Bir dostla  bayramlaşmaya gidememiştim.Beşinci bayram, Allah rızası i için bayramlaşmak için dükkânındayım. Geriden merhaba dediğim, bir misafir daha geldi.Elinde, bir antibiyotik ilaçlar vs. Ağzı  ve yüzü de apseli.... —Geçmiş olsun. dişin rahatsız galiba. Allah şifanı versin, dedim...Bu benim görevdi. Dosttur, değildir yakandır, uzaktır, sonuçta  insandır. Bana düşen kim olursa olsun, hayır dua yapmaktan  ibarettir.Ne dese beğenirsiniz...—Sen neden hasta değilsin de ben hastayım. Gene bana düşeni söyledim.— Allah şifanı versin...,dedimO da gene ...—Ben hastayım da, sen neden sağlamsın, diye cevap  verdi.Ben hayır dua yaptıkça, o da  ....dua yapıyorZarafet, incelik, farklılık ve eğitime bakınız....Ben  ‘’Allah şifanı versin" dedikçe, Cevabı...!!!—Sen  neden hasta değil sinde, ben neden hastayım?  cevabını aldım.İbreti alem değil mi?Hani derler ya ‘’Abdal gezer  kalbine nazar. Her kim ne der, kendine eder,’’ İbretlik bir söz değil mi?Kesinlikle Allah’ın işine  karışmak mümkün değil, olamaz da.O neden öğle , bu neden böyle, şöyle diyemeyiz, düşünemeyiz.... Mevla görelim neyler neylerse güzel eyler... Tekrar anladım ki,  her zaman olduğu gibi, gene Allah katında sınavdayım, imtihandayım. Derler ya, ‘’hayta gelir, hayta,’’ gider.Hatırladım ki  uzaaaktan, unuttuğum birisi imiş...Garip bir haytalık ve  bayram lık...