Üretim mekanizmasının paydaşları arasında kar paylaşımı sultan-uş şuaranın dizelerindeki gibi. Allah’ın 10 pulunu bekleye dursun on kul 1 kişiye tam 9 dokuz, kişiye 1 pul. Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa; yaşasın kefenimin kefili karaborsa.Anayasanın 2.maddesindeki “sosyal bir hukuk devleti” tarifi, kendi MENFAATİNİ koruma gücüne sahip SERMAYE ile bu güce sahip olmayan EMEĞİN arasında kamu gücü ile dengeleme gayretinin sonucudur.Serbest piyasa ekonomisi en temel anlamı ile karşılıklı KABULE dayalı ticaret demek. Ancak bu kabulde RIZA yok mecburiyet varsa bu SERBEST değil MAHKûM bir ticaret olur.Ticareti KAPİTAL odaklı ve öncelikli bir İŞ olarak tanımlar ve bunun üzerinden şekillendirirseniz işi yapan EMEKCİ mağdur SERMAYE ise mağrur olur.Eğer Ticaret, emek & sermaye dengesinde yapılırsa EKMEK & PASTA dengesini de kurmuş olursunuz. Aksi halde SOSYAL ADALET bozulur, kamu düzeni zarar görür. Toplumun HUZURU ve REFAHI tabi ki sermayenin GURURU ve fakat kesinlikle emeğin ONURU ile mümkündür.Mevcut kapitalist sistemde “emeğin ücretlendirme politikası” işverenin insafına bırakılmamalı, kamu erkini kullananların emek sermaye iş birliğinde elde edilen kar oranlarının dağılımında adil ve insani olmasına özen göstermelidir.Ticaret MUDAREBE mantığı ile yapılmalı “Herkes yaptığının karşılığını tam olarak alır. Zümre 80” bakış açısından şaşmamalıdır. Ve “Çalışanın ücretini alnının teri kurumadan verin. İbn mace” düsturu ile TAM OLARAK verilmelidir.Yukardaki teorik tespitlerden sonra biraz da güncel ve pratik konulara değinelim.1980’li ve 90’lı yılların ekonomi canavarı ENFLASYON HORTLADI. Son yıllarda adil bir düzen ile hakça paylaşımda aksamalar ve sorunlar yaşanıyor. Bu sorunun en büyük bedelini de sosyoekonomik skalanın en altında yer alan EMEKLİLER ödüyor.EMEKLİYİ enflasyona EZİDİRMEYECEĞİZ sözünü söylemeden önce enflasyon ve ücret artış kriterlerini yeniden gözden geçirmek lazım. Zira alının ücretin enflasyon rakamını belirlerken kullanılan 415 kalem içinde hangilerini ve % kaçını harcadığı göz önünde tutmalıdır.Memura verilen % + seyyanen zamma paralel olarak emekliler içinde en az aynı oranda atış sağlanmalı ki hem ücret adaleti hem insani yaşam standardı korunsun.Gelir seviyesindeki ücret makasının daha fazla açılmaması için bedeli vakti ile ödenmiş emekli maaşlarının bir LÜTUF ve ANGARYA görülmemesi şarttır.Şimdi tek tek rakam veya yüzde oranı verme işine girmeden HAK ARAMA konusunda en SESSİZ ve ETKİSİZ grup olan emekliler konusunda adil ve makul bir ücret artışının yapılmasının şart ve gerekli olduğunu söylemek istiyorum.Emekliye toplumun ıskartası gözü ile bakanların, bugün çalışan iken yarın bunu yaşayanlar olacağını unutmaması gerekir.Son söz: Düşük gelirlinin ücret artışı HACET İ ASLİYE sevyesinin altında olmamalıdır.