Yeniden Küllerinden Doğacak Mı Ormanlar?

 

Hatay, İzmir ve Manisa’da Alevler Söndü, Yüreklerdeki Yangın Sürüyor...

 

Geceyi aydınlatan yalnızca yıldızlar değildi bu kez. Hatay’da, İzmir’de, Manisa’da gökyüzü bir anda kıpkızıl kesildi.

Rüzgarın dilinde yangının fısıltısı vardı; toprağın gözyaşına karışan dumanlar, göğsümüzü yakan birer ağıt gibiydi. Alevlerin arasından yükselen çığlıklar yalnızca hayvanlara, ağaçlara ait değildi bir milletin yüreği yanıyordu.

 

Günler süren çabaların ardından yangınlar kontrol altına alındı. Kahramanca mücadele eden orman işçileri, itfaiyeciler, gönüllüler... Hepsine minnettarız. Fakat bu yangınlar sadece ağaçları değil, bizden bir parçayı da küle çevirdi. Şimdi geriye kalan, duman kokan bir sessizlik ve kavrulmuş toprağın içinde sessizce bekleyen umut...

 

Bir Ağaç, Bir Hayat

 

Bir ağacın gölgesinde çocuklar büyür, aşklar başlar, dostluklar serinlenir. Her yaprak bir nefes, her dal bir yaşam hikayesidir. Yangınlar bu hikâyeleri yarım bıraktı. Uçup giden kuşlar geri döner mi?

Toprak yeniden filiz verir mi? Verir…

Ama zaman ister, sevgi ister, koruma ister.

 

Yangınlar Kader Değil, İhmalin Eseridir

 

Unutmayalım:

 Her sönmüş izmarit, her cam parçası, her dikkatsiz davranış binlerce canlıyı, binlerce hektar ormanı sonsuza dek bizden alabilir. Doğa affeder belki, ama unutmuyor.

Biz unutmamalıyız. Çünkü bir gün nefes almak bile lüks olduğunda, çok geç olabilir.

 

Ormanları Korumak Bir Seçenek Değil, Sorumluluktur

 

Soğutma çalışmaları sürüyor. Fakat asıl soğutulması gereken, insanlığın doğaya karşı duyarsızlığıdır.

O yüzden sesleniyoruz:

 Lütfen artık sadece yangın çıktıktan sonra değil, her zaman ormanları koruyalım.

Ateşi değil, hayatı büyütelim. 

Her fidan, geleceğe dikilmiş bir umuttur.

 

Ve unutmayın:

Bir ağaç, bir orman olabilir. Ama bir kıvılcım, binlercesini yok edebilir.