Ben Süleyman. Yavuz Sultan Selim Han'dan olma, Hafsa Ayse Sultan'dan dogma, 1494 sonbaharinda Trabzon Sarayi'na senlik, dogdugu yere baris bereket getiren ama kardeslerine hasret; ölümle cenkte Orhan, Musa, Korkut'u zalim salginlarakurban veren, çocuklugunu kardes acisiyla büyüten Süleyman... Ben Süleyman. Rumi hocalarla alti yasinda derse oturan; daglari, zirveleri, yildizlari seven, rakamlarla oyun oynayan, on yasinda ögren Istanbul'dan enderuna giren, rahleye bilgiyi koyan, okudukça soru soran, buldugu cevalara ikna olmayan, sir olani asikar kilan, sabri ögrenmek için mücevher yapan, madenin ve tasin isigini bulusturan, gördügü isikta gözleri kamasan, kiymetli ile kiymetsizi ilk bakista anlayan, anladiklarini hiç unutmayan Süleyman... Ben Süleyman. On alti yasinda veliaht sehzade Manisa Sancak Bey'i olan, bugün babam Sultan Selim Han'dan kalan serefli mirasi devralmak için yürüyen, adalet arayacagina söz veren Osmanli Imparatorlugunun onuncu sultani... Ruhu sadolsun.