Her şey ZIDDI ile kıyas MİSLİ ile kaimdir.Güzeli çirkin ile İyiyi kötü ile kıyaslayarak kavramsal anlamda tanımlar ve tarif ederiz.  Konu siyaset olunca iyi iktidar veya kötü muhalefet tanımlanması da benzer şekilde olur.Biz sadece iktidarın iyi veya kötü olduğunu konuşuruz oysa işin aslı farklıdır. İktidar partisine kötü demek muhalefet partisinin iyi olacağını peşinen düşünmek yanlış bir sanrıdır. Kavramsal tanımlamadan çıkıp reel ve somut olanlarla sözümüze devam edelim.Mevcut iktidar olan AK PARTİ’nin iyi mi yoksa kötü mü? olduğunu emsal parti ve liderleri ile KIYASLARSAK ancak o zaman daha hakkaniyetli bir tespit yapabiliriz.Bir partiye vaatleri, ideolojisi ve lideri ile GÜVENİR ona öyle destek veririz. Güvenmek sadece SANA SÖZ veriyorum bana itimat edin demekle olmaz. Çünkü Ziya paşanın dediği “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz! şahsın görülür rütbe-i aklı eserinde” sözünden de anlaşıldığı gibi.Söze güvenmek yaptığı işe bakmakla mümkün ise o halde önce geçmişteki yaptıkları ile KISAY edilmelidir.Seçime çok az bir süre kaldığı şu günlerde biri için DEVAM diğeri için BAŞLA diyeceğimiz bir tercih sürecine girdik.Partiler kurumsal tabela, misyon ve lider ile güven kazanırlar bizde bu güven üzerinden oy verir onları iktidar yaparız.Vaat ve icraatları tutarlı olanlara güvenir tercihimizi ona kullanırız, kararsız ve tutarsız olanlara da güvenmez ve onu tercih etmeyiz.Kurumsal tabela üzerinden AK PARTİ ve liderini, yine kurumsal tabelası üzerinden CHP ve liderini kıyaslarsak, beklentilerimizin hangisi tarafından daha iyi şekilde karşılanacağı öngörülebilir.21 yıldır aynı partinin iktidarda olması diğer partilerle kıyasında zorluk çekilmesine yol açıyor. Onun içinde Ak Partiyi ya sıfır hata ile yönetecek hayali bir partiyle ya da AK PARTİYİ yine AK PARTİ ile kıyaslayarak eleştiri yapılıyor.Mevcut iktidar partisinin geçmiş partilerle kıyaslanması ancak orta yaş ve üstü insanların canlı şahitliği ile mümkündür. Daha genç olanlar ise kıyası ancak tarihi kayıtları kullanarak yapabilirler.Partilerin asli görevi yönetmeye talip oldukları halkın, maddi ve manevi taleplerinin en yüksek oranda karşılamasıdır. Bu iş için ihdas edilmiş kurumlar ve bu kurumlara tahsis edilmiş görevliler vardır: BAKANLIKLAR ve BAKANLAR.Bakanlar vatandaşın sorunlarını SEYREDENLER değil ÇÖZENLER olmalıdır.Peki bu tercihlerimizi yaparken neleri kıyaslayacağız?Geçmişte ortalama 18 ay süren hükümetler ile memurun maaşını vermek için Avrupalı tefecilerin kapılarını aşındıran liderler ile hantal verimsiz ve halktan kopuk devlet bürokrasisi ile yolu suyu elektriği olmayan yerleşim yerleri ile günümüzü kıyaslayacağız.Yerli malı haftasını bahçeden toplanan domates ve SOĞAN ile kutlandığı günleri bugün ile kıyaslayacağız. Elin gavuru yapıyor arkadaştan, TEKNOFEST OLARAK BİZ YAPTIK kardeşim ile kıyaslayacağız.Dün ARJANTİN ile kıyaslanırken bugün ALMANYA gibi olmadığımız için eleştirenlerin geçmişi unutmamalarını, eğer unuturlarsa yarınlarının perişan olacağını bilmeleri gereklidir.Sadece SÖZ verdiği için daha güzel olacağını zannettiğimiz nice yarınlarımızın bedbaht olmaması için sözü verenin kim olduğunu unutmamalıyız.Son söz: Oynaşa güvenip yarsız kalmaktan, yardan düşüp yaralanmamak için kıyas yapın.