulu olmak zorunda olduğunu düşünmekteyim.
‘Böl-Parçala-Yönet’ sistemini görmeli anlamalı ve kendi içindeki çekişmeyi yarışı kongre salonlarına taşımak lazım.
Bakın zorlu bir süreç yaşanıyor.
Cumhuriyet Halk Partisinin cumhurbaşkanı adayı da olan Ekrem İmamoğlu ile birlikte 22 Belediye Başkanı geçtiğimiz süreçte tutuklandı.
KISIR ÇEKİŞME
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in sahadaki yoğun temposu, toplumun farklı kesimleriyle kurduğu doğrudan temas ve dinamik dili dikkat çekiyor. Ama yetmez.
Çünkü CHP’de beklenti yüksek.
Bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi yerel yönetimlerde daha net olmalıdır…
Bağımsız iç denetim mekanizmaları kurulmalı.
Belediye başkanları için performans ve etik kriterler açıkça belirlenmeli.
Yanlış yapan kim olursa olsun siyasi bedel uygulanmalı.
Atamalarda objektif kriterler belirlenmeli.
Uzmanlık alanlarına göre kadro planlaması yapılmalı.
Özellikle liyakatli, nitelikli kadrolara alan açılmalı.
Ortak söylem dili oluşturulmalı.
İl ve ilçe örgütleri arasında koordinasyon artırılmalı.
Eski-yeni kadro ayrımı yerine ‘ortak hedef’ olmalı.
Ve Toplumun birinci gündemi ekonomi.
Enflasyon, işsizlik ve gelir dağılımı adaletsizliği karşısında seçmen, eleştiriden çok çözüm duymak istiyor.
Bir ekonomik program güçlü bir ekonomi kadrosunun vitrine çıkarılması lazım.
Türkiye’de seçmen değişim ister, değişimin güvenli liman olduğuna da ikna olmalı.
İşte bu yüzden CHP ülkeyi nasıl yöneteceğini net, sakin ve güven veren bir biçimde ortaya koymalıdır.
Unutulmasın ki, bu partide büyük Kuvayi Milliyecilerin ruhu var.
Ve Atatürk devrimcileri yer alıyor….
Mutlu ve aydınlık yarınlara….













Yorumlar