Gündem seçim olunca başka bir konuda söz söylemek pek mümkün olmuyor.Partilerin kuruluş maksadı hazırdaki yöneticiden ŞİKAYETCİ olmak ve kendisinin daha iyi yöneteceği konusunda İDDiA sahibi olmaktır.Yönetmek yetkisini almak için inandırıcı ve uygulanabilir vaatlerin gerektiğini biliyoruz, ya da öyle olmalı. Bizim de bu yazımız buna dair olacak.Ne zaman seçim yaklaşsa hep ben bir fazlasını vereceğim diyen 2000 öncesi siyasilerin iki anahtar ya da Kayseri’ye liman yapacağım gibi aslı astarı olmayan vaatleri olurdu. Bu seçimde de benzer şeyleri duyuyoruz.Seçmenin tercihini etkilemek, iktidar için her şeyin ve her yolun mubah olduğunu düşünerek vaatte bulunmak partiler için makul görünse de seçmenler için hiçte masum değil.Seçmen bilir ki seçilme ihtimali düştükçe vaatlerin seviyesi yükselir. Bunun için kim uçuk kaçık vaatlerde bulunuyor, ütopik sözler veriyorsa seçmenler bilir ki seçilme ihtimali düşenler herkese her şey için SÖZ VERİRLER.Bol keseden dağıtıp el kesesinden ağalık yapmak sık kullanılan tekniklerdendir.Birinden borç istediğinde aldığı EMANETİ saymadan cebine koyan kişi nasılsa geri ÖDEMEYECEĞİ için aldığı parayı saymaz ve hesap etmez.Seçmenden hizmet için alınan yönetme emanetini, nasılsa yerine getirmeyeceğinden VERDİKLERİ SÖZLERİN hesabını da tutmazlar.Bu uçuk kaçık VAATLERLE inandırdıkları seçmenler de TIPIŞ TIPIŞ oy verirler diye düşünürler.Yine ipe sapa gelmez vaatlere inanarak oy verecek seçmenlerin sükutu hayale uğramaları da kaçınılmaz olur.Hayal kırıklığı yaşamamak için seçmenler de verilen vaatlerin neler olduğu gibi vaadi kimin verdiğine dikkat etmeli, YAPARIM dediğini yapanlarla YAPACAĞIM diyerek yanıltanları birbirinden ayırt etmelidirler.Seçilmek adına devletin İŞLETMELERİNİ özel sektöre sattığı için kınayanların kendileri, bizzat DEVLETİ terör örgütüne satacaklarını gözden kaçırmamalıdır.Zira DEVLET her vaade inanıp oy vererek ödenecek bir BEDEL, “bilmiyorduk” onun için seçtik diyerek telafi edebilecekleri bir MALİYET değildir.Hazırda HİZMET edenleri, vaatleri ile her zaman HEZİMET yaşatanların arasındaki ayrımı doğru yapmalı kararımızı ona göre vermeliyiz.İşi YAPAN ile işi YALAN olanların arasındaki farkı görmeli DOĞRUYA DOĞRU diyebilmeliyiz. Güzel işleri yapanları inkâr edenlere NANKÖR denildiğini unutmamalıyız.Son söz: O gün SİHAYI soğana, KIZILELMAYI armuta değişenler, pişmanlıklarına bahane bulamayacaklar.