Açtığımız her yeni günün, bomba sesleriyle değil kuş cıvıltılarıyla başladığı bir Türkiye...

Hayal değil, olması gereken bu aslında. Çünkü hiçbir çocuk korkuyla büyümemeli, hiçbir anne evladını kara toprağa değil, hayata uğurlamalı.

 

Terör, sadece can almaz; umutları, güveni, yarınları da alır götürür.

Her şehit haberiyle birlikte sadece bir ocak değil, koskoca bir milletin yüreği yanar. Oysa bu topraklar; barışla, kardeşlikle, sevgiyle yoğrulduğunda gerçek gücünü gösterir.

Terörün Ekonomik Yüzü: Görünmeyen Yıkım

Terör yalnızca silahla, bombayla zarar vermez; ekonominin damarlarını da keser. 

Bir ülkenin yatırım alabilmesi, üretimini artırabilmesi, istihdam yaratabilmesi için en temel şart güvenliktir. Terör, bu güvenliği yerle bir eder.

 

Yatırımcı tereddüt eder, fabrikalar riskli bölgelere kurulmaz, turizm gelirleri düşer. Bir yabancı turistin iptal ettiği tatil planı, bir esnafın siftah yapamaması demektir. Bir kurşunun bedeli sadece bir can değil, yıllarca büyümeyen bir ekonomi demektir.

 

Yıllar boyunca teröre karşı yapılan askerî harcamalar, şehirlerin yeniden imarı, güvenlik önlemleri için aktarılan milyarlarca lira..

Oysa bu kaynaklar sağlıkta, eğitimde, teknolojide kullanılsaydı, Türkiye bugün bambaşka bir yerde olabilirdi.

 

Gelecek Barışta

 

Terörsüz bir Türkiye; sadece huzurun değil, ekonomik refahın da kapısını aralar. Barış ortamında büyüyen bir ülke, gençlerine daha fazla iş, daha güçlü bir gelecek sunar.

 

Çocuklarımız kitaplarla büyüsün, gençlerimiz işsizlikle değil hayalleriyle meşgul olsun. Çünkü bu topraklar, sadece geçmişin değil, geleceğin de mirasını taşıyor. Bu mirası bombalarla değil, birlikte yaşamanın bilinciyle korumalıyız.

 

 Tek Yol: Birlik

 

Bu acıdan beslenen yapılar, bizi birbirimize düşürmeye çalışıyor. Ama biz, “biriz, beraberiz” dediğimiz sürece yenilmeyiz. Türk’üyle, Kürt’üyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle bir arada yaşamak zorunda değiliz; zaten birlikte yaşıyoruz.

 

Terörsüz bir Türkiye, siyasetin vaadi değil, milletin iradesi olmalı. Barış; susmakla değil, konuşmakla, korkmakla değil, cesaretle inşa edilir. Belki zor, ama imkânsız değil.

 

Yeter ki isteyelim. Birlikte, inatla, inadına barışla...