Gida ürünlerine her gün zam gelmesi dar gelirli tüketicinin belini büküyor. Tüketici kendi gelirinde artis olmadigindan dolayi her gün sofrasindaki tükettigi gida ürününü azaltiyor. Pazar yerleri ates pahasi Bu zam furyasinin önüne geçmek için ek AVM ler açmak mi? Veya var olan marketleri denetlemek mi? Bence bunlarin hiçbiri olumlu sonuç vermez. Pazar ekonomisi uygulamasi ile yapilan özelestirmeler sayesinde küçük esnafi bitirip yerine süper marketlere teslim eden zihniyet sebep ve sonuç iliskisinde yine yanlis yapiyor yapmaya devam ediyor. Önce Gida ve hayvancilik ürünlerinde fiyatlarin artisi neden olur ona bakalim. Çiftçilik ve hayvancilik yapanlarin maliyetlerinde çok fazla bir artis var. Bu maliyet artisina aracilarda girince ürünler katlanarak soframiza kadar geliyor. Bakin fiyat artislarini açalim. Tarim ve gida ürünlerinin üretilmesi için çiftçinin girdileri oluyor .Bu girdileri az çok herkes biliyor.Iste bu girdilerdeki artislari paylasalim. Gübre fiyatlarindaki son bir yillik artis yüzde 142 . DAP gübresinde artis yüzde 141,90. ÜRE gübresi yüzde 120, Elektrik fiyati 80-90 oraninda zamlandi. Tohumluk ve mazot 20-25 yillik oranda artti. Hayvancilik yapan çiftçiler için yemin üretim içindeki payi yüzde 65. Bir sene içinde yem yüzde 61 artti. Bu seneki kuraklik ve dogal afetleri ekleyelim. Sifir vergi ile yapilan ithalatlar derken üretici tarladan kaçiyor. Sebebi ise maliyetlerdeki artis ile ürün fiyati artisi dengeli olmuyor. Maliyeti ikiye katlanan üreticinin bir yilda; Bugdayin fiyati yaklasik yüzde 31, Arpanin 59, Nohudun 55, Kuru fasulyenin 4, Domatesin yüzde 6,37 artarken Inek sütünün fiyati yüzde 27,85 ve yumurtanin yüzde 36,11 artiyor. Türkiye'nin tarimsal potansiyelini degerlendirecek, üretim odakli ve planli programli ulusal bir politika uygulanmali ..Ne demek planli üretim. Yöremizden bilmekteyiz geçen sene sogan eken çiftçi sayisi az oldugunda sogan fiyatlari artiyor. Sogan fiyatinin arttigini görenler yeni dönemde sogan ekmeye basladiginda dag tas sogan oluyor .Bu kez arz edilen talep edilenden çok oldugundan sogan derelere dökülüyor. Iste plan olsa arz/talep dengesi bu plan ve program ile saglanir.. Ayrica çiftçinin üretim yapmasini kolaylastiracak, girdilerin temininde, ürünlerin satisinda etkin bir kooperatifçiligin desteklenerek yayginlastirilmasi saglanmali. Çünkü kooperatiflerde Ortaklarinin her türlü gereksinimlerini uygun kosullarla elde etmelerini saglamak için kurulur ve kâr amaci yoktur. Üreticilerin, aracilari aradan çikararak, ürünlerini daha iyi kosullarla pazarlamak için kurduklari ortaklik olmasindan dolayi yöneticisi adil, denetimi sürekli, ürettigi deger belirgin, hesap verebilir, seffaf yapilar ve bunlara inanmis üyelerden olusur. Burada önemli olan toplumun birlikte is yapma kültürü, iliskiler degil degerler toplumu ve güçlü hukuk sisteminin olmasidir. Zam furyasini önlemek adina girdi fiyatlari mutlaka düsürülmeli. Girdiler üzerindeki vergiler kaldirilmali, destekler artirilmali.Tarim Yasasi'nda "fark ödemesi" hemen uygulamaya konulmali.. Marketler Yasasi hemen çikarilmali ve piyasa zincir marketlerin egemenliginden kurtarilmali. Hepsinden önemlisi tüketicilerin alim gücü artmasi lazim. Ülkemizde 10 milyondan fazla insan aylik 300 dolar ücret karsiligi çalisiyor. Issizlik almis basini gidiyor. Emekli ayakta kalmanin mücadelesini veriyor. Her 3 gençten 1 si issiz.Bir çok gencimiz o sikayet edilen marketlerde günlük 12/13 saat karin toklugunda çalismak zorunda Köyünden tarlasindan ayrilan genç kentlerde düsük ücretle çalisiyor. Bir rakam vereyim. 65 yasinin üzerindeki köy nüfusu 2013’te 896 binken, 2020’de 1 milyon 49 bine çikarak yüzde 17 oraninda yükseldi. Buna karsilik 65 yas alti köy nüfusu 2013’te 5 milyon 737 binken, 2020’de 4 milyon 828 bine geriledi. Bakin 2013 ile 2020 arasinda köylerde yasayan 35 yas altindaki her 100 kisiden 22’si kente göç etti. Afyon adina bir gözlem paylasayim: Köy garajlarina dikkatli bakin yakin ilçe köy ve beldelerden akin akin gençler geliyor il merkezine, aksam olunca yasadiklari yerlere geri dönüyor. Yani köyde kalan gençler dahi tarim ve hayvanciliga sicak bakmiyor. Iste planli ve programli tarim politikalari ile maliyet ve satis fiyati oranlarinin dengeli olmasi ve devletin ilaki tarimda tesvik etmesiyle üretim artmasi lazim. Çünkü bilinir ki herkes dogdugu yerde doymak ister. ISMAIL AKAR













Yorumlar