Gözden Kaçırmayın

BAŞKAN ŞAHİN BAŞKAN ŞAHİN "BİZİM KAPIMIZ MAKAM KAPISI DEĞİL, GÖNÜL KAPISIDIR"

Yeniden Refah Partisi lideri Dr. Fatih Erbakan, katıldığı bir TV programında son dönemde artan şiddet olaylarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Özellikle kadınlarımıza yönelik, masum insanlara yönelik bu şiddet ve cinayet olaylarıyla ilgili olarak da caydırıcı bir tedbir olarak idam cezasının da yeniden gündeme alınması gerektiğini Yeniden Refah Partisi olarak uzun bir zamandan beri ifade ediyoruz. İdam cezasının en azından yürürlükte olması dahi uygulamasının çok zor ve çok ciddi şartlara bağlı olmak kaydıyla yürürlükte olması dahi önemli bir caydırıcı etki yapacaktır diye düşünüyoruz.” İfadelerini kullandı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, artan çocuk ve kadın cinayetleri, toplumsal çözülme, dijital tehditler ve bireysel silahlanmaya ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. “Önce ahlak ve maneviyat” vurgusu yapan Erbakan, eğitimden medyaya, aile yapısından güvenlik politikalarına kadar kapsamlı bir değişim çağrısı yaptı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, bir televizyon kanalında katıldığı programda son dönemde yaşanan çocuk ve kadınlara yönelik şiddet olaylarının toplumda derin yaralar açtığını belirterek, bu gelişmelerin münferit değil, yapısal sorunların bir sonucu olduğuna dikkat çekti.

“Önce ahlak ve maneviyat, materyalist değil maneviyatçı bir neslin yetiştirilmesi çok önemli”

Hayatını kaybeden vatandaşlara, öğrencilere ve eğitim camiasına başsağlığı dileklerini ileten Erbakan, yaşanan olayların toplumun genel gidişatına dair ciddi uyarılar içerdiğini şu sözlerle ifade etti:

“Önce ahlak ve maneviyat, yani materyalist değil maneviyatçı bir neslin yetiştirilmesi çok önemli. Dünyacı değil ahiret öncelikli bir neslin yetiştirilmesi çok önemli. Ve aynı zamanda nefis terbiyesini esas alan bir müfredatın bir eğitim sisteminin olması son derece önemli. Yani bir gencin daha 11-12 yaşlarından itibaren ki dine sorumlu olduğu yaşlardır, sorumlu olmaya başladığı yaşlardır. Bu yaşlardan itibaren helal haram bilinciyle yetişmesi, Allah vermesin bir kimseyi, masum bir insanı öldürmenin cezasının mutlaka cehennem olacağını bilmesi ve bu mahlukata şefkat bilinciyle yetişmesi. Yani bütün yaratılmışlara, insana, canlılara, Müslüman olsun olmasın her insana bu şefkati göstermekle mükellef olduğunu bilmesi son derece önemli.”

“Manevi vatanımıza da sahip çıkmamız lazım”

Biz yeniden Refah Partisi olarak hep şunu söylüyoruz, manevi vatan diye bir söylemimiz var. Manevi vatanımıza sahip çıkmamız lazım. Evet mavi vatan çok önemli, gök vatan çok önemli. Ormanlarımız, yeşillilerimiz, yeşilliklerimiz, yeşil vatanımız çok önemli. Karasal olarak ana vatanımız, toprağımız korunması, muhafaza edilmesi çok önemli. Ama manevi vatanda gerçekten çok önemli. Çünkü hep söylüyoruz, Allah vermesin bir toprağı kaybederseniz savaşarak, kanınızı dökerek tekrardan o toprağı geri kazanabilirsiniz. Para kaybedersiniz bir ülke olarak, bir millet olarak çalışıp alın teri dökerek tekrar o parayı kazanırsınız. Ama bir nesli kaybederseniz bunu tekrardan geri kazanmanız gerçekten de çok zor, hatta imkansız diyebiliriz. Bu bakımdan anne babalara da tabii çok önemli görevler düşüyor. Ama eğitimin, müfredatın ahiret öncelikli ve maneviyatçı, materyalist olmak yerine maneviyatçı nesilleri yetiştirmesi, bununla beraber nefse esaret yerine nefis terbiyesini esas alan nesilleri yetiştirmesi son derece büyük önem arz ediyor.”

“TV dizileri ve dijital oyunlar şiddeti normalleştiriyor”

Bu tür hadiselerin sadece güvenlik tedbirleriyle açıklanamayacağını belirten Erbakan, Televizyon dizileri ve dijital içeriklerde şiddetin normalleştirildiğini, mafya kültürünü yücelten ve suç unsurlarını cazip gösteren yayınların gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu belirtti:

“Özellikle şiddet içeren diziler, televizyon programları, mafya liderlerini adeta bir kahraman gibi gösteren maalesef diziler, insan öldürmenin normalleştirildiği ve bu şekilde yaşayan, insan öldüren mafyavari insanların da çok lüks ve şatafat içerisinde yaşadığını, çok güzel imkanlara sahip olduğunu gösteren dizilerin, gerçekten de programların denetlenmesi, RTÜK tarafından ve gerekli tedbirlerin alınması son derece önemli.

 

15 yaş altı çocuklara sosyal medya yasağına destek

Bununla beraber tabii sosyal medyada çok önemli. Burada 15-16 yaş altına sosyal medya yasağının getirilmesi, belli çevreler bunu özgürlük kısıtlaması olarak her ne kadar ifade ediyor olsa da gerçekten de bunun yapılması lazım. İktidar kanadı, Cumhur İttifakı tarafı böyle bir yasa teklifi getirdiler meclise. Bunun örneklerini Avustralya'da, Fransa'da, pek çok ülkede görüyoruz. Gerçekten de 12, 13, 14, 15 yaşında çocukların sosyal medyadaki bu içeriklere ulaşmaları son derece büyük bir tehlike, büyük bir tehdit. Son olarak ifade etmek istediğim, tabii bu silahlanma noktasında da gerekli tedbirlerin alınması lazım. Her ne kadar Amerika kadar olmasa da bizde de bu toplumsal silahlanma, bireysel silahlanma maalesef yaygın bir hale gelmiş durumda.”

Uyuşturucu bataklığı kurutulmalı

 

Uyuşturucu kullanımının toplumsal yapıyı tehdit eden en önemli unsurlardan biri olduğunu belirten Erbakan, madde bağımlılığının bireyler üzerinde yıkıcı etkiler oluşturduğunu belirterek, “Yani burada belki madde etkisi altında mıydı değil miydi bilmiyoruz ama bu maddelerin çok ciddi olumsuz etkileri oluyor. Geçtiğimiz dönemlerde yakın zamanda da maalesef aile bireylerini, annesini, babasını dahi katleden ve uyuşturucu madde etkisi altında bunu yaptığını gördüğümüz vakalarla karşılaştık. Bu noktada tabii baronlarla mücadele edilmesi, uyuşturucuyu Türkiye'ye sokan ve bunun ticaretini yapan asıl bu işin başındaki insanlarla ne pahasına olursa olsun etkili bir mücadelenin yapılması son derece önemli.” şeklinde konuştu.

Gülistan Doku soruşturması: ‘İdam cezası yeniden gündeme alınmalı’

Gündemde olan Gülistan Doku soruşturmasına ilişkinde kadınlara ve masum insanlara yönelik işlenen suçlarda caydırıcılığın artırılması gerektiğini ifade eden Erbakan, idam cezasının yeniden gündeme alınmasının önemli bir başlık olduğunu belirtti:

“Tabii burada Gülistan Doku cinayetiyle ilgili de Tunceli'deki olayla ilgili de bir defa kim olursa olsun şu andaki soruşturmanın yeni dönemdeki hızlanmasında olduğu gibi üzerine gidilmesi ve faillerin mutlaka ortaya çıkartılması son derece önemli. Yani orada vali beyin oğlunun karıştığı iddia ediliyor. Kim olursa olsun burada görevi yetkisi ne olursa olsun öyle bir olaya kim karışmışsa bunun üzerine gidilmesi, faillerin ortaya çıkartılması lazım. Bunlarla ilgili olarak da özellikle kadınlarımıza yönelik, masum insanlara yönelik bu şiddet ve cinayet olaylarıyla ilgili olarak da caydırıcı bir tedbir olarak idam cezasının da yeniden gündeme alınması gerektiğini Yeniden Refah Partisi olarak uzun bir zamandan beri ifade ediyoruz. İdam cezasının en azından yürürlükte olması dahi uygulamasının çok zor ve çok ciddi şartlara bağlı olmak kaydıyla yürürlükte olması dahi önemli bir caydırıcı etki yapacaktır diye düşünüyoruz.”

“Erken seçimin 2026 sonbaharında veya 2027 ilkbaharında yapılması gerektiğine inanıyoruz”

Ara ve erken seçim tartışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde de bulunan Erbakan, erken seçime yönelik vatandaşın da talebinin bulunduğunu ileri sürerek 2026 sonbaharında veya 2027 ilkbaharında erken seçim çağrısı yaptı:

“Tabii bugün artık iktidara yakın olarak nitelendirebileceğimiz anket firmalarının dahi anketlerinde yüzde 60'ın üzerinde bazılarında yüzde 70 oranında bir erken seçim talebi olduğunu, milletin böyle bir isteğinin olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle biz de aslında milletin bu istene kulak verilsin ve 2026 sonbaharında veya 2027 ilkbaharında bir erken seçim yapılsın diye her zaman dile getiriyoruz. Ve Yeniden Refah Partisi olarak da her pazar bu pazar seçim yapılacakmış gibi teşkilatlarımızı diri tutmaya ve hazırlık yapmaya gayret ediyoruz. Tabii burada ara seçimle ilgili Sayın Özel'in söylediği anayasanın 79. maddesi. Burada boşluk olan milletvekillikleri için seçimden 2,5 sene geçtikten sonra ve bir sonraki seçime bir seneden daha fazla zaman varken, yani şu anda içinde bulunduğumuz dönemi kastediyor, bir ara seçim yapılır diyor anayasada. Şu anda da mecliste 8 milletvekilliği eksiklik var ve anayasanın bir gereği olarak da bir ara seçim yapılması gerektiğini ifade ediyor. Vukçularla da uzmanlarla da görüşmüşler. Parti olarak böyle bir görüş serdediyorlar. Tabii ara seçimden ziyade bizim aslında tabii ki anayasaya uyulması lazım. Biz Milli Görüş geleneğinden gelen bir partiyiz. Yasalara her zaman saygılıyız. Refah Partisi kapatıldığında bile Erbakan Hocamızın itidali ve yasalara saygılı duruşu her zaman her yerde anlatılıyor. Anayasaya saygılıyız. Bir ara seçimi yapılması halinde buna da hayır demeyiz. Ama asıl olarak yapılması gereken bence de bizce de bir erken seçimin 2026 sonbaharında veya 2027 ilkbaharında yapılması gerektiğine biz de inanıyoruz. Çünkü ekonomik koşullar ve milletin talebi böyle bir seçimin gerekli olduğunu bize de düşündürüyor.”

İttifaklar konusu: “Türkiye’nin 3. büyük partisiyiz, dolayısıyla baraj sorunumuz yok”

Olası bir erken seçimde ittifak yapıp yapmayacaklarına ilişkin soruya ise Erbakan, şu çarpıcı yanıtı verdi:

Tabii biz Yeniden Refah Partisi olarak Türkiye'nin seçimlerdeki (yerel seçimler) oy oranı bakımından da 3. büyük partisi olduk. %6.98 yani %7'lik bir oy oranına ulaştık. Bu önemli bir çıkıştı ve üye sayısı bakımından da Türkiye'nin 3. büyük partisiyiz. AK Parti ve CHP'nin arkasından 660 bine yakın bir üyeyle hızla 700 bine doğru gidiyoruz. Türkiye'nin 3. büyük partisiyiz. Biz yerel seçimlerde %7 oy aldığımızda 520 bin üyemiz vardı. 520 bin üyeyle %7 oy aldığımıza göre 660 bin üyeyle bunun çok daha üzerinde bir oy alacağımıza inanıyoruz, ifade edebilirim. Yani %10 seviyesinde bir oyumuz olduğuna gerçekten de inanıyorum. Burada televizyonda olduğum için söylemiyorum. Çünkü 520 bin üyeyle %7 oy alan, yani üye sayısının hemen hemen 6 katı oy aldık. Şimdi de 660 bini 6 ile çarparsanız dediğim gibi %10 civarında bir oy almamız son derece mümkün. Dolayısıyla bir ittifak arayışı içinde olan bir parti durumunda değiliz. Ancak ittifaklara da kapımızı kapatmıyoruz. Yine de biz %10'da olsak, %15'de olsak bir sinerji oluşması ve daha güçlü bir blok ortaya konulması, belki ortak bir cumhurbaşkanı adayıyla o gösterilecek cumhurbaşkanı adayının daha da güçlü bir şekilde ortaya çıkması bakımından bu saydığınız partilerle bir ittifakın söz konusu olabileceğini de ifade ediyoruz. Ama bu bizim dediğim gibi baraj endişemizden dolayı kaynaklanan bir şey değil. Ama buna rağmen de Saadet Partisi ile de Sayın Genel Başkanı ile de Genel Başkan Yardımcıları düzeyinde de görüşmelerimiz olduğu halen de devam ediyor. Seçime yakın dönemde bunların daha da netleşeceğini ve şekilleneceğini ifade edebilirim.”