Ne güzel bir kelimedir.” SENI SEVIYORUM.” Demek! Romantik bir iliskinin en önemli parçasi güven olmali. Güvenin olmadigi yerlerde sevgi bir noktada tikaniyor. Partnerlerin, eslerin, dostlarin, hatta is hayatinda ki arkadaslarin birbirine verebilecekleri en paha biçilemez hediye güven olsa gerek . Güven ile birlikte, temiz bir sevgi, temiz bir ask gerisi zaten kendiliginden sekilleniyor. Hangi yasta olursa olsun insan her yasta çocuk gibidir. Insan daima siginacagi bir liman arar, basi daima sevgiden bir yastik arar ve yine bir 14 Subat daha geldi. Tüm dünyada Sevgi sözcüklerinin paylasilacagi günler kapiyi çaldi. Ben de diyorum ki bütün asklar hep tatli baslar. Onunla çocuk olursun güler eglenir, O’nun için dimdik durursun. O sana günesim der, sen ona dünyam. Konumuz sevgi ise eger, bülbül gibi agzindan çikan her kelime ruhuna merhem olur. Derken; Haci Bektas-i Veli’nin “Bir olalim, diri olalim, iri olalim sözünden yola çikarak sevgiler ömürlük olur, zaman içerisinde ask sevgiye, sevgi, aliskanliga dönüsür. Monoton bir hayat baslar. Eskisi gibi sevgi sözcükleri söylenmez, hobiler paylasilmaz, paylasilan sadece ev olur. Iste askin bitis düdügü çaliyor; Ilk baslarda hormonlariniz sizi parmaginda oynatirken zaman içerisinde bir bakmissiniz aaaa dünyam dediginiz akliniza geliyor. Iste o an Dünya’nin döndügünü düsünürken, ahhh ben nerede hata yaptim? Karadir bahtim kara sözüm kar etmiyor yara, kendim ettim kendim buldum gül gibi sararip soldum. Sen de benim hatalarimdan birisin! Benken biz bizken el dememek için, hayati paylasmaya, karsi tarafa saygi sevgi duymaya, yeni hobiler gelistirmeye gayret edelim,gayret edelim ki sevgi yeniden dogsun. 14 subat Sevgililer günü kutlu olsun. Gerçi kutlanacak bir gün degil aslinda kara bir yas günü fakat gönlümüz hep kutlamalari sevdigi için kutlama günü olarak ilan ettik sevgililer gününü… Bildigimiz bayramlar gibi özel gün olarak takvimlerde yerini aldi. Insanlar o kadar mutsuz ki bir gün bile olsa mutlu olmak için bahaneler bulup güzel anlar yaratip kutlayip tatli bir tek dakika bile olsa mutlulugu yasamak istiyor. Bu tür özel günler küçük kutlamalar olarak yerini aldi. Artik Dünyada Milyarlarca insan kutluyor. “ Ah bir de su Dünya’nin basina bela olan tüm dünyayi insanligi elinde oynatan su Corona illeti olmasaydi! Çarsi Pazar alisveris çilginligi eskisi gibi yine esnafin yüzü gülseydi. Sevgililer el ele dolassaydi! Aslinda sevgiyi bir güne sigdirmak o güne deger verip sadece o gün sevgi sözcükleri söyleyip diger günlerde monoton hayat sürmenin yanlis oldugu kanisini tasimaktayim. Sevgi isigi parladigi sürece hayatin her dakikasi, her günü degerlidir. Mutlu bir gelecek için paylasalim hayati, sevgiyi, aski, bir olsun kalplerimiz kenetlensin ellerimiz. ‘’Bir olalim diri olalim, iri olalim.’’ Sözünü asla aklimizdan çikarmayalim. Sevgiyle yaklastigimizda bütün güzellikler, kendiliginde çiçekler açacak zaten. Gelelim 14 Subat’a nasil dogdu, nasil ortaya çikti, bugünlere kadar nasil geldi? Milattan sonra ilk yüzyillardan beri her yil subat ayinin on dördünde kutlanan Sevgililer Günü'nün baslangici ile ilgili o günden günümüze kadar gelmis çesitli efsane ve hikâyeler var. Kesin olmamakla birlikte bazi kaynaklara göre bu özel günün kutlanma sebebi Hristiyanligi seçtigi ve bu inancindan vazgeçmedigi için öldürülen Romali Aziz Valentine. 14 Subat 270 yilinda ölen Valentine'nin ölüm günü o günden sonra Sevgililer Günü olarak kutlanmaya baslanmistir. Efsanenin baska bir yönü ise Aziz Valentine'nin Imparator Claudius hükümdarligi ile ayni dönemde bir tapinakta papaz olarak hizmet vermesi ile ilgili. Claudius Valentine'i emirlerine uymadigi ve kendisine baskaldirdigi için tutuklatip öldürdü . Bu olaydan 226 yil sonra 496'da Papa Gelasius Aziz Valentine'i onurlandirmak için Subat 14'ü Aziz Valentine Günü olarak belirlemistir. Demek oluyor ki; Inanç her seyin baslangiç noktasi inancindan vazgeçmedigi için hayatindan olan Romali Aziz valentine örnegi gibi, Ask güldürürken aglatan, bazen tatli, bazen aci, hatta yavas yavas öldüren bir tür. Melankolik hastalik olarak da yorumlanabilir. Ayrica ask biri hayatina girip sana anlam kazandirana kadar sadece üç harflidir. Öte yanda ask; Mutlulugun, Huzurun, Sevginin sembolüdür. Kendinize güvenin artigi güzellikleri görmeyi, basariyi, sevinci, mutlulugu, paylasmayi, hayatiniza kattiginiz güzel günlerde ben merkezinden çikip, biz olmaniz dilegiyle, hayatinizdan sevginin, huzurun, mutlulugun, askin eksik olmamasi temennisiyle… Saglikla, Askla, Mutlulukla ve sevgiyle kalin. Güldane Kaya