Perşembe’den devam.
Çocukluğumda merhum babamın geçimimizi sağlamak için gençliğinde Konyalı muhafazakar bir ustadan öğrendiği Kalaycılık sanatını yılın yarısından fazlasını Aksaray, Ortaköy, Şerefli Koçhisar, Kulu, Cihanbeyli, Kırşehir ve Nevşehir’in merkez ve bağlı yerleşim yenlerinde geçirmesi.
1965-2005 arasında ise önce Hollanda, ardından ise Almanya’da gurbetçi olması nedeniyle kısa izinler dışında yanımızda olmadığından annemizin terbiyesiyle büyümemizden dolayı benim ve kardeşlerim için” Dul kadın çocuğu” ibaresini kullanırdı.
Babam merhum ömrünün önemli bir bölümün gurbette geçirmesine rağmen 11 yaşından itibaren kesintisiz kıldığı dinimizin direği Namazını aksatmadan kılmasına çocukluğumdan itibaren şahit olmam.
Mekanı cennet olsun köyümüz Gök oğullarından annem Hacı Ayşe’yide başta Namaz kılınası olmak üzere Hakkın emrettiklerini yerine getirmesi, yasaklarından kaçmasını sağlamasıyla Namaz kılınan bir ortamda büyüdük.
Evde bulunduğu zamanlarda ise gecenin belli zamanında uyanarak kıldığı Teheccüd Namazı ve Namaz sonrası göz yaşları akıtarak yaptığı duaya ve zikrini gören.
Ayrıca Kuşluk ve Evvabin Namazlarını da kılması, konu komşu ve tüm akrabalarımızla birlikte yanlışlarımızı gördüğünde bunu belirtip başta kul hakkı olmak üzere dinimizin emir ve yasaklarını söylemesib
İlk Okulun son sınıfında kazandığım parasız yatılı öğretmen okuluna gitmemi engellemesiyle yani çocukluğumda aldığımız terbiye birleştiğinde günahlardan ari olamasam da aklımın erdiğinden bu yana asla ve kata Hakkın ve Habibinin ”eğri” dediğine “doğru ”, “doğru” dediğine ise “eğri” demeyen Ezan, bayrak vatan ve namusa saygı mefkurem oluştu.
Ali Burgiba ‘nın babamın aksine Geleneksel Terbiye ile Modern Eğitim Sentezi Nasıl Ters tepti?
Tunus Milli Mücadelesinin önderi Burgiba’nın da doğup büyüdüğü ev bizim evimiz yani babam Hacı Şammas ın hanesi gibi dinin yaşandığı, dini bayramların ve dinimizin geleneklerinin gerçekleştiği, muhafazakâr ve Osmanlı-Arap-İslam sentezini barındıran bir atmosferin yaşandığını dönemi ve kendisini anlatan kaynaklarda belirtiliyor.
Baba Ali Burgiba, dindar ve geleneksel bir Müslüman olan geleneksel eğitimin yanında oğlunu hem İslami geleneksel birikimin hem de modern Fransızca eğitimin bir arada verildiği (Sözüm ona harmanlandığı) ülkenin ünlü “Sadiki Koleji’ne göndermesi ve buradaki eğitimi Habib’in dünya görüşünün teres yüz olmasına sebep olduğu eline yönetimin geçmesinden sonraki uygulamalarından anlaşılıyor.
İSLAM TEMELLİ DÜNYA GÖRÜŞÜNDEN FRANSIZ EĞİTİM SİSTEMİYLE RADİKAL REFORMCULUĞA!
Habib Burgiba’nın çocukluk ve gençlik yıllarında aldığı inanç terbiyesi ve ülkesinin milli mücadelesi esnasında milletinin motive etmek için İslam inancı ve Arap etnisesini ortaya koyan ortak sentezini kullanması, iktidara geldikten sonra ise İslam inanç ve ibadetleri karşıtı uygulamaları aldığı Fransız eğitim sisteminin etkisiyle bu ülkedeki Sekülerizmin en uç noktası olan din karşıtlığı aldığı batı tipi eğitimin aile ve ilk eğitimine baskın geldiğinin ete kemiğe bürünmüş halidir.
Tunus Milli mücadelesi esnasında ve iktidarının ilk yıllarında aynı siyaseti güden Burgiba iktidarını sağlamlaştırdıktan sonra şer'i mahkemeleri lağvetmiş ve dini kuramları devlet kontrolüne aldı.
Hakkın rızası ve bu çerçevede kul hakkı gözetilerek tarihe not düşmek gerekirse Burgiba’nın gençliğinin ve Tunus Milli Mücadelesinin bitimine kadar benimsediği Müslüman ve Arap kimliğini yeni devletin yönetiminde sürdürmesi beklenirken bunun tersini yaptı.
Burgiba’nın genel beklentinin aksine yönetiminde aldığı sert seküler tutum, ailesinin dinsiz veya inançsız olmasından değil, tam aksine, dindar ve geleneksel bir aile ortamında büyüyen birinin sonradan aldığı eğitimin temel eğitimine baskın gelmesini etkisi görülüyor.
Habib Burgiba bu yönetim şeklini bir çok diktatörün yaptığı gibi devletin bekası ve modernleşmesi için dini kuramları pragmatik bir anlayışla yeniden yorumlamayı seçmesi de aldığı seküleriz eğitiminin” Vur deyince öldür” şeklindeki uygulamadır.
Velhasıl Tunus’un ilk Cumhurbaşkanı Habib Burgiba, kökleri Osmanlı ordusuna dayanan, askeri disiplin ve geleneksel İslami değerlerle yoğrulmuş saygın bir babanın evladı olmasına ,ailesi, dönemin Tunus toplumunun muhafazakâr ve inançlı dokusunu yansıtan olmalarına rağmen Burgiba’nın iktidarında milletinin inanç ve mili kökenine tam zıt bir uygulama yaptığı görülüyor.
Perşembe ve bugünkü yazımın kaynağı; Aissa, B. (2012). Bourguiba: Le pouvoir d'un homme. Tunis: Ceres Editions., Bessis, S., & Belhassen, S. (1988). Bourguiba: Un siècle d'histoire. Paris: Jeune Afrique.,Hopwood, D. (1992). Habib Bourguiba of Tunisia: The Tragedy of Longevity. London: St. Martin's Press.,Encyclopaedia Britannica, "Habib Bourguiba" maddeleridir.
İnşallah Pazartesi günüde Hakkın yüce rızası için Habib Burgiba’nın aldığı batı tarzı eğitimle oluşan fikirlerinin sahadaki uygulamalarını yazacağım.
Gereken dersin ilgili ve yetkililer tarafından alınması için takibi dileğiyle.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun.













Yorumlar