Tunus’un Milli Mücadelesi esnasında yüce dinimiz İslam’ı milli mücadelenin başarısı için motive aracı olarak kullanan Habip Burgiba, iktidarını sağlamlaştırdıktan sonra ise maalesef akla ziyan bir şeklide dini toplumun gündeminden tamamen çıkartmak için düğmeye bastı.
Pazartesi günkü yazıda belirtildiği gibi aldığı tamamen gündemden çıkartma çalışmalarında dindar Tunuslu bayanlardan başını örten kamu personelinin tamamını işlerine atılmaları yetmedi.
Sokaklarda bile Polis tarafından yakalanan başı örtülü bayanlar karakollar götürülerek başlarına açacaklarına dair yazıl taahhüt alındıktan sonra serbest bırakılma baskısıyla dindar Tunuslular canlarından bezdirildi.
YASAKLARDA HIZINI ALAMAYARAK SU’DAN BAHANEYLE ORUCUDA YASAKLAYAN BURGİBA, REKTÖR VE MÜFTÜYÜ GÖREVDEN ALIP RAMAZANDA CANLI TV YAYINDA PORTAKAL SUYU İÇTİ!
Bir zamanlar Türkiye’de her Ramazan öncesi dönemin iri gazetelerinde yayınlanan yazılarda ve önüne gelen hekimlerin orucun sağlığa olumsuz etkisi bahanesiyle tutulmaması isteği Tunus’ta adeta devlet politikası haline getirdi.
Bu politikalarının uygulanabilmesi için Burgiba Ramazan orucunun ekonomik üretkenliği ve iş verimini düşürdüğünü, ekonomik kalkınmaya engel olduğunu iddia ederek halkı açıkça oruç tutmamaya çağırdı.
Bu doğrultuda resmi olarak restoran ve kafelerin Ramazan ayında gündüzleri açık kalmaları emredildi.
BURGİBA İLAN ETTİĞİ SÖZDE EKONOMİK CİHADIN VERİMİNİ DÜŞECEĞİ BAHANESİYLE ORUCUN ÖNCE TUTULMAMASI KONUSUNDA İSTENEN FETVAYI VERMEYEN MÜFTÜYÜ GÖREVDEN ALDI!
Habib Burgiba, Şubat 1960'ta ülkenin kalkınma mücadelesini bir "ekonomik cihat" olarak tanımlamış ve orucun iş üretkenliğini düşürdüğü gerekçesiyle ülkenin baş Müftüsünden işçilere oruç bozma ruhsatı verilmesini istedi (Time Magazine Archive: Tunisia - Breaking the Fast)
Burgiba’nın bu kararına kendince dini meşruiyet kazandırmak için dönemin Tunus Mufti-i Azamı (Grand Mufti) Mohamed Abdelaziz Djaït'ten resmi bir kolaylık fetvası talep etmiş, ancak Müftü Djaït bu talebi kesin bir dille reddettiği için Şubat 1961'de görevden aldı (Hasrizal Medium: Habib Bourguiba and the Controversy of the 1960s Ramadan).
BURGİBA’NIN TALEBİNİ CANLI RADYO PROĞRAMINDA” ORUÇ SİZE FARZ KILINDI, ALLAH(C.C.) DOĞRUYU SÖYLEDİ, BURGİBA YALAN SÖYLEDİ”DİYEN REKTÖRDE REJİME MEYDAN OKUDU!
İstediği yönde fetva vermeyen Baş Müftüyü görevden almasından sonra Burgiba benzer bir baskıyı’da Zeytune Üniversitesi Dekanı ve büyük İslam alimi Muhammed et-Tâhir ibn Âşûr üzerinde de kurdu.
Fakat İbn Aşur ülkenin milli radyosundaki canlı yayına çıkara yüce kitabımız Kur’an-ı Kerimin Bakara suresinin 183. Ayetindeki Hakkın emrini "Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, takva sahibi olasınız (günahlardan ve kötülüklerden korunasınız) diye size de sayılı günlerde farz kılındı." Ayetini okuduktan sonra "Allah doğruyu söyledi, Burgiba yalan söyledi" diyerek rejime meydan okudu (Islam21c: Fasting - A Revolt Against the Modern Condition).
Dekanın Burgiba yönetiminin istediği fetvayı çıktığı canlı radyo programında imanından gelen cesaretiyle ortaya koyduğu tarihi ve cesur duruşunun ardından baş Müftünün akıbetini yaşadı.
Muhammed et-Tâhir ibn Âşûr hakkında devlet eliyle uygulanan halkın nezdinde itibarsızlaştırma için cezai işlem uygulanarak Zeytûne Üniversitesi rektörlüğü ile Tunus Başmüftülüğü (Şeyhülislamlık) dahil olmak üzere devlet nezdindeki tüm resmi görevlerinden derhal azledilerek görevine son verildi.(Kaynak: Wikipedia - Ibn Ashur & ResearchGate - Examining the Reformist Thoughts of Al-Tahir Ibn 'Ashu)
İnsanlık tarihi boyunca Hakkın elçilerine ve elçilerin tebliği ettiği Allah(c.c.)ın emirlerini yerine getirenlere zulmedenlerin akıbetinden ders almayanların hesapların üstündeki en büyük hesap sahibinin mazlumları sahipsiz bırakacağı akılsızlığıyla yapılan zulümlere imanlarıyla direnen bu günkü yazımızdaki iki imanlı din adamının hayatlarının özetini ve başarılarınıda İnşallah ibret alınması için Cuma günü yazacağım.
Hakkın rızası için takip edilmesi dileğiyle.













Yorumlar