Japon Devletine ve Hükümetine ültimatom veren çoğu bu ülkeye turistik gayeyle geldiğini belirtip bu ülkede çalışma ve oturma iznine bile sahip olmadıkları için yasa dışı olarak bulunan azınlığın bile azınlığı olmayacak sayıdaki gurbetçilerimiz Japonya ya meydan okumuşlar.

   Aslına dönmek isteyen Japonya’nın milletinin hayat standardını yükseltmek, dini ve milli değerlere gerekli önemin verilmesi için yapılacak düzenlemeye karşı çıkarak bunun yapılmamasını, çünkü bunun yapılmasının kendilerini rahatsız ettiğini bu nedenle de büyük gerginlik çıkacağını belirterek, bu düzenlemeler yerine kendi isteklerinin yerine getirilmesini isteyerek demişleri ki;!

 “ Ne öyle Akihito(!),Makihito(!)Padişah Unvanı Alan İmparatora böyle bir isim yakışır mı(!) hiç? İmparatorun İsmi de şöyle anlaşılır İslam dini ve kültürüne uygun bir ismi olsun(!).

  Bu isim meselesini somutlaştıracak olursak bu konunun en iyi örneği milletimizin tarihine dini ve milli değerlerine yıllarca tarihçi ve bilim adımı ile aydın olarak nakşedilen bir Yahudi Nasıl ki(!)”Tekin Alp” ismi ile bizim olan her şeyi bizden daha iyi koruduğuna inandırılmışsak Japon İmparatoruna da kolaylıkla “Padişah” Unvanı verilip Padişah kavuğu takılmış olan İmparatora da İslami ve özelliklede Türkçeleştirilmiş bir isim verilmeli(!).

   Böylece Japon İmparatoru Akihito Babasından gelen Sonu “Hito” ila biten bu isminden(!) kurtularak Japonya’nın “İmparator “unvanını bırakarak ilk Müslüman Padişah olarak “Padişah 1.Aka Han” ünvanlıyla tahta geçmeli.(!)

   Eşi Kraliçe ise” Hanım Sultan” İsmini almalı.

   Akihito’nun yani Padişah 1.Aka Han’ın prensleri de “Şehzade” ismiyle anılmalı(!)

   Eğ erki Japon ve diğer İslam ülkeleriyle birlikte bu ülkede yaşayan Japonya’nın genel nüfusunun 260 da biri kadar olan kendi sayıları da 3000 civarında olan gurbetçilerimizin bu istekleri yerine getirilmez ise büyük gerginlik olur(!)(*:1)

   Devede sinek oranında bile olmayanların nasıl gerginlik çıkartabildiklerini gördünüz mü?(!)

 BAŞÖRTÜSÜ SERBESTLİĞİ TOPLUMU HİÇ GERMEDİ AKSİNE KAYNAŞTIRDI!

  130 Milyon Japon’un yanında Devede kulak bile olmayan fakat buna rağmen Japonya’nın kendi halkının bazı geleneksel inançlarının yeniden serbest hale getirilmesine karşı çıkan ve bunun yerine kendi isteklerinin yapılmasını isteyen Türk gurbetçiler bu isteklerinin yerine getirilmemesi halinde gerginlik çıkacağını belirttikleri isteklerini devam ettirdiler.

   Kabul edilmez ise gerginlik çıkacağını iddia ettikleri isteklerinde; 

  Japonya’nın Başkenti Tokyo’nun ismi de çok Japonca bu nedenle bu isimde mutlaka amma mutlaka hemen değişmeli(!)!!!

  Ya değilse çok büyük gerginlik çıkar ha!!!

  Bunu isteyenler kim?

  Japonya’da resmi ve gayri resmi olarak çalışan 3000 evet yanlış anlamadınız yazıyla yazıyorum Üç Bin civarındaki Türk gurbetçisi(!)Japonya’daki diğer tüm Müslümanların toplamı ise resmi rakamlara göre 300 ile 350 bin. 

  Haydi bunu abartalım ve yarım milyon olsun. 

 Yani bizimkilerle birlikte Japonya’daki Müslümanların Türkiye’deki milletimizin %99,5’nu oluşturanlara karşı statükoyu savunan rantçıların sayısına yakın yani Japonya’da isteklerinin yapılmaması halinde gerginlik çıkacağını söyleyenlerin sayısı Japon nüfusunun 260’da biri etsin.

   Bu kadar kişi yani Japon nüfusunun 260 da biri olanlar Japon ya hükümetine veya milletine ültimatom vererek isteklerinin gerçekleşmesini ,gerçekleşmez ise gerginlik çıkacağını belirterek, bu gerginliğin olmaması için dile getirdiklerinin gerçekleştirilmesi için ültimatom verebilirler mi? 

  Japon İmparatoru, Başbakanı, Parlamentosu bunu yapmaz ise gerginlik olur mu?

  Olmaz diyenlere şaşıyorum.” Diye belirtmiştim.

  Ülkemizde Laiklik sistemine geçilmesinden itibaren çok çok istisna küçük zaman dilimleri dışındaki zamanlar içinde bu prensibin çıktığı yer olan Fransa ile bunu uygulayan kalkınmışlık seviyeler ile demokrasi seviyeleri yüksek ülkeler ile seküler yapıyı benimseyenlerdeki inanca saygılı yerlerin aksine bizde maalesef Arnavutluk’un eski Komünist lideri Enver hoca,28 Şubat’ın Yargıtay Baş Savcısı Vural Savaş’ın “Militan laikliğindeki gibi milletimizin inancıyla ve inancından gelen ibadetlerine karşı Demokles in kılıcı gibi kullanıldı.

  Bu akla ziyan anti insani, anti hukuki uygulamanın kıyamete kadar ülkemizin gündeminden çıkması için zaman geçirilmeden önce bunu sağlayacak kanuni/yasal ve ardından ise anayasal düzenlemenin yapılması dileğiyle. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.


 (*)Bu seri yazı 10.02.2008 Pazartesi ve aradan geçen iki yıl içerisinde üniversitelerde baş örtüsü yasağı başta olmak üzere inanlarla ilgili diğer sıkıntıların devam etmesi üzerine ilik yayınından iki yıl sonra yani 11.03.2008 Salı günü güncellenerek yeniden yayınlanmıştır..

   Hiçbir ülkenin vatandaşlarının ırkına diline, inancına ve kültürüne karşı olmadığım gibi dost millet ve dost devlet ile bu devleti oluşturan Japonların dinlerine ve milli kültürleriyle etnik yapılarına sonsuz saygım olduğu gibi ülkenin idare ediliş şekline de onların kendi geleneklerine Hakkın belirlediği son sayıya kadar saygım olduğu gibi bu ülkenin seçilmiş ve atanmış hiçbir yöneticisine de saygısızlık yapmak aklımın ucundan daha geçmez.

  Burada yapılan şey o dönemdeki anti insani ve dolayısıyla anti hukuki olan uygulamaya karşı İroni, yani kinayeydi.

   Anlayışla karşılanması dileğiyle. Ali Genç