Bir insanın en yıllarını en kıymetli çağında bir dağın başında eli tetikte vatan beklemesini bilmeyene anlatmak bu işi çok zordur. Evlilik yıldönümünü bir mevzide çocuğunun ilk adımlarını kaçıran adamlardan söz ediyoruz. İşte bu adamlara Uzman çavuş diyoruz.
İşin tuhafı, bu vatan evlatlarının hikâyeleri bizden çok uzakta değil. Kimisi alt komşumuz, kimisi mahallemizin çocuğu, akrabamız, kardeşimiz onlar. Fakat ne zaman ki o üniforma üzerlerinden çıkıyor, işte o an görünmez oluyorlar. Ne emek verdikleri devlet ne de namusunu koruduğu millet sahip çıkıyor.
Yıllarca terörle mücadele eden bu canlarımız yaş alıp gözden düşünce sanki o fedakârlıkları hiç yapmamışlar gibi bir kenarda unutuluyorlar. Kâğıt üzerinde sivil kurumlara geçiş hakları var. Ama gidip bakın birçoğuna arkasında bir dayısı, bir bürokrat kartviziti olmayan kim varsa kapıda kalıyor. Dağda canını ortaya koyarken referans sormayan sistem, konu ekmek kapısına gelince liyakati bir kenara atıp referansı şart koşuyor.
Şehit arkadaşının tabutuna omuz vermiş adamı sivil hayatta üç kuruşluk kazanmak için simit tezgâhının başında çaresiz bırakmak reva mıdır?
Bu memlekette vatan sevgisinin bedeli bu kadar ağır, vefanın karşılığı bu kadar ucuz olmamalı. Çok bir şey istemiyorlar aslında. Evlerinin iaşesini kazanabilecekleri bir iş biraz hakkaniyet, biraz da itibar istiyorlar. Bu vatan evlatlarının biri de sizin ailenizden biri olabilirdi.
Dağda canını ortaya koyarken referans sormadınız adama, ekmek için vefasızlığı reva görmemelisiniz.
Niyazi ÖZTEKİN
Sosyolog Aile Danışmanı
Ziraat Mühendisi













Yorumlar