KASETDünyayı yönetme (kontrol etmek) iddianız varsa işi şansa bırakamazsınız.Nasıl ki bir çiftçi etinden, sütünden, yününden ve dölünden faydalandığı hayvanlarının bakımını ve kontrolünü düzenli yapıyor hatta kaç yumurta kaç litre süt ve yavru vereceğini bile hesaplıyorsa, sütten kesilenin kesip etini satıyorsa, işte dünyayı sömüren EMPERYALİST zihniyette olanlar da tam da öyle yapar.Sömüreceği devletlerin ve halkların ne ırkı ne dini ne de coğrafyası önemli değildir. Öncelikli ve önemli olan sağmal ve mümbit olmasıdır.Emperyalizm, eğer bir devletin toprakları verimli ise onu yönetecek (peşkeş çekecek) itaatkâr ve bağımlı bir yöneticiyi başa getirmek ister. Ama yaş tahtaya basmamak içinde önce o YÖNETİCİYİ KONTROL edecek ve ona GEM VURACAK bir yol bulur, sonra onu yönetici yapar.Kısaca müstemleke memleketlerinin durumunu tarif ettik, konuyu güncelleyelim ve aktüel mevzuya girelim.2002’de iktidara gelen AK PARTİYİ içine soktukları FETÖ ile kontrol eden ve kendi menfaatlerine uygun davranmasını sağlayan odaklar kumpasın bozulduğunu görünce önce ima ile sonra tehdit ile en sonunda darbe ile yöneticiyi DEĞİŞİTİRMEK istedi.İktidarı kontrol edemiyorsa ana muhalefeti kontrol etmeyi ve onu iktidar yapmayı planladı.İşte tüm hikâye bu PLANLAR ve KUMPASLAR için yazıldı ve yapıldı.Önce ana muhalefetin başındaki kişinin kendine itaat eden ve kontrol edebileceği biri olmadığını anlayınca bir vesile değiştirmeliydi. Bu değişiklik öyle gönüllü ve demokratik zannetmeyin. Hatta çok çirkin ve çirkef bir şekilde. İktidarı kontrol etmek üzere konumlandırılmış FETÖ marifeti ile 2010 mayısında gizli çekim SEKS KASET ile çekilmesini istediler. Eğer çekilmezse kasetin SIZDIRILACAĞINI ve medyaya düşeceğini bildirdiler. Muhalefet lideri bu BLÖFÜ gördü ama kaseti de tüm seçmen görünce istifa etti ve çekildi.İstifa ettirilen ve yerine getirilen yeni başkan BİATINI ve İTAATİNİ beyan etti ve başkan olarak koltuğa oturdu.Ana muhalefet bu şekilde dizayn edildi ama iktidar olmak için oy oranı yetmeyeceği düşünüldüğünden takviye yapılmalıydı. Sonra yavru muhalefeti de şekillendirmek ve kontrol etmek için adımlar atıldı. Tam bir yıl sonra 2011 de yine bir mayıs ayında yavru muhalefetin 10 yöneticisini özel KASETLERİNİ medyaya düşürmekle itaat ettirmeye ve kontrol etmeye çalıştılar.Fakat yavru muhalefetin lideri de biat etmedi ve itiraz etti. Oda bu yapılan blöfü gördü ama yine kendi genel başkan yardımcısı dahil 10 yöneticinin kasetleri SIZDIRILDI. Yavru muhalefeti tamamen ele geçiremeyince bölmeye ve parçalamaya dönük PROJE yapıldı. Partinin içinden bazılarına MAKAM bazılarına da kişisel menfaat karşılığı yeni ve İYİ itaat eden bir PARTİ kurduruldu.Tüm hesap 50+1 üzerine kurulu olduğundan kırıntı partilere de yardımcılıkla beraber 40 vekillik verildi ve KAĞIT ÜSTÜNDE her şey tamamlandı.Tam her şey yolunda gidiyor derken, söz dinlemez itaat etmez, başına buyruk biri üstelikte aynı partiden önceki dönem de aday olmuş biri çıktı yeniden aday oldu.Hemen kumpas ekibi devreye girdi ve onun içinde bir KASET ÜRETİLDİ ve çekilmek zorunda bırakıldı.Ancak 15 Temmuz gibi evdeki hesap çarşıya uymadı. Her konuda itaat ve biat etmiş tüm partilerin tamamının toplamı %48 oldu.Bu seçimi de kaybeden ekip artık önümüzdeki maçlara bakacağız bir şekilde erken seçime zorlayarak adaylarını kazandıracaklardı ki. Bir belediye başkanı hesapları bozdu.Tüm hesaplarını ve planlarını KASETLE çözmeye alışkın olanlar kendi sözünden çıkmayan birinin yerine itaatine güvenemedikleri bir BELEDİYE BAŞKANININ geçmesine elbette göz yummaz ve müsaade etmezlerdi. Etmediler de.Yine aynı metot ve teknikle 19 Temmuz’da sözde gizli ÇEVRİMİÇİ bir toplantı kasetini sızdırdılar ve kendine biat etmiş kişiyi DEĞİŞİM darbesinden korumak istediler.Oysa bu sızdırma işini kimin yaptığı konusunda klasik soru ile cevap bulmak mümkün.Cui bono? (Kimin işine yarar?) El cevap itaatine güvenilen kontrol edilebilen başkan.Yani KASET DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ… Aramızda kalsın KAYDEDİYORUZ.Son söz: Makamın kapısı engindir, BAŞ EĞMEDEN geçilmez. Giriş eşiği yüksektir, ÖPÜLMEDEN çıkılmaz.