Huzurlu bir aile yuvasi olusturmak için, eslerin aslinda yapmalari gereken çok sey yoktur. Aile huzurunun dayanagi çok basittir. Huzurun harci ve dayanagi, eslerin birbirleri hakkindaki düsüncelerinde gizlidir, faaliyetlerinde, yorulmalarinda, fedakarliklarinda degil. Herhangi bir kimsenin; Bir baskasi hakkindaki kanisi, yargisi, düsüncesi; o kisiye karsi tutumunu, davranisini ve tavrini belirlemektedir. Iste bu durum esler için çok daha belirleyici öneme sahiptir. Esler; Gerek dis dünya cazibesinin… Gerek satafatli ekonomik sartlarinin, Gerek sosyal hayatin renklerinin… Gerekse baska insanlarin etkisi altinda kalarak; birbirlerinin “giyabinda” söyle düsünmemelidir: “Benim esim neden “filanca” gibi degil… Esimde niçin “filancanin” özellikleri yok… Keske esimde “filanca” gibi çok para kazanabilse… Esimin de “filanca” gibi akademik kariyeri olsaydi… Biz neden “filancalar” gibi olamiyoruz ki…” vs. Bilakis esler birbirleri hakkinda suna benzer düsünceler içinde bulunmalidir: “Oh be… Çok sükür esim “filanca” gibi degil… Ya esim de “filanca” gibi olsaydi ne yapardim ben… Ay Allah korusun… Iyi ki esimin çenesi düsük biri degil… Ne güzel ki esim “filancaya” benzemiyor…” vs. Dikkat edilirse; Her iki düsünce türüne göre esler, birbirleri hakkinda farkli tavirlar ve davranislar gelistirirler. Birbirlerinden beklentileri çogalir ve huzursuzluklari artar; ya da bulduklari ile yetinirler ve huzurlu olurlar. Huzurlu bir aile ortami tesis etmek için; Agzinizla kus tutmaniza gerek yok… Hatta hiçbir sey yapmaniza da gerek yoktur. Yalnizca birbiriniz hakkindaki görüs ve düsüncelerinizi elekten geçirmelisiniz. Psk. Dr. Yasar Kuru