Hayal kirikligi her yerde, zira tahammül esigimiz çok düsük. Kolayca inciniyor ve incitiyoruz.  Duygusal zeitgeist, yolunda gitmeyen bir seyi çöpe atarak onun yerine yenisini koymayi öneriyor bize. Insan iliskileri dahi bu kullan-at mantigindan nasipleniyor, bir iliski dikkat ve merhametle yeserebilecek iken, yeterince sabir gösterilmediginde, kurumaya terk ediliyor. Emek verecegine yenisini denersin, olur biter.  Zamani içimizde genisletip büyütmeyi unuttuk. Bir meslekte ustalasmak sabir ister, iyi anne baba olabilmek ancak sabirla mümkündür. Hizlandirilmis zaman bize yogunluk hissi veremiyor.  Hayat adeta yani basimizdan geçip gidiyor. Gerçekten yasamadigimiz hissine maglup oluyoruz.  Deneyimler anlamdan bosaliyor, kaderin sillesini yedigimizde, saskinlikla hayatlarimizi neden dolu dolu yasamadigimizi kendimize soruyoruz.  Yasarken kiymetini bilmedigimiz bir hayat, dösegimizde ölürken bize bir ümitsizlik hissi olarak geri dönüyor. Her anin yogun bir biçimde yasanmasi ve zamanin genislemesi ancak her dakikanin kiymetini bilebilmekle, bir nefes ayikligiyla mümkün. Bunun için de bütün dikkatimizi vererek simdi ve burada olmayi basarabilmemiz gerekiyor.  Odaklanilmis bir yogunlukta kaybolup gidebilmek.  Yasamaya cesaret etmek. Sabir, dirençli ve cesur insanlarin süsüdü Not:Alintidir