Gazi, 25-26 Agustos gecesini Kocatepe'de geçirdi. Simdi, o gece Kocatepe'de bulunmus olan Osman Çavus'u dinleyelim: - "Gözlerinin içinden alevler saçiyordu. Yüzüne bakmaya korkuyorduk. En yakin dostlari bile kendisine bir seyler soramiyorlardi. Saldiri hazirligi kesindi. Fakat saldiri ne zaman ve nerede baslayacak? Bunu bilen yoktu. Komutanlar hiç kimseye bir sey söylemiyor, herkesin agzindan ayni sözler isitiliyordu: "Çok yakinda zafer bizimdir!" Ve bu sözün etkisine kapilarak günlerimizi iple çekiyorduk. Ama Gazi'nin Kocatepe'de geçirdigi o geceyi ömrüm oldukça unutmayacagim. O, gecenin karanliklarini projektör gibi kuvvetli bakislariyla yariyor ve karanliklardan korkmuyordu. Simdi kim oldugunu hatirlayamiyorum." Gazi uzun boylu bir arkadasina soruyordu: - "Hala Ankara'ya dönmekte ayak diretiyor musun?" - "Evet... Çok yorgunum. Bes on gün dinlenmek istiyorum." - "Bes on gün mü? Fakat, bu bes on gün içinde hersey bitecek, o zaman dinlenirsin!" - "Üç bes yil süren bir davanin, bes on günde sonuçlanmasi için mucize lazim!" - "Insanoglu çok defa bu mucizeleri yaratabilmistir. Sen de eger burada kalirsan bu mucizelerden birine ve belki de sonuncusuna tanik olacaksin!" Iskender Fahri Sertelli Kaynak: Iskender Fahri Sertelli, Yenitürk Dergisi, 1941 -II- Zafer Sabahi Yapilan Kahvalti Kurmay binbasi Ethem Altan anlatiyor: "Büyük Taarruz sabahi... Atatürk Kocatepe'de... Tanyeri agariyor. Sabahin sessizligini, gökleri yirtarak uçan bir top mermisi bozdu. Arkasindan bütün Türk toplari ates püskürmeye basladi. Düsmanin, alinamaz denen mevzileri alt üst oluyordu. Bir an içinde her taraf ates ve duman içinde kalmisti. Her taraf yaniyordu. Manzara cidden ibretliydi: Ates gittikçe siddetleniyor; Türk Milleti'nin talihi ile birlikte günes de nazli nazli yükseliyordu. Atatürk, pelerini altina topladi ve kayalarin üstüne oturdu. Dalginligi kalmamisti; gülümsüyordu. Sabah isiklarinin oksayarak aydinlattigi altin saçlarinda, Türk Milletinin gelecegi parliyordu. Çok neselenmisti. "Simdi kahvaltiyi getirin!.." diye seslendi. Bir tepsinin içinde, iki dilim asker ekmegi, bir kaç zeytin, bir parça beyaz peynir geldi. Iste hepsi o kadar. Bunlari büyük bir istahla yedi. Evet, yedi düvelin azametine meydan okuyan, masun bir millete yeniden hayat veren komutan Atatürk, kahvalti ediyordu. Isteseydi altin tepsiler içinde parlak ve yaldizli salonlarda her bakimdan nelere sahip olmazdi. Hayir, o böylesini seviyor. Böyle istiyordu. Sadece Türk Milleti'ne degil, tarihlere, dünyalara örnek veriyor." Kaynak: Atatürk "Bugün" Olsaydi, Cemal Kutay, Iklim Yayincilik, 2. Baski, 2005, ISBN: 975-98884-1-6, Sayfa: 428